07 ŞUBAT 1983


MEVLÂNA’yım ben!
 

Kulunun oluşuna
Güzeli buluşuna
Yol verdik, hoşnut olduk
Yapıya el veren
Kapıda kul gören
Her geleni seven
Bilen ile birliği bulana
Selam olsun

Hay diye diye bulduk
Huy’dan bildikte sıyrıldık
Yaprağın düzenine
Kalem ile yazanına
Güzelde geldiğini bildirdik dedi
YUNUS’um sözü aldı
Bile bile yolumuza daldı:

Konuk gelene selam olsun dedi
Hayrına niyaza durdu
Güç geleni aşacak
Güzel deyip şaşacak
Kaynak olup taşacak
Selam olsun dedi
YUNUS’um yürüdü

Dayanmayı bilirsen, yolun açıktır
Güvendiğin her yer, sana geçittir
Olayları deşmek
Kayguya düşmek
Kuluna bilmediği çeşittir
Kul sadece yazılanı görür
Hiçbir olayın mesulü değildir;
Hak yolunda ise
Kulluk halinde ise.
Mesulü olan kimdir? denilir
Niyetin Hakk’a ise
Olaylar düzendendir
Niyetin şerre ise
Sadece niyetinden mesulsün 

NİYAZİ (MISRİ) der ki;
Az yeyip çok uyuyan, susar
Çok yeyip az uyuyan, pusar
Yerli yerinde olursan, yolun alıp koşar
Sevgili der ki;
Seni senden sorarım
Seni ben ile sararım
Beni sende ararım
Sen senden sorumlusun
Sen ben ile yorumlusun
Güzeli bilirsen
Karanlığı silersin


Temelde birleşmeyen
Kendini suçlasın
Elbet her kul kendini.
Uyum sağlayamayanı
Yapıya uygun diyemezsin
Temelde taş, kum, demir gereklidir
Hiçbirinin yapısı
Birbirine eşit değildir
Ne var ki,
Hepsinin olduğu yerde
Temel mevcuttur
Olay budur
Her isim kendi yerini
Kendi görevini düşünsün
Kendi görevinden
Kendini sorumlu tutsun
Taş düzeninde olmazsa
Beton düzeni bulmazsa
Demiri öremezsin
Öylece temeli kuramazsın
Harç için gerekli suyu da verdik
(Soru: Temelde mi eksiğiz acaba?) Eyvallah
(Soru: Temelden maksat Dört Er mi?) Evet
Verilen harcın yerini bulmak
Her türlü malzeme verildi
Suyumuz noksan dediniz
Beşinci görevliyi aranıza kattık
Suyu da aldınız
 



(Soru: ‘Su’dan murat Ç.L mi?)
Eyvallah
(Soru: ‘Su’ bilgi mi?)
Yapıya can veren
Binanın bitişine kadar
Gerekli olan
Bitişinde dahi devamlı kalan

(Soru: Bina bittikten sonra da suyu akıyor?) Eyvallah
Yetmedi dediniz
Arayıştan uzak kaldınız
Konunun özü
Sadece verenin sözü değildir
Uyum şarttır
Temelde aksayan olursa
Bütüne zarar verir
Yumuşak olmayı deneyiniz
Kanaldan aldığınıza uyunuz
Kendinizden gayrıyı da duyunuz
Bilginizi geçersiz olandan soyunuz

Yama yerini bilse
NİYAZİ her söze gelse
Düzenden ayrı kalmazdınız dedi
Selamladı, yürüdü 

MEVLÂNA, beyaz bulut gibi
Yumuşak gelir
Yumuşak verir
Kulunun her halini hoş görür
Olanı olduğu gibi
Kalanı bulduğu yerde selamlar dedi
KAYGUSUZ söze girdi:
 

(Soru: Diğer görevlilere vereceğiniz bir şey var mı?)

Temeli oluşmadan
Binaya söz edilmez
Uyumda olanlara
KAYGUSUZ soru vermez
İzin ile geldik
Selam ile gördük
Denize göz edeni
Yolumuza söz edeni selamladık

Mevlâna’yım!.. 

YUNUS’um ile geldik
Her soruda
Hak niyazı gördük
Açılan sofrada
Yumuşak denileni okuduk
O ne derse uyduk
O’nun sesini
Kulunun nefesinden duyduk
Her Bilge'nin
Bilgi verişi ayrıdır
Sanılmasın birbirinden gayrıdır
Kimi süt verir
Kimi ayran
Kimi yoğurt
Hepsi birdedir
Her verilenin
Bir'e olduğuna inanalım
Önce kendimizi
Sonra cümlenizi
İnancınıza ortak edelim
Kusur mu ettik? diyene sözümüz
Sorumluluk bazı yükler getirir
Kaldıracağım diyeceksin
Sadece kendin adına yürüyeceksin
Gelen gelmeyen deme
Her görevli
Uyumsuz gördüğü yoldan dönecek
Uyumlu olana katılacak


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah