|
MEVLÂNA’yım ben!
Kulunun oluşuna
Güzeli buluşuna
Yol verdik, hoşnut olduk
Yapıya
el veren
Kapıda kul gören
Her geleni seven
Bilen ile birliği
bulana
Selam olsun
Hay diye diye bulduk
Huy’dan bildikte sıyrıldık
Yaprağın
düzenine
Kalem ile yazanına
Güzelde geldiğini bildirdik dedi
YUNUS’um sözü aldı
Bile bile yolumuza daldı:
Konuk gelene selam
olsun dedi
Hayrına niyaza durdu
Güç geleni aşacak
Güzel
deyip şaşacak
Kaynak olup taşacak
Selam olsun dedi
YUNUS’um yürüdü
Dayanmayı bilirsen, yolun açıktır
Güvendiğin her yer, sana
geçittir
Olayları deşmek
Kayguya düşmek
Kuluna bilmediği
çeşittir
Kul sadece yazılanı görür
Hiçbir olayın mesulü
değildir;
Hak yolunda ise
Kulluk halinde ise.
Mesulü olan
kimdir? denilir
Niyetin Hakk’a ise
Olaylar düzendendir
Niyetin şerre ise
Sadece niyetinden mesulsün
NİYAZİ (MISRİ)
der ki;
Az
yeyip çok uyuyan, susar
Çok yeyip az uyuyan, pusar
Yerli yerinde
olursan, yolun alıp koşar
Sevgili der ki;
Seni senden sorarım
Seni ben ile sararım
Beni sende ararım
Sen senden sorumlusun
Sen ben ile yorumlusun
Güzeli bilirsen
Karanlığı silersin
Temelde birleşmeyen
Kendini suçlasın
Elbet her kul kendini.
Uyum
sağlayamayanı
Yapıya uygun diyemezsin
Temelde taş, kum, demir
gereklidir
Hiçbirinin yapısı
Birbirine eşit değildir
Ne var ki,
Hepsinin olduğu yerde
Temel mevcuttur
Olay budur
Her isim kendi
yerini
Kendi görevini düşünsün
Kendi görevinden
Kendini sorumlu
tutsun
Taş düzeninde olmazsa
Beton düzeni bulmazsa
Demiri
öremezsin
Öylece temeli kuramazsın
Harç için gerekli suyu da
verdik
(Soru: Temelde mi eksiğiz acaba?)
Eyvallah
(Soru:
Temelden maksat Dört Er mi?)
Evet
Verilen harcın yerini bulmak
Her
türlü malzeme verildi
Suyumuz noksan dediniz
Beşinci
görevliyi aranıza kattık
Suyu da aldınız
|
(Soru: ‘Su’dan murat Ç.L mi?) Eyvallah
(Soru: ‘Su’ bilgi mi?)
Yapıya can veren
Binanın bitişine kadar
Gerekli olan
Bitişinde
dahi devamlı kalan
(Soru: Bina bittikten sonra da suyu akıyor?) Eyvallah
Yetmedi dediniz
Arayıştan uzak
kaldınız
Konunun özü
Sadece verenin sözü değildir
Uyum şarttır
Temelde aksayan olursa
Bütüne zarar verir
Yumuşak olmayı
deneyiniz
Kanaldan aldığınıza uyunuz
Kendinizden gayrıyı da
duyunuz
Bilginizi geçersiz olandan soyunuz
Yama yerini bilse
NİYAZİ her söze gelse
Düzenden ayrı kalmazdınız dedi
Selamladı, yürüdü
MEVLÂNA, beyaz bulut gibi
Yumuşak gelir
Yumuşak verir
Kulunun
her halini hoş görür
Olanı olduğu gibi
Kalanı bulduğu yerde
selamlar dedi
KAYGUSUZ söze girdi:
(Soru: Diğer görevlilere vereceğiniz bir şey
var mı?)
Temeli
oluşmadan
Binaya söz edilmez
Uyumda olanlara
KAYGUSUZ soru
vermez
İzin ile geldik
Selam ile gördük
Denize göz edeni
Yolumuza söz edeni selamladık
Mevlâna’yım!..
YUNUS’um ile geldik
Her soruda
Hak niyazı gördük
Açılan sofrada
Yumuşak denileni okuduk
O ne derse uyduk
O’nun sesini
Kulunun
nefesinden duyduk
Her Bilge'nin
Bilgi verişi ayrıdır
Sanılmasın
birbirinden gayrıdır
Kimi süt verir
Kimi ayran
Kimi yoğurt
Hepsi birdedir
Her verilenin
Bir'e olduğuna inanalım
Önce
kendimizi
Sonra cümlenizi
İnancınıza ortak edelim
Kusur mu
ettik? diyene sözümüz
Sorumluluk bazı yükler getirir
Kaldıracağım diyeceksin
Sadece kendin adına yürüyeceksin
Gelen gelmeyen deme
Her görevli
Uyumsuz gördüğü yoldan
dönecek
Uyumlu olana katılacak
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür
Resulullah
|