20 ŞUBAT 1983


MEVLÂNA’yım ben!

Güzelliğe gönül verdik
Her güzelde O’nu gördük
Cümlenize selam olsun
Gölgeler yerinde silinsin
Kendimi sınarsam
Olayı kınarsam
Keyfime yolsuz derim
Aldığımı verdiğimi
Teraziye koyarım
Dağılanı toplarsam
Gayretimi katlarsam
Yaprak yaprak oluşur
Bilinmezse dökülür
Ekilene hizmette
Toprağın vergisine hizmette
Kendimi görevli sayarsam
Ayağımı kazmaya
Öyle koyarsam
Elbet alacağım gür gelir
Gönlüm hizmet ile hür kalır
Yaprak yaprak denilen
Ağacımıza konulandır
Bilen bilmeyen ile
Olumsuz sanılandır

Geldik birden sözümüze
Dedik; Nerden gözümüze?
Taş gelmedi dizimize
Ya Allah dedi isek
Gayrettir özümüze dedi
YUNUS’um sözü aldı: 

Bilmeden yaprağı okuyamazsın
Aldı isen nasip
Benim diye saklayamazsın
Üç öğüt geldi bize
Denildi; Hak adına başla söze
YUNUS gününü bilir
Sözünü emir aldıkta verir
Kapalı geleni açıkta demez
Kulunu asla yolundan almaz
Özümüze sözümüze
Güzel dedik yazımıza

Asla her hizmette, hani himmet? demeyiniz
Allah’ım adına atılan adımı geri almayınız
Ne yerde çamur olsa, Ne gökte bulut kalsa
Sebebini sormayınız

Her sefer
Gölgeler silindikte başlar
Her seher
Önce öter kuşlar
Güçlük, bilmeyenedir
Nemli toprak besleyenedir
Çiçek ile süsleyenedir
Her kulun algısı vardır
Ne var ki
Vergisi önce kendinden
Sonra çevresinden oluşur
(Soru: Kim için dersiniz?) Her kuluna
Görevin getirdiğini
Akıldan almak değil
Olaylarda bulmak güzeldir
Görevimi öğreneyim
Öyle adımımı atayım dersen
Yerini sormuş olursun
Kulunun yeri
Allah’ımın bilgisinde, görgüsündedir dedi
YUNUS’um yürüdü

Her sözünde
Güçlüğü yenecek anahtar vardır
Yumuşak olunuz dedik
Her öğünde söyledik

Ezilene kazılana
Gönül verdik yazılana dedi
NİYAZİ EL MISRİ söze geldi: 


Ağacın dalındayım
Resulü’nün halindeyim deyiniz
Öylece mutlu olunuz
Ağacın dalı olmak mutluluktur
Gövde olayım ömrümce kalayım dersen
Yazını zorlamış olursun
Ne ağaç ile kalır
Ne mutluluğu tanırsın
Her kulu,
Olduğu yerde
Olduğu hali benimsemeli
Allah’ıma olduğum halde
Layık kulluk görevimi yapayım diyenin
Mutluluğuna erelim dedi
NİYAZİ EL MISRİ selamladı yürüdü

Yaprağını bildiğini
Her kulunu
Dalı ile sardığını gördük
MEVLÂNA’ya sorduk:
 



Gövden ulu, dalın gür, yaprağın bol,
Kökün de gittiğince ulaşır
Hem yedi kat yerden
Hem yedi kat gökten alışır, alışır dedi
YAHYA selam ile geldi:
 

(Soru: Yedi kat yerden murat nedir?)

Yedi kat gök, mana
Yedi kat yer, madde
MEVLÂNA hem ilim, hem bilim Ulusudur
Tasavvuf ile tasavvur
Cümlesini tasarruf etmiş
Ne maddeye esir olmuş
Ne manaya esir vermiş
Olanı olduğu gibi
Yerden göğe bağışlayanının
Vergisine talip olmuş
Ömrünce hoşgörüde kalmış dedi
YAHYA selamladı, yürüdü

Karda adım atanlar
Suda balık tutanlar
Toprağa tohum ekenler
Elbet alacak
Aldığını bilecek
Asla Allah’ım ile
Pazarlığa girmeyecek
Çünkü;
Toprağımı sürdüm
Tohumu kırdım
Her düzeni yerinde kurdum
Bol ekin alacağım
Rahata ereceğim demek
Yatırımını kendi hesabına bilmektir
Allah’ım dilerse verir
Dilemezse ekin kurur
Hiçbir kulunun bilgisi
Alacağına denk değildir
Duvarı aşacağım
Düz yola koşacağım diyene de ki;
Duvarın arkasını görmeden, söyleşme 

Mevlâna
’yım!.. 

Yerden göğe oluşana
Duvar önünde buluşana
Dört duvarın
Elbet bir kapısı vardır
Duvar önünde
Beklemekten değil
Kapısını aramaktan geçmeyelim
Güne kadar verdik
Her malzemeyi
Cümlenize serdik
Duvar önünde beklemeyi değil
Kapısını aramayı deneyin
Duvar, üstünden aşmak için değildir
Gölgeyi bildi isek
Güneş nerde? dedi isek
Alacağımızı değil
Güne kadar aldığımızı bilelim
Göreceksiniz, uyumda birlik oluşur
Kulu birlikte kapıda buluşur
Cümlenize selam olsun
ALLAH’ıma emanet olunuz


Meydan, konuk ile değil
Konut ile bağımlıdır
Her kulu
Aynı ölçüde sorumludur
Dost oluşur
Dost kendinden gayrısı ile çalışır
Dost yapıyı Hak adına savunur
Dost isek yapıyı bilelim
Olumsuza yersiz demeden gülelim
Kuma adım attığımızı
kum ile hemhal olduğumuzu bilenlere
En güzeli sergileyelim
Umutsuz olana kanıt verelim
Diyelim ki;
Allah’ım her kulu ile beraberdir
Selamını alan senin ile olur. Cümleye  


Özünün sesini usun yayınlar
Gönülden her kulu anar anılır
Her sofraya aşk şarabı konulur
Dileyen içer, dileyen bekler
Ne dökülür ne atılır
Yapıya gelen her kulu
Tek tek kendinden sorumludur
Yargı Allah’ımdandır
Usuna tembih et
Gönülden gönüle naklet
Dost diye başladığın her olayı
Dost diye bitir 

ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah