|
MEVLÂNA’yım ben!
Huzur ile geldik yola
Dedik;
Selam olsun cümle kula
Güzel ile doldu halimiz
Güzel olanı buldu gönlümüz
Yapıya kapı olduk
Cümlede aynayı bulduk
Gel diyene uyacağım
Güzel geleni duyacağım
Verdiğini güzel çirkin demeden
Seveceğim
Yapıya gelen dedik
Her söz dileyeni selamladık
YUNUS’um ile
Gönüllerde oluşanı
Yuvada uyum diye
Buluşanı danıştık
Her oluşu düzen diye konuştuk
Az vermez
Çok dilersen vereceksin
Verdiğin kadar alacaksın
Vermezsen aldığın taşar
Güzeli aşar
Bardak dolu ise
Döktüğün su yere gider
Gaye suyu
Her nereye olursa olsun
Dökmek değil
Gerektiğinde içmek içirmektir
Bilgi de öyledir
Her alış veriş
Gelecek bilgiyi hazırlar dedi
YUNUS’um selamladı
Dayanmayı bilmeyen sendeler
Dost ile oluşan
Alıştığı yerde oluştuğu halde
Kendine ve kendinde olana güvenir
Ağacı dikeceğim
Suyunu dökeceğim dersen
Elbet alış veriştir
Akıl,
Meyvesini sağlıklı toplamaya gereklidir
Bilgisiz dikilen ağaç
Meyvesiz kalır
Sadece yağmur aldıkça
Kökü gelişir
Gölgesi olur
Yeterli diyene
Bilgin tutarlı diyemezsin
Her adıma ahenk verilir
Kulu uyum ile görülür dedi
MERYEM sözü aldı:
Ne dağdayım ne de bağda
Suların aktığı yerde
Kaygusuz baktığı yönde
Oluştuk buluştuk
Akan suya kavuştuk
Her sözün bağlandığı yerde
Yarım kalan olmaz dedik
Kaleye bayrağı beraberce koyduk
Dayanmazsan düşecek diyene de ki;
Her kale sahibini bulur
Sahibi ile adını alır
Gölde tuz var ise
Niyazım yerden
Gölde saz var ise
Bekleyen kuldan alır
Gölde saz olur mu derlerse
Elbet olur diyeceğiz
Her sazı bilen ile bulacağız dedi
MERYEM sözü
KAYGUSUZ’a bıraktı:
Her kulun özünde
Var edenin sözünde bulursun
Kendinden kendine
Öylece varırsın
Kendinden kendine varmak
Zorlu mudur? derlerse
Bilene Eyvallah
Bilmeyene Hay Allah
Her sözün bağladığı
Her özün beklediği
Özüne varmaktır
Yedi kat giyindiğini
Yedi hamlede
Soyunduğun an
Gerçek açıktır
Nasıl giyindik?
Nerde soyunacağız? dersen
Dünya doğduğun günden
Giydirmeye başlar
Doyduğun gün
Saymayı düşler
Doyduğun gündür
Hakikate doğduğun gün
İşte o zaman
Giydiğin yedi katı
Soymaya başlarsın
Elbet bir günde
Hepsini atamazsın
Al diye kimseye satamazsın
Dumanı attığın gün
Birinci fistan gitti demektir
Her olay
Düzeni kuran konuya hazırlanır
Yaratanın düzenine uydum dersen
Dumanını atmış olursun
Şüpheden uzak kalırsın dedi
KAYGUSUZ aldığı selamı
Cümleniz ile paylaştı
Her kulunu dost biliriz
Postumuzu her zerresi ile paylaşırız
Kayguya düşene
Güzeli gösterelim
Baktığı her yaprağı
Beraberce saydıralım dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
Yaprak kurudu ise
Dalda kalmaz
Allah’ım verdi ise
Kulu solsa da yormaz
Her köprü geçene ezilen
Bakana süzülen gibi gelir
Unutulmasın her yol
Köprü olamaz
Hiçbir yol
Köprünün verdiğini veremez
Yolları bağlar
Her kulu bekler
Sadece verendir dedi
PİR SULTAN ABDAL yürüdü
|
Her gelen birdedir
Birde olalım
Yolu aldı isek
Gül’den bilelim
Gönülden zengin oldu isek
Rengine dalalım dedi
BEHLÜL’üm
Bir söze
Bir göze
Bir de öze gönül taktı:
Gelenin özünde
Çiçeklerin tozunu buldum
Birbirine hepsini ekledim
Toplayasın diye bekledim
Topla topla
Aldığın her tane için hopla dedi
BEHLÜL’üm selamladı yürüdü
Soğuk sıcak bir olursa
Ilık denir
Her söze öyle başlanır
Kul ne taşlanır ne haşlanır
Özünden geleni
Sözünde bulasın
Eklenen yerde
Bekleyeni bilesin dedi
RABİA selamladı
Gönül yolu birdir
Aşkına düşen kördür
Bildiği yeter
Çünkü aldığı kordur dedi yürüdü
Her damla anlatır ama
Damlaların biriktiği yerde
Anlam büyür
Dileneni öyle verir dedi
HACI BAYRAM
Söz ile yerini alana
Öz ile kendini bulana
Selamını iletti
Akan dam zahmetlidir
Bağ ise rahmetlidir
Damlalar yerinde gereklidir dedi yürüdü
Sözünü verdi
Özünü korudu
Diyene de ki;
Söz Hak’tan ise
Erise de rahmettir
Korudum diyene
Koruyanı bildir
Uzun yol bilirsen götürür
Kısa yol bilmezsen kaldırır dedi
YAHYA sözü cümlenize
Selam ile iletti
Hay dedik geldik yola
Gönülden alan ile
Yerini bileni
Çözdüğü düğümü bilesin
Bildiğin halde gelesin dedi
Selamını iletti yürüdü
Her öğüt yazılanın açığıdır
Nerden nasıl demeden
Katılır isek
Aldığımızı biliriz
NUMAN ile söyleşelim
Bir bahçede bekleşelim dersin
Her öğünde Hak lokması yersin
Aldığın kadar bulacak
Günü geldiğinde
Niyaz ile buluşacaksın dedi
Yolu dilenen güne bağladı
Selamladı yürüdü
Uçan kuşun renginde
Kanadının denginde olmak
Niyazın seyrine dalmaktır
Günde gidip
Yazılan günde kalmaktır
Almayı dilediğimiz
Birlikte beklediğimiz her olay
Düzeni birbirine bağlar
Göreceğimiz en güzelidir dedi
MERKEZ’im selamladı yürüdü
HAMZA DOST’a soralım
Adına helva karalım dedi
Dost adına geldi selamladı
Seyrini bileceğiz
Olanı göreceğiz
Her sayfayı bir bir okuyacağız dedi
Selamladı yürüdü
Üzüm aldım elime
Sözü verdim geline
Saçının her teline
Hak adını okudum
Bilgisini gönülde dokudum dedi
KAR SULTAN selamladı yürüdü
Allah’ıma emanet olunuz
Selamette bilginizce kalınız
Uyumda güzelliği bulunuz
Gezmeyi dilerseniz
Her adımda O’nu anınız
Dağılan öylece toplanır
Her zerreniz bilim ile katlanır
Her anımız ilim ile beslenir dedi
SARI SALTUK selamını
Sizler ile paylaştı
Akkuş için denediğini
Karakuş için de dene
De ki;
Özümde her zerre birdir, birdedir
Kainatta her zerre birliktedir
Öyle ise akkuş karakuş der ise
Kulu körlüktedir
Cümlenize selam olsun
Her kayıt alan
Şükür Allah’ım desin
Desin ki;
Kendinden kendine gelen
Kendinden kendine olan
Kendi ile kendini bulana taliptir
Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık
Selam Selam Selam
Lailahe İllallah Muhammeden Resulullah |