09 ARALIK 1984

Niğde-Aksaray yöresinde görüldüğü söylenen uçan daireler(!) hakkında

GARİB: Niğde Aksaray-Şam-Medine üçgeni
Görevli ruhların makamıdır
Kutupların ikisi bu üçgenin içindedir
Üçüncüsü Avrupa'da bir doktordur
Bu üçgen, görevli ruhların mekanı değil makamıdır
Vermemek, gurubumuzun vebalidir

MEVLÂNA'yım ben!
 

Huzur ile geldik söze
Günler açık dedik size
Kumda ayak izi gördük
Cümle alem dedik sardık
Her arayana sorduk
Aldığını verir misin?
Verdiğini görür müsün?
Dağlarda akan suya
Gölgeni düşürür müsün?

Akan sular selam verdi
Dost sofrası cümleye açıldı dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Bağ bizim, üzüm sizin
Cümlesi Hak’tır sözün
Ne dünde, ne bu günde
Kalmadı Hak’tan gizin
Açık gelen her sözde
Örtü arayana gülelim
Hak, günü geldikte
Açar perdesini diyelim dedi
YUNUS’um selamladı

Binbir söz bir emekte buluşur
Cümle kulun emeği
Hak katında gelişir
Saray da bir gönlümüz de, kulübe de
Dumansız sema aradık cümlenizde dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:


Altı atla çıksak yola
Mendili sersek dala
Bürünsek gerçek hale
Alan da bilirdi
Dileyen de bulurdu
Sahibi olduğumuz sevgimizde
Gerçek noksansız görülürdü
Ben alsam, sen bilsen
Benden sana
Yerden göğe
Sevgi ulaşırdı
Dileyen her kula bulaşırdı
Nağme; bilenin sözü, verenin özüdür
Cümlenin gönlünde
Resulü’nün halidir dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Çıkayım yüce dağa
Diledim sancağı dikeyim
Diktiğim fidanın köküne
Hak ettiği suyu dökeyim
Fidan niyaz edecek
Yaprağı dalında tutacak
Dileyenin sofrasına
Meyvesinden katacak
Hizmetimiz noksan ise
Noksanımızı bilelim
Rabb’im senden gelen himmeti
Gözümüz aç görelim dedi
YESEVİ sözü aldı:


Sancağımız ezelidir, ebede kadar
Sonsuzluğun bilgisinde bulana kadar
Açalım bohçamızı
Seçelim lehçemizi
Aykırı gelen olmaz
Bilmeyen kalmaz
Sefer, güzele adımdır
Seher, güne açılan
Adı ile gerçek günde geçilen
Bir muradım olsun
Allah’ım razı gelsin
Diyen her kulu ile niyazdayız
Soframıza asla olumsuz lokma gelmez
Yiyenden nasibi kesilmez dedi
YESEVİ seferde olanın
Seherde görgüsüne açıldığını söyledi, selamladı
 



Her adımda O’nun adı
Her nefeste gerçek sözü
Hevesimde kainatın bilinci dedim
Rabb’ime niyaz ettim
OMAR adı söylendi
Yemeği bilen ile bilmeyen eğlendi
Katladık konuyu
Sakladık kanıyı
Açılacak gerçekte
Selamladık emeği dedi
Emeğin emekçisini selamladı
Adı ile gerçeği bağlayan
(Soru: Konuk mu?) Eyvallah

Kaygu almadan gel
Dumandan geçmeden bul
Seçen değil seçilen ol dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:


Her emeğin emekçisi
Niyetiyle ölçüsünü alır
Bilmediğinden değil
Uymadığından yargılanır
Madem ki bilensin
Uyandan oldun
Öyle ise kayguyu da sildin dedi
KAYGUSUZ her konuya
Yardımcın ile girmeni
Gerçeği gölgesiz görmeni diledi, selamladı

Bakla eksem buğday almam
Ektiğim tarlada harama gülmem
Dost kapısında çaresiz kalmam
Gel güzel, gel bağlı düğümü çözelim
Güzellik her zerrede
Çirkinin yazısını silelim
Bağlar öyle güzel ki
Beklediğim gün gibi
Meyvesi bilen ile
Bilmeyene yön gibi
Her satır birbirini tamamlar
Aldığımız her bilgi
Gerçek anı tanımlar dedi,
HACI BAYRAM sözü aldı:

Elele oldu isek
Günde güzeli buldu isek
Açılan kapıya geldi isek
Ne senden ne benden demeyelim
Hak adına gölge düşürmeyelim
O’nun vergisi sonsuzdur
O’ndan gelen kinsizdir
Aşk ile geldi isek söze
Aşk ile dönelim
Aşkı ile yanalım
Gül dalına
Bülbül misali konalım
Ağlamak değil
Sonsuza kadar gülelim dedi
HACI BAYRAM selamladı


Emek verdiğin olayda
Aynayı elinde buldun
Kendi gerçeğini
Kendine sordun
Yol benim dedin güldün
Allah’ım gülüne güleni katsın
Attığı her adımda
YESEVİ elinden tutsun dedi
VEYSEL’im sözü aldı:
Gün sana, gelen sana gölgesiz açıktır

(Soru: YESEVİ Hazretleri konuğumuzun Ulu'su mudur?) Eyvallah


ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah.


(Resim verildi: AHMET YESEVİ ile HACI BAYRAM VELİ)
Adımız verildi
Hizmetimiz Hak katında görüldü
AHMET YESEVİ adı ile
HACI BAYRAM niyazına yazıldı
Asla gölge almayalım
Şüphede kalmayalım