|
MEVLÂNA'yım ben!
Her günümüz bir yöne
Gönüllerde oluşur
Güzellik görgümüzde
Hak adına buluşur
Cümlenize selam olsun
Dost kapısı
Dost diyene açık kalsın
Yollar düzen verecek
*Yazandan* geleni
Kulları görecek
Her oyunda
Bilen bilmeyen
Kendini bulacak dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Akan suya vardım
Suda balıkları gördüm
Kilimi ağacın altına serdim
Lokma yaptım somunu
Balıklara verdim
Dost yüzümü
Öylece suda gördüm
El verirse gönül sevinir
Sevgi olursa
Cümlede sevinci kalır
Aynaya dost diye bakalım
Dost yapısında
Ocağı yakalım
Diyelim ki;
Gönülden oluşan nar
Çatıda olsa da kar
Üşüyeni ısıtır
Yerle gökte birbirine yaklaşan
Her zerreyi dinletir
Göz göz olsa da
Gönlümde sevgin
Tek niyazda
Ağızdan çıkar övgün dedi
YUNUS’um selamladı
Ahir ile bellediğim
Zahir ile kaybolmaz
Hak adına beklediğim
Halk önünde bekletilmez
Doğru andım adını
Doğru bildim odunu
Yerden göğe tadını
Veren sensin Allah'ım dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı
Bir kovan balda
Bir ömrün çiçeğini buldu:
Tane tane aradım
Yapraktan yaprağa sordum
Biri bende, biri zanda dedi
Duyanlar saygı ile eğildi
Yapraktan yaprağa ulaşan
Her çiçekte buluşan
Senden Allah’ım dedik
Kainata selam verdik dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Rengine ahengine
Gönül verdik
Sohbette güzeli gördük
Postu serelim
Dostu saralım
Gölgede kalandan
Gününü soralım
Diyelim ki;
Güne mi, yöne mi, düne mi kinin?
Yoksa, güne uymaz mı konun?
Günden güne ulaşırız
Resulü’nün hali ile hallendik
Kulluğuna yaraşırız dedi
BEHLÜL’üm her gününü
Benlik simitine ekleyen
Kendinden geleni bekleyene
Dost selamı gönderdi
Dileyen alır, dileyen kalır
Bağlar bağcının ise de
Üzüm yolcunudur
Ak üzüm kara üzüm
Dost adına
Yemen’den geldi sözüm
Bundan güzel söz olmaz
Bilse kulu kin bulmaz
Yapraklar ağacında yakışır
Yaprak dökülse de
Ağaçta eksik olmaz dedi
BEHLÜL’üm cümlenizi selamladı
(Soru: Benlik simitine ekleyen ne demektir?)
Bayan gerçeği sorar
Bey bildiğini söylerse, uyumludur
Dilediğini söylerse, uyumsuz
Ağacın dallarına
Cümle kulun hallerine
Benden senden yaraşan
Resulün sözlerine
Sevgimiz binbir çiçek
Göz ile öz ile
Beklemeden meyve olmaz
Her meyve aynı anda ermez
Gölgede ise hamlığı bitmez dedi
MERYEM sözü aldı:
Bir hurmayı yedim de
Şükür Allah’ım dedim
Binbir emek sonunda
TOKTAY ile bilindim
Bağlı diller çözüldü
Kötü diller çizildi
Acı niyet ezildi
Ne benden
Ne TOKTAY’dan
Sadece Rabb’imin emrinden
TOKTAY adına diller
Güzel çirkin dediler
Kimi ermiş meyveyi
Kimi hamken yediler
Özümüz O’nun ile
Sözümüz O’ndan geldi
Her fani çeşit dilde
Varlığımızı söyledi
Ben bilgimde sakladım
Varedenin dizisini
TOKTAY açık söyledi
Rabb’imin yazgısını
Ne bağlı dilden aldı
Ne görmez gözü buldu
Rabb’imin emri ile açıkladı
Her adımına Hay dedi yürüdü
Derman dileyen kulu
Rabb’ine havale etti dedi
MERYEM Hakk'a açılan yolun
Hak adına açık kaldığını
Dileyen değil
Uyanlarla görmeyi vaadettiğini
Söyledi, selamladı
OMAR der ki;
Başımdan eksilen
Her telden sorumlu isem
Tenimde akan ter ile
Bağımlı isem
Kendimden mesulüm
|
Rabb’ime her zerremin
Hesabını vermeye
Mecburum, mecbursun, mecburuz
Koruduğum kendi zerrem kadar
Seni de korumakla mükellefim
Adaletine sığındım Allah’ım
Her zerrem ile koru beni
Korumaya muktedir olmamı dilerim dedi
OMAR cümlenizi selamladı
Ağaca aşı yapsam
Dilediğim meyveyi alsam
Ne güzeldir dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Soframa su getirdim
Lokmamı tatlı aş ile bitirdim
Gönlümde olumsuzu yitirdim
Güzellik, bende beni oluşturdu
Ben ile seni buluşturdu
Bir halkaya katıldık
Hak yoluna atıldık
Can ile Canan dedik
Dört yönde doğruyu bulduk
Gelen gidene haber saldık
Diledik gelesin
Soframızda olasın diye
Cümlenizden Allah'ım razı olsun
Bir niyette binbir himmet bulsun dedi
HAMZA DOST selamladı
(Soru: *Yazan* ile başlayan cümle bir müjde mi idi?)
Dayandığımız her gerçek
Birliğin anıtıdır
Geldiğimiz günden verdiğimiz
Gürlüğün yanıtıdır
Her satırdan müjde alsa
Dilediği sözü bulsa
Gönlünde kalanın kanıtıdır
Dost diye geldik
Dost adına verdik
Cümle ile olduk
Alanlara selam olsun
Kalanlara selam olsun
Her niyaza devam olsun
Ne verdik?
Kimden aldık?
Kim ile kimi yorduk?
Dayandı isek söze
Güvendi isek göze
Dağılandan soracağız
Göz nedir? denilir
Söz Rabb’imden ise
Gözleyen de Rabb’imdir
O’nun sözünü
O’nun gözü ile
Attığımız her adımda
Adı ile yürürüz
Dur dediği anda
Yerden göğe
İnkar asla olamaz
İsyan kalamaz dedi
YESEVİ binbir emeğin bir meyvesine
Günün selamını verdi
(Soru: ‘Binbir emeğin bir meyvesi’ nedir?)
Yemen’den alan ile
Yemen’den veren
Gönülden gözden kendini bulan
Her satırda gizli kalan
Açık söyler, güzel eyler
Bağdan dağdan yoldan
Yemen’den haber eyler
Bilsen bilmesen sormaz
Yolunda taş olsa durmaz
Zengin fakir demez
Güneşte gölgede
Asla kin tutmaz
Biz biliriz, biz güleriz
Gülizarda hep gezeriz
Her sayfadan
Adım adım gelecek günü bekleriz
O gün O’nun güzelidir
O gün O’nun ezelidir dedi
YESEVİ selamladı
Altın adı, gümüş tadı
Kararı doğru versin kadı
Her kulunda dedikodu
Günden güne soru aldı
Saymayı gelene saldı dedi
YAHYA söze geldi:
Beklesem gelmez
Saklasam gülmez
Aklında kalanı salmaz
Ne dündür, ne gündür
Bekledik gölgesiz öğündür dedi
YAHYA EFENDİ selamladı
Ağacın dalı kırık
Asmada kaldı koruk
Dost kapısında arık
Gelene gidene verir
Ne halde olsa korur
Cümle ile güzeli bulur dedi
HACI BAYRAM sözü aldı
Kendinden gelen her kula
Gerçeğini sordu
Her kulun gerçek bilgisi, kabıncadır dedi
HACI BAYRAM, KAYGUSUZ ile sözü bağladı:
Üç niyet sorsalar
Derdim ki:
Aşkımla övüneyim
Meşkinle dövüneyim
Hak adını savunayım
Ayran alalım
Güğümü dolduralım
İçene geçene sunalım
KAYGUSUZ ile sözü bağlayalım
Dediler, selamladılar
Altı adım atarsam
Menzile varırım diyen
Kendinden kendine
Ölçü vurandır
Kuldan kula ölçü olmaz
Kul kendine asla ölçü vuramaz
Bildiğim ile övünsem de
Bilmediklerim ile
Ömrümce dövünürüm
Öyle ise
Bilgimin ölçüsünü
Hangi teraziye vururum?
ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|