|
MEVLÂNA'yım ben!
Huzur yolu gönüldedir
Kullarına haldedir
Güzel dedik geldik yola
Sohbet ile verdik kula
Cümlenize selam olsun
Huydan bilen soydan alsın
Darlığa ölçü olmaz
Gürlükte zorluk vermez dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Her yaprak
Düzen ile gelişir
Almayı bildikçe
Gözden özden gördükçe
Kendinden kendine
Hoşnut olurdu
Sonsuz, yaratılmışlığın dairesindedir
Dumansız gökte
Sonsuza selam sözünü bulursun dedi
YUNUS’um her gününde
Andığı ile yandığına
Cümlenizi emanet etti
Sonsuz, nerden nereye? diyene de ki;
Gördüğün ile bildiğinde başlayan
Gayretini taşlayan
Umduğuna açılan
Dostluğa selam verdiğin an
Kapısına ulaştıran
Başlamak senden dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:
Veresiye bilgi olmaz
Hak sofrası yerde kalmaz
Sandığın dolu olsa
Açamazsan kimse bilmez
Gölde balık, gönülde Halik
Sonsuza talip
Her kulun hevesidir
Bilen kulun nefesidir
Can ile Canan ile
Sevgimizde yanan ile
Işık bulduk, düze geldik
Güzellerle söze geldik dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
Odunlar sıra sıra
Gölgede çıktık tura
Aldık verdik
Gördüğümüz halde
Durduk huzura dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Kaynayan tencereye
Açılan pencereye
Bilgin ile katarım
Bilen kulu elinden tutarım
Doğuştan aldı ise
Kendinde buldu ise
Her rengi sordu ise
Güzellik sende derim dedi
KAYGUSUZ nurdan alana
Duyduğu her söze gülene
Selamın iletti
Her rengin güzeline talip olalım
Diyelim ki;
Her rengi çevirirsek
Ak olanı buluruz
(Soru: Newton çarkı mı?) Eyvallah
Kara rengi bilirsek
Ak olanı bulur muyuz?
Çevirsek de görür müyüz? dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Her çiçekte bal bulayım
Peteğime doldurayım dersen
Darı ona ne verir
Bostanında ne bulur?
Dağlara gideceğim
Senden güzeli alacağım
Gölgeyi bilenlere
Güneşi soracağım
Güneşi bilmeyen
Gölgeye gelmez
Aslı ile kalmayan
Sorguya dalmaz
Güzel, her düzeninde
Gayret, yol alıp tozanında dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Dağdan dağa ses verdin mi?
Güneş doğdu sen gördün mü?
Soğuk bitti de
Yolda sevgiliyi sen sordun mu? dedi
YAHYA EFENDİ sözü aldı:
Yamalı fistan giyemem
Aşım tatlı diyemem
Gün güzel, gönül güzel
Dost adına söz güzel diyene
Ayrana su kattı isek
Yoğurdu ekşimeden tattı isek, sunalım
Rabb’imden gelen güzele yanalım
Dört duvara yolu verdik
Her birinden gerçeği soralım
Yerden göğe bilim
Gerçek yönde ilim
Alanı vereni görmek
Her rengini gönlünde örmek dedi
YAHYA EFENDİ cümlenizi selamladı
Gönülden gelen selama
Bindiğiniz at katıldı
Sormayı denediğiniz
Her paket satıldı dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Çevirdik yolunuz güzelden güzele
Dedik; Her yaprak özelden özele
Bakmadık asla yerdeki gazele
Tavrımız birliğedir
Emeğiniz gürlüğe
Çimenlerde imza verdik
Savunmadık körlüğe
Aday olduk zorluğa
|
Dediler ki;
Hak’tan gelen zorluğu
Rabb’im verir koruyuculuğu
Savunduk adını
Sevindik andına dedi
HAMZA DOST selamladı
Ağaçtan aldım hurma
Dediler; Yolun açık durma
Yardımcı olacağız
Sakın dalını kırma
Gönlünde güneşine
Ömründe ateşine talibim
Oğul ile galibim dedi
MERYEM sözü aldı:
Gün durmaz, gönül kalmaz
Selam verdik her kula
Rabb’im hatamı görmez
Bildiğim bilmediğim günlerde
Senin yazına uydum
Varlığın gücüm oldu
Bir hurmaya doydum
Gelmeyi bilmeyi denedim
Nefsimi soydum
Naz ehli ile darlığı sildim dedi
MERYEM selamladı
Baktığım her noktada
Birbirine ekleneni gördüm
Eklenen bilgileri
Nasip sofrasına serdim
Gelen giden alacak
Arayan kendini bulacak
Her seherde
Renkten renge uyacak
Dolu desti elinde
Güzel beste dilinde kalacak dedi
HACI BAYRAM söze
Gönülden katılan her kuluna
Selam diye girdi:
Yay aldım oku sordum
Yayı ger de verelim dediler
Ok olmadan geremem
Hedef nerde soramam dedim
Oku attım, yayı gerdim
Gönüldeki hedefi buldum
Ayak ayak giden ile
Ok misali varanın
Ölçüsünü gördüm
Nerden kaldı?
Nerden buldu?
Hangi kuyudan bilgisini aldı? diyenlere
Rabb’imin müjdesidir
Ya Allah dediyse kulu
Ok misali aldı ise yolu
Kimden kime söz düşer? dedi
HACI BAYRAM selamladı
Beklersem gelecek deme
Andığın an gelir
Şüpheye düşme
Gelen güzele şaşma dedi
VEYSEL’im sözü aldı:
Dalda üzüm güzeldir
Yemesini bilene
Kulda özün güzeldir
Sevgisini bölene
Dar gelen yol, sevene
Dar gelen gönül, sorana vermez dedi
VEYSEL’im selamladı
Azdan aradık, çoğu taradık dediler de
Güne yorum getirdiler
Bilgi bütündür, arayan bulur
Elbet nasibi olandan gelir
Söz, birliğindir
Bir’de olanın
Bağlı gelen her düğümü çözenin dedi
YESEVİ gönülden gönüle sevgisini iletti
Dağlar aşılmaz gibi, bilen aşar
Yollar şaşılmaz gibi, bilmeyen şaşar
Sular taşılmaz gibi, dönmeyen taşar
Bağladık çevreyi
Güzel olan çehreyi
Nur ile aydın oldu
Nuru ile kendini buldu
Dumanı sildi dağlar
Güzeli bildi bağlar
Bundan öte güzel çağlar dedi
YESEVİ selamladı
Mevlâna’yım!..
Hazır olan, huzur bulan
Yere kilimi seren
Benden sana selam olsun dediler
Hak lokmasını yediler dedik
Yemen’den gelen selamı
Cümlenize ilettik
Cümlenizden selamı
Yemen'de sohbete kattık
ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah.
MERYEM ile İSA’ya
Selam olsun MUSA’ya
Cümlenin bilgisinde
Resulü’nün
gölgesinde
Secde MERYEM’den oldu
İSA hayale geldi
|