|
(Mevlid Kandil)
Sözlü Sohbeti
Bağladık bu günü
Bekledik o günü
Rabb’im gösterdi bize
O’na gidecek yönü
Ne dünden, ne günden
Saygımızı silmedik
Rabb’im yarattı dedik
Bilgimizden bölmedik
Doğduğu güne güldük
Gerçeğe selam verdik
Nurumuz ile geldik
Nurumuz ile kaldık
Sahip olduk varına
Eri olduk yarına
Sevgi benliği sildi
Ortak geldik kârına
Baktığım bağ benimdir
Üzümü al senindir
Güzellikler birliğin
Gülizar Resulü’ndür
Daldaki güllerine
Yerdeki dallarına
Kâinat selam verdi
Resul’ün hallerine
Sen senden sorumlusun
Sen hal ile yorumlusun
Aldı isen bir desti su
Vermek ile zorunlusun
Gülü sevdim hal vereyim
Güçlü isem el vereyim
Nasibim gür paylaşayım
Gülizara Hay varayım
Dağlarla yürüyeyim desem
Yollar bana gülerler
Yol bildiysen yürürsün
Kendini nice görürsün
Dağlar yürüyen değil
Koruyandandır
Bülbüller suskun değil
Şakıyandandır
|
Şâkiye niyaz desen
Senin benim malıma
Sakiye niyaz desen
Cümlemizin gönlüne
Hey diye diye geldik
Gah ağladık, gah güldük
Hay diye diye bulduk
Aşkın sırrına erdik
Her satır kaderime
Çiçeklerini serper
Odun olsam yanmasam
Üzerime kum döker
Açık deyim özümden
Gitmez olay gözümden
Resulü selam verir
Çıkmazlar der sözümden
Erenlerin her biri
Açar sendeki körü
Yaprakları dökülse
Dalı kalsa da kuru
Her lokma senin ile anılır
Her nağme benim ile bilinir
Her nefis sevgin ile bölünür
Her heveste uyumsuza kul yanılır
Varedenin varlığına
Varettiğinin gürlüğüne
Ulaşmanın zorluğuna
Selam dedi de durdu
Gönlünde yanan ateş
Resulü ile kordu
Bilgisinden arınmışsa
Hak ilmine sarınmışsa
Her şüpheden korunmuşsa
Sevgiyi bina edip
Sıcaklığında barınmışsa
Çatısı nur, örtüsü kardı
Yemen’de gülü açtı
Gül en güzeli seçti
Kâinat güne şaştı
Bilen bilmeyen deşti |