03 ARALIK 1984


(Mevlid Kandil)

Sözlü Sohbeti

Bağladık bu günü
Bekledik o günü
Rabb’im gösterdi bize
O’na gidecek yönü

Ne dünden, ne günden
Saygımızı silmedik
Rabb’im yarattı dedik
Bilgimizden bölmedik

Doğduğu güne güldük
Gerçeğe selam verdik
Nurumuz ile geldik
Nurumuz ile kaldık

Sahip olduk varına
Eri olduk yarına
Sevgi benliği sildi
Ortak geldik kârına

Baktığım bağ benimdir
Üzümü al senindir
Güzellikler birliğin
Gülizar Resulü’ndür

Daldaki güllerine
Yerdeki dallarına
Kâinat selam verdi
Resul’ün hallerine

Sen senden sorumlusun
Sen hal ile yorumlusun
Aldı isen bir desti su
Vermek ile zorunlusun

Gülü sevdim hal vereyim
Güçlü isem el vereyim
Nasibim gür paylaşayım
Gülizara Hay varayım

Dağlarla yürüyeyim desem
Yollar bana gülerler
Yol bildiysen yürürsün
Kendini nice görürsün

Dağlar yürüyen değil
Koruyandandır
Bülbüller suskun değil
Şakıyandandır
 



Şâkiye niyaz desen
Senin benim malıma
Sakiye niyaz desen
Cümlemizin gönlüne

Hey diye diye geldik
Gah ağladık, gah güldük
Hay diye diye bulduk
Aşkın sırrına erdik

Her satır kaderime
Çiçeklerini serper
Odun olsam yanmasam
Üzerime kum döker

Açık deyim özümden
Gitmez olay gözümden
Resulü selam verir
Çıkmazlar der sözümden

Erenlerin her biri
Açar sendeki körü
Yaprakları dökülse
Dalı kalsa da kuru

Her lokma senin ile anılır
Her nağme benim ile bilinir
Her nefis sevgin ile bölünür
Her heveste uyumsuza kul yanılır

Varedenin varlığına
Varettiğinin gürlüğüne
Ulaşmanın zorluğuna
Selam dedi de durdu
Gönlünde yanan ateş
Resulü ile kordu

Bilgisinden arınmışsa
Hak ilmine sarınmışsa
Her şüpheden korunmuşsa
Sevgiyi bina edip
Sıcaklığında barınmışsa
Çatısı nur, örtüsü kardı
Yemen’de gülü açtı
Gül en güzeli seçti
Kâinat güne şaştı
Bilen bilmeyen deşti