|
MEVLÂNA'yım ben!
Niyet kurduk
Dost sofrasına geldik
Gölgeyi sildik
Nerden
verdin? diyen ile
Örtüyü sorana
Yemen’den dedik
Yüce ağacın meyvesini
Cümlemiz yedik
Selam olsun
Her satırda bilen
bilmeyen
Gerçeği bulsun
Yemen’den aldık diye
Gönülde oluşana
Bilgide bulaşana
Yerli yersiz sormadık
Öyle uyduk ki söze
Çıkmaz sokağa girmedik dedi
YUNUS’um sözü
aldı:
Bağladığım düğüm çözülür
Okuduğum her satır çizilir
Gerçekte
bağdan bağa gezilir dedi
YUNUS’um selamladı
Bağda asmayı buda
YUNUS misali
Su başında dur da
Benden mi?
Senden mi? diye sor da
Daldan dala alacağın
Gül yaprağında
bulacağın
Beni seni silecek
Gerçek olanı uyan bilecek dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Kar tepeyi sardığında
Tepede sofrayı kurduğunda
Yiyeceğin aş
Daldan aldığındır
Giyeceğin fistan
Nurdan bildiğindir
Dost ile
Dostluğu bulursan
Güzel çirkin böldüğündür
Çevreyi sardım başa
Kaşığı vurdum aşa
Oturdum koca taşa
Ne verse yiyeceğim
Şükür
Allah diyeceğim
Bağlı atı çözeceğim
Ayak ile gideceğim
dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Tavrımın düzenini bilirsem
Senden duymam
Atımın dizginini
Elde
tutarsam
Kayguyu almam
Ya Allah dediysem
Asla darda
kalmam dedi
KAYGUSUZ söze geldi:
Söz ustası, saz hastası
Deseler, uymaz
Yol ehli, YUNUS
halli
Deseler, duymaz
Kozu elinde olsa
Dileyene vermez
Öyle
ise
Yolu bilsin
Kendini bulsun
Öylece sofraya gelsin dediler
Altın ağı yol üstüne serdiler
Selameti gerçeğin ışığında
buldular dedi
KAYGUSUZ kendi ölçüsünü
Cümlede birledi
Aydan gedik açsalar
Yıldızdan yıldıza geçseler
Gölgesini
sorarlar
Bildiklerine yorarlar
Ne ayda, ne yıldızda
Bilgince
bulamazsın
Almayı dilemezsen
Söz ehli olamazsın dedi
KAYGUSUZ
ile
YAHYA EFENDİ söyleşti
Ne yorum yeterlidir
Ne sorun
biterlidir
Rabb’im ne yazdı ise
Kulu için o geçerlidir
Yazanın yazdığı gibi
Okuyanın aldığı kadar
Boynumuz, yozan ile
değil
Uyan ile dizdedir
Gönlümüz sevgi ile hazdadır
Her
birimiz
Günü günü sözdedir
|
Çiçekler dizi dizi
Böcekler yüzü
güzü
Cümlenin görsün gözü
Bir kanat, bin kanaat
Bilirsen
Eyvallah
Bilmediğin olayı bu yana at
Diledik Resulü’nden
Esirgemesin şefaat
Gül yüzümüz gülecek
Gönülden bilen
Hali ile
aldığını verecek
Yol bizimdir derlerse
Hakk’ın sesi gelecek
Diyecek ki;
Benden sana yol açık
Sende hani niyet?
Yüce’ye
diyelim ki;
Geldiğimiz, bilmeyi dilediğimize uyacak
Duyduğumuz
an
Düzende yerini alacak
O zaman niyetimiz sana
Gönlümüzden
gelecek
Bayram o gündür dedi
YAHYA EFENDİ selamladı
Su verdik tarlamıza
Yer bulduk ocağımıza
Gönülden sevinç aldık
Cümlede gerçeğe özlem gördük
Her adıma niyette miyiz?
Ya Allah
diyerek
Sohbette miyiz?
Gün güzel, yol güzel
Cümlede hal güzel
Öylece kalalım
Her yaprakta geceyi silelim
Gök kubbe gölge
almaz
Bilen yorumdan kalmaz
Duman arasa da bulmaz
Çevreyi
aşandan
Desteyi sormaz dedi
Dayandığı ağacın gölgesinden
MERYEM
sözü aldı:
Deste deste ip aldım
İpi kuyuya saldım
Yerde kalmasın diye
Bebeği beşiğe koydum
Gönlümü arınsın diye
Bilgime soydum
Her
nimetin mihnetine
Şüphesiz katlandım
Güzel ne güzelmiş Rabb’im
Sevgin ile sevgilin yücelmiş
Duman yersiz diye
Kendinden kendine
Gerçeği bulmuş
MERYEM buymuş diyen ile
Niyaza durmuş
Dağlar
eğilmiş de
Kulağına sormuş
Nerden? Kimden?
Nesneyi zerrede
var eden
Zerre ile hikmetini gösteren
Rabb’im ne yücesin
Yorumda hataya düşülmesin
Dağların MERYEM’e sorduğu
Gerçeği
nerden bulduğudur, İSA’yı değil
Nemli toprak verimlidir
Bilen
kulu sorumludur dedi
MERYEM her zerresinin
Cümleniz için niyazda olduğunu
söyledi, selamladı
Bilgimiz bilen için noktadır
Yazan için noktanın milyonda biri
Bilen ile öğünelim
Bilgimize değil
Kaygumuza örtü koyalım
Açık
gelen bilgiyi
Asla yokuşa sarmayalım
Yemen’den gelen bilgi de
Nokta mıdır? denilir
Her alınan bilgiye bilgi eklenir
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür
Resulullah
|