|
MEVLÂNA'yım ben!
Komşudan komşuya
Selam götürdük
Her konuda
Sorguyu bitirdik
Bardak olduk
Akan suyu taşırdık
Dağdan dağa
Bilgiyi aşırdık
Cümlenize selam olsun
Her satırda aldığı güzele
Nokta koysun
Sular
yukardan aşağı gelir
Ağaçlar aşağıdan yukarı büyür dedi
YUNUS'um sözü aldı
Aldı da akan suya daldı:
Gölde
yol bulamadım
Balık ele geldi alamadım
Sevgiye açıldım
Varolana
doyamadım
Çimen oldum ezildim
Duvara taş diye dizildim
Gerçek
yerimi sordum
Kumda tanesin dediler
Belledim, gönlümü
gülledim
Yoğun gelen her olaydan
Hakk adına özgürlüğe katıldım
Hem özgür olayım
Hem bağımlı kalayım
Söz ile geleni
Saz ile
çalayım
Saz, bağımlılığa
Söz, özgürlüğe misaldir dedi
YUNUS'um selamladı
Ne derlerse desinler
Asla gerçekten ayrı demesinler
Mayayı
vurmazsan
Süt yoğurt olmaz
Peynir sofraya gelmez
MERYEM, YUNUS
ile söyleşti
Yerden göğe gerçek olanı bilişti
MERYEM diye anıldık
Her ağaçtan sorulduk
Gölgeyi aşmak için
Gide gele yorulduk
Her taşa isim verdik
Toprağı verimli bulduk
Unutulmasın!
Hava, güneş, su var ise
Toprak verimlidir
Özellik
değil, zorunludur
Çünkü yaratılmışlığının hikmetindendir
Kul
olmak, kulluğunu bilmek
Özellik değil güzelliktir
Çünkü kulluğunu
bilmek zorunluluktur
Dost olmak, dost bilmek
Kendinden kendine
hizmettir
Hakk cümle kulunun dostudur
Özel kullarının değil
Konuya söz ile girdik
Her kulunda
Rabb'imin sevgisini gördük
Dayandığımız sadece O'dur
Verdiğimiz her satır O'ndandır
MERYEM
anıldığı an niyazdadır dedi, selamladı.
Zengin fakir bir lokmaya
Soğuk sıcak bir hırkaya
Cümle alem bir
fırkaya selam verir
Dost görür
(Soru: Fırka'dan maksat ne acaba?)
Dostlar söze gelirse
Eşitte
cümleyi görürse, gülerler
Dostlar söze gelirse
Çeşitte cümleyi görürse;
Fırkaya ayak
koyarlar
Her birine adını sayarlar
Konuk gelenden aldık
Her
sözünde
Tek tek durduk
Ayrı fırkalara sorduk
Baştan sona
dediler
Unutulmasın, güzellik çeşittedir
Eşit gelen her konuda
Gönül çeşit arar
Gözünde sadece mavi veya yeşil rengi görmek
Kulun gerçeğe uyumunu sağlayamaz
Bilincine bağlayamaz
Onun için
kainat fırkalara bölünmüştür
Elbet bilgi olarak
Gerçek bilim
Alemlerin tamamıdır
Boyumdan değil
Bağımdan söz alırım
Her gönülde
Resulü'nün
sevgisini bulurum dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Bundan yolum açılır
Şundan sözüm geçilir diyenler
Aynı
fırından ekmek yiyenlerdir
Dağılan toplandımı
Ekilen katlandımı
Güzel deriz güleriz
Her kumu
Taş olmasın diye eleriz dedi
HAMZA DOST selamladı
Yorumdan aldığımıza
Yerden göğe katıldık
Az gelene çok gelen ile
atıldık
Seyre dileyen gelir diyene sözümüz;
Gerçek asla
seyir mahalli değildir
Vareden varettiğine
Dost halinde ise
Dostluk perdesini açar
Gerçek yaşanır
|
Mevlâna'yım!..
Her
sözde birliğe
Her özde gürlüğe bakarız da
Gönüllerde çerağı
yakarız
Nasibine suyunu dökeriz
Gerekirse ayağından taşı
çekeriz
Verdiğimiz satır satır okunsun
Yorumumuz gönüllerde
dokunsun
Her kulu gerçeğe uymayandan sakınsın
Kuşakta bel izi
olmaz
Belde kuşak izi kalır, eğer taktı isen
Olay kuşağın izidir sadece
Komşuya su verdim geldim
Konuktan kaynağı sordum
Almayı
denemedim
Kimseyi sınamadım.dedi de, sevindim
Kement attığım
her olayda
Niyetim var ise de
Rabb'imin emrini buldum
Seyre,
ayrıya düşmeden geldim dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
Taşlı yol yorarsa
Yolunu çevirirsin
Günden güne
Bilgini
devirirsin
Ne gelen arkana kalır
Ne geçen
Senden önce varır
Yerden bilme yolunu
Taşlı da olsa
Kumda da kalsa
Kul niyetinde
bulur
Bulduğu halde kalır dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
(Soru: Yorumsuz cümleniz yok mudur?)
Doğuşun bilincinde
Ölüşün yolundan görülür
Doğum ve ölüm dahi
Yoruma tabi tutulur
Öyle ise her kulu
Bilincinde kendi özünü
yoklamalı
Gerçek ile katlamalı
Asla vehim katmamalı!
(Soru: Yani görevler de, hizmetler de yoruma tabidir?)
Yapının özelliği, YUNUS misali..
Dergahta uygulandığı günde
Yorum
değil bilim vardır
MEVLÂNA, YUNUS söze gelir
Gerçek bilgi
verirse
Gerçek olduğuna
Şüphesiz inanılır ise
O gün, bu gündür
O gün yaşanan
Bu gün yaşanır
Kuşlar kuş olmanın bilincindedir
Asla yorum yapmazlar
Kul olmanın bilincine ermek için
Yorum yapma gereği vardır
Her
yüzyıl bir fırkanın emridir
Allah'ımın fırkalara emridir
MEVLÂNA, yüzyılın onbeşinci yılındadır
Dağlar taşlar söz verir
Dostlar size iz verir
Gönüllerde görür de
Elinize saz verir
Dost olalım, dost bulalım
Cümle ile dost kalalım
Her kapıda
Rabb'imin adına duralım
Ne der? Ne diler? soralım
Dilerse un ile helva karalım
Dilerse yarasını saralım
Düşerse
ayağa kaldıralım
Yalnız unutmayalım
Yaptığımız özellikten
değil güzelliktendir
Her kulu özeldir
Kulluğunu bilmek güzeldir
Şarkıyı her kulu söyler
Sesi güzel olanı cümle dinler
Beyt'ine geldik selama durduk
Allah Allah dedik seyrine
daldık
Varolan, varettiğine
Alemleri bahşetmiş de
Varettiği bir
taşın gediğine
Söz etmişse
Açığını ortaya koymuşsa
Zor olanı
seçmiştir
Her zerre, her anında
Rabb'ine secde etmiştir
İşte kul
bunu biliyor ise
Kendini bulmuştur
Sen bilsen bilmesen
Uysan
uymasan
Zerrelerin gerçeğin bilincindedir
Kov aklından şüpheyi
Yol güllerin yoludur
Kumun getirdiği kulun bitirdiğidir
ALLAH'ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.
(Soru: Fırka burç değil midir?)
Hayır
Fırka; kulların bilinç düzeyinin
Uygulandığı bölmelerdir
(Soru: Yemen bir fırka mıdır?)
Yemen, fırkaların düzenlendiği makamdır
(Soru: Dünyayı yöneten bir fırka
var mıdır?)
Yasa ne diyorsa
Onu getirelim
Uymayanı
bitirelim. Eyvallah
Lailahe illallah Muhammedür
Resulullah
|