|
MEVLÂNA'yım ben!
Neymiş yolun güzeli?
Neymiş yoldaki hanın düzeni?
Neymiş handaki hancının gazeli?
Değirmende su buldum
Su ile güğümü doldurdum
Gönüldeki kayguyu
kaldırdım
Değmez diyene sordurdum
Gelişine mi?
Gidişine
mi?
Denizden dalgaları saysam
Esen yel ile gelen sesini
duysam
Görmeden denizi
Nasıl tarif ederim?
Kendini bilmeyeni
Nasıl arif tutarım? dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Siniyi aldım sofraya
Somunu getirdim
Her dileyene kopardım
Niyaz ile gürlendiler
Ayağıma düzen verdim
Yolumu buldum
Yazana uydum
Kendi gölgemden
Benliğimi sordum
Gölgem bana dedi
ki;
Güneşten alırsan
Yere gölgen düşer
Benliğin nefsine
uyarsa, taşar
O zaman yolun gidişine
Yolcu koşar
Yaprakta
okuduğun
Sevgin ile dokuduğuna
Allah’ım dedik sevindik
Verginiz ile övündük
Allah'ım razı olsun
MERYEM ile söyleşen
Dört kapıya
Niyaz ile yaklaşandan.
Her eşik
Gerçeğe açılan
beşiğe götürür
Beşiği bulduğun an kayguyu bitirir
En güzeli
bulayım diyene de ki;
En güzel; Senin gönlünde olandır
Gönlüne dolandır
En güzel;
Yaratıldığını bilen
Yaratanı
bulandır dedi
YUNUS’um ile
MERYEM selamladı
Dar yola girenin eteğini çekme
Rabb’im kendini bilen ile
Kendini
arayanı görür
Eteğinde taş olanı dürtme
Yaratan ile yaratılanın
arasındaki
Hükmü sökme
Varlığın, vareden ile
Duymaya müsait ise
Ne yoz, ne toz yolunda durmaz
Yoruma girmez dedi
Mayaya un
katan
Un ile ocağa giden
Sohbeti sofraya döken
SOMUNCU sözü
aldı:
SOMUNCU niyaz ocağını yakar
Anahtarı kilide takar
Dileyen gelsin
Kapıyı açık bulsun diye
Sofraya otursun
Somun ile doysun diye
Gönüller birbirine katılsın
Sohbete girilsin diye
Niyazına
gelenin yerinde
Söz ehli var dedi
SOMUNCU selamladı
MERKEZ’ime niyaz eden
Niyazını cümleye katana
Dağlar yolunu
açsın
Niyaz ehli
Açılan yoldan geçsin
Her emeğin nimetine
Cümleniz ortak olsun
Bir tepsiye
Bir el yetmez
Binbir elden
gelen
Asla bitmez
Bal alan
Sirke satmaz
Acı geleni
Kimse elinde
tutmaz
Ben güldüm yeterlidir diyen
Kendini ömründe
eleyendir
Dost kapısı
Elele geçilir
Kement atılan olaydan
Mayayı eksik etmeyiniz
Elde asla
Elenmemiş un tutmayınız
Bahçeme ekeyim dersen
Önce toprağı düzenlersin
Gübreler,
sularsın
Besleyici hale getirir
Fidanı öyle dikersin
Bahçenin
düzenine ortak olalım
Güzelliğini birlikte görelim dedi
MERKEZ’im selamladı
Bağlara girsem yasak
Sahibine danışırım
Dost olmaya çalışırım
Gel gör derse, buluşurum
|
Gölgeyi denemeden
Gerçeği sınamadan
bulurum
Bağladığım mendili
Dostluğunu harcamadan çözerim
dedi
YAHYA EFENDİ söze geldi:
Binbir emek
Bir lokma ekmek
Ne sana eksik gelir
Ne isteyen
Kendinde olanı bulur
Çözelim her düğümü
Dayanmayı bildi isek
Su
alayım kuyudan
Yaya gideyim kıyıdan
Gönlümü sakındım
Dumandaki
koyudan dedi
YAHYA EFENDİ selamladı
Sıcak soğuk bilinir
Mevsim dörde bölünür
Her birinde sorulur
Bağcıya mı, dağcıya mı?
Kimi bağcı özenlidir
Yerden göğe
sevinir
Kimi dağcı düzenlidir
Yerden göğe sakınır
Kimi yolcu
avaredir
Gelen gidene bakınır
Yağmur yağsa
Su var der de
dökünür
Gelsem geçsem her yolcudan
Sorgu alsam
Pir kulundan
Asla derde düşmezdim
Düşen olsa şaşmazdım
PİR SULTAN ABDAL
selamladı
Dumanlı dağlarda
Yolum bulayım
Bağıma su bol gelsin
Dileğimce
sulayım dedi
SARI ANA sözü aldı:
Her adına niyaz verdik
Her nefeste güzeli gördük
Sırrı ile
sırlandık
Tozu ile kirlendik
Bir yudum suya zorlandık
Alanlarla
bilenlerle
Her nefeste gürlendik
Adım attığımız topraklar
Niyaza
durdu
Derde deva her çiçek
Benliğini sundu
Birliğe talip olan
Nefsine galip gelendir
Güzele gönül verendir
Serçe ile şahinin
farkı
Sadece beden yapısındadır
YUNUS ile KAYGUSUZ’a selam
verelim
Her birini sofranızda görelim
Bilgi sinisinde
Sevgi
helvası karalım dedi
SARI ANA niyaz ile yoluna durdu, selamladı
Kumda yürüye yürüye
Yemeniyi sürüye sürüye
Demde sohbete verdik
Her gönülde
Gerçek ilmini gördük dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Geminin halatına
Çamaşır seremezsin
Elindeki kama ile
Tarlayı
süremezsin
Yudum yudum almazsan
Gerçeği bilemezsin
Bir benden,
bir tenden diyenlerle
Sofrayı kuramazsın
Açalım, dileyen gelsin
Nağmeye düşen dönsün dedi
HAMZA DOST.
Sözün en güzeline
Resulü
sahipti
Cümle ona şahitti dedi, selamladı
Resulü’nün, kulluğu tarifi şöyledir;
Meyveyi aşsız yemeyen bilmez
Bulguru taşsız arayan bulmaz
Kul ile kulluğunu bilirsin
Gönlünde
olan ile
Gerçeğini bulursun
Mevlâna’yım!..
Her yolda
Benliğini atacak bir konu
Sözünü alacak bir konut
bulursun
Aldığını hazmedersen
Olduğun yerde kalırsın
ALLAH’ıma emanet olunuz
(Resim verilir: MEVLÂNA ile ATEŞBAZ VELİ)
Dostluk sofrası kurduk
Acı soğanı kırdık
Somunu ele aldık
ATEŞBAZ VELİ ile sohbete daldık
ALLAH’a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|