|
MEVLÂNA'yım ben!
Ya Allah dedik
Günde söze geldik
Doğru ile eğride
Düzü bulduk
Seyrinde güzele göz attık
Dileyene yolumuzu verdik
Gün gelir
niyaz eder
Yolda yolcuya güler
Gün gelir avaz eder
Güneş ile aydan sohbeti siler
Ne derdin çizgisi çekilir
Ne güzelin sınırında durulur dedi
YUNUS’um söze geldi:
Ay güneşe sorarsa
Vereceğin nerdedir?
Güneş Aydan sorarsa
Alacağın kimdedir?
Aynaya günden veren
Gününü geceden bilen
Her oyunda var olur
Darlığında gün bulur
Dost kapısı açıksa
Çalmadan gir
Dost sofrasını açık gör
O zaman diyeceksin ki;
Benden sana selam olsun
Seni bilen benden sorsun
Yapıdan gelen
bilir
Dumanını silen görür
Yumuşak yol dileyen
Kendini kumda
bulur dedi
YUNUS’um selamladı
Handa durdum
Ata semer vurdum
Gidene yolu sordum
Yumağına düğüm
atma
Az aldı isen üzümü satma
Destek olduk sırtına
Gönlüne
kaygu katma dedi
SEYYİT OMAR sözü aldı:
Bayram günü gelir
Bağlı olandan sözü alır
Açtığın bohçada
Seçtiğini bulur
Sürü ile gidelim
Dağ yolunda
Bekleyeni görelim
Gayreti bildi isen
Hayreti silelim
Destek olduk gücüne
Aydın
gelsin gönlüne dedi
SEYYİT OMAR selamladı
Değişen ile
güldüm
Selam demeden geldim
Dağılan ile buldum
Kaybına
ağlayandan
Kemer yeri dağlayandan
Söz diledim
Gölgesiz gün
bekledim
Dayanmayı denerlerse
O gün gibi
Bu gün de güldüm
dedi
Gözünden kaşından
Gönlündeki taşından
Saygı ile ayrıldı
Ben gibi sen de uyan
Senden geleni duyan
Yar adına gönlünü
adayan
Selam diyerek geldi
Selamet diledi
Yeşil renk ile
maviyi birledi
Su damlası
Dostluğunun şahidi oldu
Dayanmayı biliyoruz diyenlerden
Arınmaya niyet kuranlara
selam olsun
Bayram gelsin gün bilsin
Gönül yolunda kalsın
Bir
bardak suya
Her kulu selam versin dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü
aldı:
|
Değirmene su geldi
Dostu gördü, hal sordu
Her alan geleni
verdi
Binbir emek bir sepete girer mi?
Emeğine söz almayan güler
mi?
Ağaç yok ise kul gölgesini arar mı?
Varolan bilinir
Bilinen
aranır
Saç var ise taranır
Döktüm yere sepeti
Gelsin alsın
paketi
Varedenin gürlüğüne
Hak edenin zorluğuna sahip olduk
Gölgeyi ağaçtan diledik dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Buluta yol soracağım
Her giden ile sıraya gireceğim
Sürüyü aldım
Engin meraya götüreceğim dedi
MERYEM sözü aldı:
Her nefeste andı isek
Adına gönülden yandı isek
Yol bizim, söz
özün
Dur demeden duramayız
Zor demeden bulamayız
Biz
sevgisiz kalamayız dedi
MERYEM selamladı
Yaprak yaprak sözü aldık
Biz kayguyu dünden sildik
Dağlar yol
açar
Yar adını kul seçer
Demde yola açılan
Gün güneş var iken
Sevgi yolunda seçilendir dedi
HAMZA DOST varolanın varlığına
Yoğun gelen güzel ile
Gönlünü verdi:
Çardak yerden bilinendir
Rahmet gökten beklenendir
Dumanını
sildiğimiz
Gölgesinde kaldığımız
Ayağımızdan başa
inandığımızdandır
Gölge, Rabb’imin gölgesidir dedi
HAMZA DOST
selamladı
Yemine asla yer vermeyelim
Yemin edeni hoş görmeyelim
Allah’ımın
adı
Kulunun yorumuna
Şahit gösterilemez dedi
KAYGUSUZ sözü
aldı:
Her satırda söz verdik
Her sahifede yolu sorduk
Denildi ki;
Adına gönülden katılıyor isen
Yoluna yorumsuz atılıyor isen
Yön sorma
Günün vergisinden
Kayguya girme
Yol açık, yolcu
hazır
Yolda olana
Yamayı yerinde bilene…
Ağaca meyvesinden
dolayı değil
Gölgesinden dolayı gönül veren
Kendinde olanı
Cümlede gören
Her olaydan
Çirkini silen
Sen ile beni birleyen…
Selam olsun ona
Yerden göğe dedi
KAYGUSUZ selamladı
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür
Resulullah
|