06 MART 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 

Hazır olan her kulu
Bulur dilenen yolu
Cümlenize selam olsun
Yağan yağmura
Kaydını versin
Yaprağı ağaçta görsün dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Ormanda dolandım
Odun bulmaya
Gönülden gönüle
Güzeli görmeye
Odunlar dizi oldu
Dalları söze geldi
Cümlesi dize durdu
Gölgeyi vereceğiz
Güneşten alacağız
Her dalda öten kuşu
Kimden? diye soracağız dedi
YUNUS’um selamladı

Dar yerde duramam
Yeni taya vuramam
Güller gönülde açtı
Bilinmeyeni arayamam dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı: 

Doru tay düzenden
Kara tay sezenden
Yar Yar diye gezenden
Gününü sorar
Gelip geçen ile
Kandile bakar
Yak kandili gelen bilir
Yana yana günü bitirir
Dumandan geçer
Yapıya uyan ile
Dostluğu seçer dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı


Saydığım her satır
Koymayı dilediğim taşı
Senden alır
Dileyene verir
Güçlük yola gidene değil
Yolda güdenedir
Sesin olduğu yerde
Heves güçlüdür
Dumanı silelim
Geldiğimiz güne gülelim
Gerçek aynadır bilelim
Dost kapısında
Dostum yok diyene..
Her derdin şifası
Elbet Allah'ımdandır
Günün olayında
Suyun önemini bilelim
Bol su ile, bol nefes
Geçici olana
Allah’ımdan niyaz diledik
Suya
Altın misali
Bir damla tentürdiyot
Her gün alsın, geçerlidir

Dağlar yolunu bize sorar
Kuşlar yönünü
Bizimle seçer
Kullar köprüden
İzin ile geçer
Allah’ıma aşk ile göçer dedi
HAMZA DOST selam ile geldi:
 

Her salkım üzümden
Aldığım tadı
Her kulun sözünden
Bulduğum hazzı
Her yaratılanın
Özünden bildiğini
Gönlüne danışırsın
Yaprak ile çiçek ile
Onun dilinden konuşursun
Yollardan geçtiğiniz
En güzeli seçtiğiniz bilinir
Güzelden güzele yürünür dedi
HAMZA DOST selamladı

Bak çevrene duya duya
Dön gönlüne
Gör güzeli doya doya
Akan sudan gelen sesi
Deryada bulur nefesi dedi
KAYGUSUZ sözü aldı: 

YUNUS ile yol aldım
Yolda KAYGUSUZ ile buldum diyene
Gayreti yeterli değil diyene de ki;
Aldığın ile hayrete düştüğün geçerlidir
Güneşin oluşturduğu
Gölgenin buluşturduğu yerdeyiz
Sofrayı kurduk
Konuyu kardık
Olumsuzu sorduk
Dediler ki;
Kainatta her olayın çözeni birdir
Yaprak yaprak okusun
Her zerresini
Okuduğu ile dokusun
Gelen geçici olacak
Önce irin dolacak
Sonra dolan irin salacak!
Demde oluşan
Yoğun kayguda buluşan dedi
KAYGUSUZ selamladı


Dağlara selam verdim
Duydu da güldü
Dallara selam verdim
Sevdi de gördü
Yapraklar doldu
Yollar da uydu
Eylemde günün konusu kaldı

 



Senden mi?
Benden mi? diye
RABİA sordu
Bir senden
Bir benden aldılar
Güzel dediler
Gerçek sohbetinde
Sessiz kaldılar
Olduğun gün güzeldir
Gelen gün gibi
Verdiğin kadar alacaksın
Her topraktan
Günde gerçeği bulacaksın
Düne güne uyduk
Gelen ile dolacağız dedi
RABİA selamladı

İki ipi bir düzene koyarsan
Doğruyu bulursun
İki ipi ayrı ayrı koyarsan
İki yönde kalırsın
Ne birinde
Ne öbüründe
Gerçeği göremezsin
Madde ile mana
Yoldan gelene
Almayı diledim alamadım
Gönülde gerçeği bulamadım denilmesin
Dilersen, gerçek açıktır
Kayalardan atlamadan
Düze varamazsın dedi
EYYÜB’üm söze
Gül ile selamını aldığını söyledi
Keten tohumu kaynat
Sıcak olmasın
Soğuk olmasın
Bez arasına konsun
Beline sarılsın dedi
EYYÜB’üm selamladı

Bir bir anlattık sözü
Gerçekte bulduk özü
Kainatta gezdirdik gözü
Her gördüğümüz güzel
Her uyduğumuz güzel
Sonsuza geldi isek
Soysuzu sildi isek
Bulduğum gerçek güzel dedi
BEHLÜL’üm söze geldi:


Ok attık
Hedef tuttuk
Her hedefi
Düzene kattık
Gelen geçene
Sedef dedik
Eldeki güzeli sattık
Alandan olasın
Olayda kendini bulasın
Dert dert diye ezilenler
Olur olmaz üzülenler
Saydıkları sayfayı açsalar
Dünyada güzeli seçseler
Allah Allah derlerdi
Bal ile keten tohumu yerlerdi
Dağılan geçer
Katılandan gönlün ile doyasın
Gerçeğe doyasın
Düğümlü denilen yumağı çözesin dedi
BEHLÜL’üm selamladı

MERYEM Dost kapısındadır
Güler geçer
Aynaya bakar seçer
Senden alır
Benden bulur
Cümlede kalır
Değişenden gelişeni bulursun
Yoğurt yer ayran ile olursun
Her gönülde
Verdiğin ile kalırsın
Geçmez dediğin
Dünya düzeni
Bildik ki birdir yazanı
Bindiğin arabaya
Dileyen gelsin
Bilmezse olduğu yerde kalsın
Saymayı deneyen her kulu
Çağırsan çağırmasan gelir
Oyundan değil
Gönlünden bulur
Geç yazanı
Kaç bozanı
Dost dersek dostluktayız dedi
MERYEM selamladı

Denizden haber sorsan,
Bilinmezi diyene de ki;
Bilen verir
Uyduğu kadar alır
Hem bulur, hem kalır
Sandık, içine koyduğun ile doludur
Yoğun yapıya
Çok kapı gereklidir
Bir kapıda kal dersem
Uyandan olasın dedi
HACI BAYRAM kement attığın olaya
Dara koyma diye söz aldı:
 

Yerden gökten
Sevinirsin, uyarsan
Sevilirsin, duyarsan dedi
HACI BAYRAM selamladı

Öykü değil gerçeği veririz
Kaygu değil huzura geliriz



Allah'ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah