|
MEVLÂNA'yım ben!
Gölgede aramadık
Gönlümüzü çamur ile taramadık
Dilenen gerçeği
Tezgahta kuramadık diyene
Selam ile geldik
Karar verdim diyen ile
Karara uyana
Yerinde durmamasını söyledik
Duman var mı? derlerse
Gönülden dumanı sildim diyesin
Gerçekte kendini öyle göresin
Dağları aşayım dedim de
Sular geçit vermedi mi?
Yoldan geçeyim dedim de
Dalları sarmadı mı?
Her ağaç birbirine
Yolcuyu sormadı mı? dedi
YUNUS’um sözü aldı
Suya öylece daldı:
Ayağın suya gelse
Suda balığı gözün görse
Elin kumu alsa
Bütünde kalacağım
Akan suda
Kendimi bulacağım diyesin
Yolum, yolundur diyene
Gönlüm YUNUS’ta
MEVLÂNA’da deyip
Dost sofrasında anana
Katıldığın her sohbette söylersen
Aynayı kendine tutmuş olursun
YUNUS’un adında
Kendi sürünü gütmüş olursun
MEVLÂNA’dan almaya
YUNUS ile bulmaya çalışır
Yolu alayım, gidip geleyim diyenin
Olmuşa gerçek dersen
Olacağa talip olursan
Düzende kayguyu siler
Güzel ile özelde
Doğruyu almış
Olumsuzu bölmüşsün derim dedi
YUNUS’um selamladı
Az gitsem, çok gütsem
Azı çoğu birbirine katsam
Düğümleri çözerdim
Her satırı çizerdim
Yumağın düğümüne
Gayret versem bağlasam
Düne gülsem
Güne ağlasam
Toprağa diz çökerdim
Tespih alıp niyaz ederdim dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
Her düğümde ağlama,
Düzene küser
Her düğünde ağlama,
Güzeli keser
Dünü günü açarsan,
Dostların küser
Gelecek güzel dersen
Gölgeyi silersin
Güneşe gülersin
Yanımızda olana
Üzüm ye, yarayı örter
Seyirde kalırsan
Gerçeğe dönersin
Güneşin güzeline yanarsın dedi
HACI BAYRAM selamladı
Gönülden gönüle adım adım
Aşkı ile yandım yandım
Güneşinde döndüm döndüm
Pervane oldum
Doğruda kaldım
Çevremde hep güzeli gördüm dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
|
Tavuk aldım
Civciv buldum
Pazara saldım
Alan var, soran yok
Dost kapısını sordum
Duran var, çağıran yok
Ordan burdan dolandım
Hak lokması arandım
Yerde duran ağaca
Dalda duran yaprağa
Selam verdim
Gelişte gidişte bulduğun nedir? dediler
Bir avuç toprak, bir kova yaprak dedim
Eğil de selam ver dediler
Her zerreden selam aldığımı söylediler
Bilmediğim birlikte
Aradığım gürlükte
Gerçeği bir yaprakta gösterdiler dedi
BEHLÜL’üm selamladı
Çağırdım gelmedi
Söyledim bulmadı demesin
Her lokmada sevgi ile dolsun
MERYEM adım bulsun dedi
MERYEM üç basamak adım attı
Elden tuttu
Lokmanı tattı
Niyazına niyazını kattı, selamladı
ALLAH’ıma emanet olunuz
Ne sağırda, ne körde
Zahmet görmeyiniz
Allah’ım her zahmete
Rahmetini ekler
Kulundan kulluk hizmetini bekler
Bilmeyenin hatasını saklar
O’na yöneleni paklar
Gel dedik cümleye
Gül dedik cümleye bekledik
Her gelene lokmasını sakladık
Gelen gelir
Alan bilir
Seven bulur
Her nefes sahibini
Gerçeğe götürür
Bilmem diyen
Aramaya çalıştı mı?
Güzeli görmeye alıştı mı?
Ağaçtan ağaca selam getiren
Yazdan kışa mevsimi bitiren
Kulluğu ile aldığını götüren
Gölgeden uzak kalsın
Her olayı hayra yorsun
Doğuştan buluşa
Adımlarını saysın
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
(Resim verilir: SEYYİD ÖMER ile RABİA HATUN)
SEYYİD ÖMER söz ile
Gülden aldı
Gönüle sevgi ile doldu
RABİA HATUN
|