|
MEVLÂNA'yım ben!
Demde gönülden gelen
Selamı dilden alan
Dost kapısında
Sevenlerin yuvasında
Güzeli bulan
Yerini yönden bulursan
Gölgeyi silersin
Selam diyene gülersin
Yola çıktım desti ile
Günü bildim, suyu buldum
Aşkı ile güne girdim
Cümlenize selam olsun dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Subaşına desti ile geldim
Yerden göğe
Rabb’imin yazı’sını buldum
Yumuşak halde kaldım
Er olduk söze geldik
Yar dedik dize durduk
Kaydına gönülden inandık dedi
YUNUS’um selamladı
Yaprağa yazdım yazı
Çubuğa verdim sözü
Dost ile gördüm sizi
Soranlara selam dedim
Soranı sofrada buldum dedi
SEYYİD ÖMER söze geldi:
Kırk pirinci sayarsan
Bir kaşığa koyarsan
Dayandığın güç bilir
Kırk lokmayı alırsan
Kırk kişiye bölersen
Yoldan gelene peylersen
Yapraklara adını yazar
Yerden göğe isminden sorar
Derman dileyen gelir
Fermanı yazan bilir
Her fidandan bakan alır
Diktiğin fidanlara
Verdiğin su geliştirdi
Dilenen gerçeği oluşturdu dedi
SEYYİD ÖMER selamladı
Resimde verdiğimiz
RABİA HATUN ile derdiğimiz
karındaşınadır
Yamaya yöneldi
Dilenen kanala döndü
Selamı aldı
Dalmasın toprağa
Dökülen yaprakta
İz aramasın
Yola niyet kurdu ise
Toz var mı sormasın
Yol; tozu ile, yozu ile
Yazı ile, kışı ile bütündür
Altın yazı yazacağız
Her satırda çözeceğiz
Gölge almadan geldik
Sevgi dolu her zerrenin
Yapısını çizeceğiz
Nerden gelse yazılır
Kimden dense çözülür dedi
MERKEZ’im yapıdan aldığını
Kapıda verdi
Güzeli bağladın mı?
Sevgi ile ağladın mı?
Şeker ile suyu kardın mı?
Güzellik adım adım gitmekte
Attığı her adımda
Sürüsünü gütmekte dedi
MERKEZ’im selamladı
|
SİNAN ile söyleşsek
Dağda sümbül toplasak
Gerçek bilgi dediğimde
Gördüğümüzü katlasak
Boy
boy bohça dolardı
Gedik bize gülerdi
Dağılandan eğilme ki
Topladığına sevinesin dedi
SİNAN selamladı
Her günün gecesine
Her kulun hecesine
Bildim bilmedim diyenin
Dört köşesine
Kandil asacağız
Söz aldık verdik
Akan suyu
Düzene koyduk
Kaygıda olandan
Uzak kalacağız dedi
ALİ sözü aldı:
Suyun başında olduk
Suyun başında bulduk
Bilgisi ile dolduk
Her kulu bilecektir
Resulü’nü bilen gülecektir
Sanılmasın kainat
Sırtında kalacaktır
Ne sorgu, ne yargı
Dost olmazsan kördedir
Aradık bulduk
Olumsuz diyen zordadır
Resulü’nün selamı ilettik
Gönülleri bilgisi ile donattık
Aldığına gönülden şahittik
Her sözüne uyduk
Üç sözü ile doyduk:
Saymayı, uymayı, sevmeyi
Katık etme, asılda kullan
Kulluğun, hükümdür dedi
ALİ selamladı
Hükmüne talip oldum
Sabır ile galip geldim
Her olayda çevreme güldüm
Ne dilsize sordum
Ne yolsuza olumsuzu yordum dedi
EYYÜB’üm sözü aldı:
Üç değirmen aştım da
Unum yetmedi
Üç ocağa koştum da
Gücüm bitmedi
Bilen ile oldum da
Bilmeyen yolum tutmadı
Akdeveye postu verdim
Sahibine dostu sordum
Sevgim ile cümleyi sardım
Geldim yol üstünde durdum
Altın yapına
Gümüş kapına dursun
Sabır kalkan
Gerçek kılıcın olsun dedi
EYYÜB’üm selamladı
Allah'ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
(Resim verilir: EYYÜB SULTAN HAZRETLERİ)
|