|
MEVLÂNA'yım ben!
Meydan’da cümle kulu
Güzeldir Hakk’a yolu
Selam olsun
Güzele
yol bulsun
Aldığı her selamda
Allah’ımdan Resulü’ne dönsün
dedi
YUNUS’um söze geldi:
Bal aldım, dalda gördüm
Yaprağı toprağa serdim
Her gelene
sordum
Zamanı, gerçekten mi alırsın?
Dünyadan mı bilirsin?
Yoksa olandan
Yalnız düzene uyduğun için mi
Yumuşak olursun?
Her satır
Her zerreye verendendir
Gül güzeldir yaprağı ile
Dikeninden ayıramazsın
Yapısı öyledir dedi
YUNUS’um selamladı
(Soru: Kime?)
Her zerreye
dedik
Mevlâna’yım!
Özden sözden,
Ayrı kalmaz gönül sizden
Dünya bilinse idi
Bir
bohça bezden
Gelen giden giyinir
İpek şalı sarınırdı
Değmedi gelişime diyene de ki;
Nur ile nurlandıysan
Yar diye zorlandıysan
Doğuştan öte değil
Kaya misali katı
değil dedi
HAMZA DOST söze geldi:
Topraktan aldığın taşı işlersen
Mücevher dersin
Dilediğin dost
ile paylaşırsın
Gelişinde de işlenme vardır
Bilmezsen düşlenme
vardır
Uyanalım uykudan
Kurtulalım kaygudan dedi
HAMZA DOST cümlenizi selamladı
Köşk ile çadıra göz attım
Her varedilen ile söz ettim
Gördüm ki;
Gönül yapısı ayrı değil
Hiçbiri Rabb’inden gayrı değil
Sen
bilirsin Allah’ım’ dedim
Cümlesini selamladım dedi
KAYGUSUZ
söze geldi:
Doğu Batı bekleşir
Bilgileri birbirine ekleşir
Ver bana, al
sana derler
Kimi kuru aş
Kimi baklava börek yerler
Ne
yerlerse yesinler
Yaratanım desinler
Bir bir okladım
hedefi
Bilen bulur dedim Sedefi
Yapıya el attık
Kapıda
bilgi sattık dedi
KAYGUSUZ selamladı
Geyik ile söyleşen
Sevgi ile bakar
Oduncuya hal sorsan
Ocağını
yakar
Hal ile gerçeği veren
Kucağında olanı döker dedi
HACI
BEKTAŞ söze geldi:
Ne var ise bedende
Sevgi dolu gidende
Dost ararsan gönlünde
Güzel sorarsan düzende
Dizimi saracağım
Yünü aldım öreceğim
diyen ile
Tatlı aşı yiyene selam olsun dedi
HACI BAYRAM yürüdü
HACI BEKTAŞ geldi
HACI BAYRAM söze girdi:
YUNUS yoldan sormadı alanı
Aldım verdim deyip
Elinde kalanı
Sorana HACI BEKTAŞ ile geldi
Oturduğu postu
Dileyene verdi
Soralım dedi;
Bilgisine mi, duygusuna mı eğildik?
Duygusu ile
dağıldık dedi
Yormayı dileyenden değiliz
Yorgunluk asla
oluşmaz
Seyre gelen her kulu
Gönül kapısında buluşmaz dediler
HACI BEKTAŞ ile
YUNUS’um selamladılar
YAHYA’ya sordum da
Gelenden misin?
Eyvallah dedi
Meyhaneyi açtık
Bilenden bilmeyenden seçtik
Dört kuşağa güldük
Alalım mı? diyen ile
Doyalım mı? diyene
Dost kapısına
uyalım dedik
Geldiğine sevindik
Yendiğine sevindik
Her
satırda
Güzel ile övündük dedi
YAHYA EFENDİ selamladı
(Soru: Ziyarete mi?)
Eyvallah
|
Bindiğim at güçlüdür
Yolumuz toz almaz
Dumana yer vermez
Gemini
sağlam tuttuk
Asla düşürmez dedi
YESEVİ söze geldi:
Attığımız her dal
Mekanını buldu
Halini bilen
Makamını aldı
Bilgisini yayan
Sevgi ile kainatta kaldı
(Soru: Mekan, nedir?) Durak
Rabb’imin tayin ettiği durak
Çevirdim sayfayı okudum
Gerçek
bilgimi dokudum
Sağ yönümde olana
Seferden görgüsünü sorana
Göreceğin süsler
Bileceğin besler dedi
YESEVİ selamladı
Ekinler boy verecek
Güzelde huy görecek
MERYEM söze gelecek;
Adım adım yürüdüm
Saçı uzun taradım
Taşı çektim toprağı aradım
Karınca döne döne yol alır
Kuşlar kondukları dallarda sallanır
Selam verdim cümlesine
Gümüş misali aldılar
Güneşte güzele
daldılar
Gümüş misali;
Madde bilinci aldılar dedi
MERYEM
cümlenizi selamladı
Her adım sayılıdır
Her bahçe kuyuludur
Bahçeme su gerekli ise
Kuyudan alırım
Gönlüme su gerekli ise
Deryada kalırım dedi
RABİA söze geldi:
Yerden göğe söyleştik
PİR SULTAN ABDAL ile halleştik
Gelen
giden bekleşir
Çevreye dileyen gelir buluşur dediler
Girdiğim
her bahçe ekilendendir
Ağaca su verilmedi ise
Yaprağı
dökülendendir
Ektiğimiz toprağa
Gücümüzce bakalım
Gündüz baktı
isek
Gece huzur ile
Ocağımızı yakalım dediler
RABİA ile
PİR SULTAN ABDAL selamladılar
Deryaya gemi olsam
Gemide gerçeği bileni bulsam
Her seferde
Aşkı ile dolsam
Gönlümde yanan ateşi
Küllesem dedi
VEYSEL
söze geldi:
Binbir cümle bir oldu
Hak ile Hakk’ı buldu
Güç gelene güldü
Geç
geleni sildi
Yolumuz yolcu ile
Gönlümüz hancıda dedi
Sevenlerin gönlünde kaldığını söyledi, selamladı
Aldığım birdir
Bildiğim Pir
Yüklendi isem
Nefsime kir
Almadığım gayreti
Demedim zor dedi
VEFA söze geldi:
Gemiye mi atıldık?
Görgü ile mi katıldık?
Güzel güzel diyerek
Her hal ile tutulduk
Yamalı giymedik
Posta sarındık
Gönüldeki
Bir ile arındık dedi, selamladı
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Beyt’i yerinde bilsin
Yar
dediği Yaratandan
Ayağına kadar gelene uysun dedi
Hz.
HAMZA karşınızda olan ile söyleşti
Bağlı olanı çözesin
Bilginde olanı
Görgün ile dizesin
Attığın
kalıpları
Toprağı kazasın
İçine atasın, örtesin
Asla
dürtmeyesin dedi
Hz. HAMZA selamladı
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|