05 NİSAN 1984(2)


MEVLÂNA'yım ben!
 

Kurallardan yol sormayız
Konuya su verdik
Sırdan aldık
Yolunuzu belledik
Cümlenize selam olsun
Gelmiş geçmiş bilgiler
Kaydınızı yenilesin
Demde oluşan güller
Aydın gelsin gönüller
Dumansız kalsın günler
Dost kapısına geldik
Cümle dostları gördük
Adım adım yürüdük
Hak örtüsü sarındık
Selam olsun bilenlere
Selam olsun
Cümleyi dost bilip gülenlere
Selam olsun
Güzel gün deyip
Gelenlere gelmeyenlere
Selam olsun
Her bilen
Bilmeyenle gönlünü açsın dedi
YUNUS’um sözü aldı: 

Dert demedik sert gelene
Doyduk Hak ile verene
Doğduk, yerden göğe yol aldık
Dar gelenden sıyrıldık dedi
YUNUS’um selamladı

Bir elmayı dörde bölsem
Elde olmayana versem
Ben sevinirim
Alanlar sevinir
Sevinen sevindiren sevilir
Her hal ile övülür
Gelmeyi diledi isen
Almayı bilenlerdendir dedi
HAMZA DOST selam ile söze geldi:
 

Yaprak yüze değdi ise
Gülü göze geldi ise
Sevincimiz sonsuzdur
Manayı gönülden gönüle aktarırız
Dost deyip
Sofrasına kotarırız
Dayandık gücü ile
Sevindik gerçek diye
Ne verdi ise, yönden
Ne gördü ise, günden
Aldığı senden
Bildiği benden dedi
HAMZA DOST altın güğüm ile verdi
Gümüş ipin düğümünü çözdü
Selamladı, sözü ALİ’ye verdi. 

Gayrette kulun emeğini gördük
Derman dileyen kullarının
Çevresini sardık
Her varolana sorduk
Kulluğun kutluluğunu bilir misin?
Kendinde olan ile
Yaratılmışlığın mutluluğunu
Yaşar, yaşatır mısın?
Öyle ise
Allah’ım senden razı olsun
Bilenden geldik
Bilen ile verdik
Yaratan yarattığına olan sevgisi ile
Cümle yolları dileyene açtık
Selam olsun
Kulu her öğütte
Resulü’nün halini bulsun
Dertler geçicidir
Yıpranmış dalı biçicidir
Biçilen dal yenilenir
Kendinde olan ile
Kendinden isteneni verir
Dağlar aşınırsa
Yollar taşınırsa
Gelen gidendendir
Hizmette güzelliği güdendendir
Dostlar, birliğe talip olunuz
Birlikte galip geliniz
Yapraklar nasıl bir ağacı bütünlüyor ise
Sizler de bir amacı bütünleyiniz
Gerçek, amacınızdır
Dostluk gün gün değişmez, gelişir dedi
ALİ cümlenizde günün rengini buldu

Selam! Selam! Selam!
Hak ile Hakk’a varsam
Hakk’ın Divanı’na dursam
Diyeceğim ki;
Ben cümle ile birlendim
Dünya gününde
Cümle ile gürlendim
Gah güldüm, gah zorlandım
Ne olursa olsun
Gönüllerde Resulü’nün adı kalsın dedi
ALİ’nin selamı kainatı sardı


Bir bir okuduk
Tezgaha vurduk dokuduk
Güle geldik şakıdık
Dert dediğimiz günde
Dost adını çağırdık
Gelse gülse
Bir söz, bir nasihat dese
Bir damla kaybolur
Bin damla kalbolur
Birleniniz dediğimiz odur dedi
VEYSEL’im söze geldi: 

Bir damla su gelir geçer
Damlalar çoğaldıkça
Çağlayanlar oluşur
Orda her damla buluşur

 



Senden benden uzak kaldık
Tek adına niyaza durduk
Varlığım, koruyuculuğuna muhtaçtır
Varsın, gönlünde korsun
Dostluğunda karsın
Bilmeyene zorsun
Bilirim seni Allah’ım
Her zerremde kârsın
Dost sofrası kuracağız
Nefiste olan her zoru kıracağız
Aşımız bellidir
Kevser Şarabı sunacağız dedi
VEYSEL’im selamladı

Vurdum taya, durmadı
Sordum kaya, sarmadı
KAYGUSUZ söze geldi
Gönülleri kırmadı:


Bellidir aldığınız
Gönüllerdedir verdiğiniz
Ne sır oldu, ne yol sordu
Kaynayan suya elini daldırdı
Yanmaz dedi güldü
Eyvallah diyelim
Tatlı aşı yiyelim
Ders aldı isek dosttan
Yeriniz bildi isek posttan
Ne Yardan geçeriz
Ne ser'i biçeriz dedi
KAYGUSUZ selamladı

Arpa aldın atına
Arka buldun sırtına
Gönüllerden varacağız
Bir yudum diyene
Desti ile vereceğiz
Yaratanın şanındandır
Bir diyene bin verir
Allah diyen gün görür dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
 

Her zoru yenerim
Adı ile girersem
Her sırrı ararım
Gerçeği adında bilirsem
Dört duvar örtülmez
Niyaza duran dürtülmez
Dayandı isek duvara
Ağır mı? diye tartılmaz
Doğuştan bilen ile
Doyuşta bulana
Rabb’im geçeni değil
Olanı sorar
Doğuşta bilen
Bilgisini serer
Doyuşta bulan
Gönlü ile cümleyi sarar
Dağlar yol vermese de
Yolda hancı görmese de
Kul kendi gerçeği ile
Bütünleştiği anda, zorlar
Sırlara açılır
Aşılamayacak yollardan geçilir dedi
HACI BAYRAM selamladı


YUNUS’um der ki:
Niyazın tamamlandığı günde
Üç ağaca selam diyesin
Gönlündeki niyazını
Onlara söyleyesin
Yerden göğe
Allah’ım diyesin, şükredesin
Selamın her kapıya ulaşır
Nas ile diyenlere bulaşır dedi
YUNUS’um selamladı

Ne yolcu zordadır
Ne hancı dardadır
Her var olan
Bilgisi ile sorgudadır
Hoşnut olalım
Doğruyu öyle bilelim
Geçeni silelim
Gelene gülelim, diyelim ki;
Ak ile kara
Gölgenin rengi değildir
Ne bilirsem bileyim
Kainatın dengi değildir
Bir bir alırım
Bir bir bulurum
Binbir hal ile olurum
İşte o zaman
Kendimde olan ile kalırım
Çaresizim diyen
Pişmeden lokmayı yiyendir
Allah’ım var ise
Kul çaresiz kalmaz
Varolana yokluk izafe etmek
Varlığına küfretmektir
Dar gelen gönüldür
Dünya yaşantısı değil

Varız Allah’ım!
Senden geldik
Her anımızda
Seni yanımızda bildik
Gönlümüzde bulduk
Yaratılmışlığımız ile övündük
Yaratana dayandık
Şükürler olsun Allah’ım diyelim
Dost sofrasında niyaza duralım


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah