27 OCAK 1984


MEVLÂNA'yım ben!

Kuşak dar gelmez
Yollar zor vermez
Kullar gönülden kalmaz
Cümlenize selam olsun
Her sonda
Gönül Hak’ta kalsın

Sepet aldım elime
Kemer vurdum belime
Dursun dedim geline
Darlığa oy vermeyiz
Güzelden soy sormayız
Yuva açık
Asla kapıyı kırmayız dedi
YUNUS’um sözü aldı
Aldı da, yolunuzu cümleye verdi:

Doymayı denediysen
Değirmene yol alırsın
Kayguları sildi isen
Akan suya katılırsın
Her düzen seven ile güzeldir dedi
YUNUS’um sözden söze
Gönülden gönüle
Size katıldı, selamladı 


Üşüdüm yorgan aldım
Sıcakta göle daldım
Gayrete gönül verdim
Yazıda güzeli öyle gördüm dedi
BEHLÜL’üm söze geldi:
 

Barış olsun dedim de
Yarışa öyle durdum
Aşı pişsin dedim de
Yiyene sordum
Doymayı dilden
Uymayı halden biliriz
Her yolda
Dileyen ile geliriz dedi
BEHLÜL’üm selamladı
Dost yolcuyu bilir
Yolcu bilene gelir
Ayıkladığınız pirinçte
Yerden selam görür
Ermeyi her kulu diler
Ermek için zerrelerini böler
Her zerresinde olan bilgi ile
Kainatı tarar
Ne var ki
Her bilgiyi nefsi ile anda örter dedi
BEHLÜL’üm cümlenizi selamladı


Soyluyu bileceğim
Bilgisi ile bulacağım dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
 

Bir çift küpeye
Bir alim gelmez
Bir çift öğütü
Bir zalim almaz
Bir tek sevgiden
Cümle kulları kalmaz
Dost olacağız
Dost kalacağız
Sadece Allah’ımın verdiği
Nasip ile yetineceğiz
Dağlar yeşillendi ise
Ağaçlar çiçeklendi ise
Her zerrenize
Güzellik dolacak
Benden sana
Sevgi ile adın kalacak dedi
KAYGUSUZ selamladı

Bir bir saydım bostanı
Bir bir yazdım destanı
Yamadım geldim fistanı dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
 

Deryaya bakacağız
Kandili yakacağız
Kuşak dar geldi ise
El verip açacağız
Dar geçit bize vermez
Bilmeyen dize gelmez
Her gönül hazinedir
Asla kem söze gelmez dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı


Ver elini gidelim
Aldığınız sürüyü güdelim
Bilmeyeni de katalım dedi
HAMZA DOST sözü aldı: 

Bulutlar rahmet olur
Çamur var ise zahmet verir
Diyene de ki;
Toprak besleyendir
Bakarsan süsleyendir
Sevginde buluştuğun
Her dost ile oluştuğun
Senin ile sana verir

Mevlâna’yım!..

Kapalı kapıyı açtık
Dilenen eşikten geçtik
Selam dedik
Bulacağız
Dilenen payı alacağız
Dereler su dolacak
Nehirlere katılacak dedi
HAMZA DOST selamladı

Gerçeğe bakalım mı?
Karanlık diyene
Kandili yakalım mı? dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
 
 



Er olduk sır sorduk
Dediler ki;
Yerden göğe
Seherden sefere
Önce kayguyu sildik
Sonra hayır dedik güldük
Alacağınız her niyazda
Cümlemiz birbirimizi bulduk dedi
HACI BAYRAM selamladı

Ne gelen, ne de giden
Yolu taşlı demedi
Yorgun olsa, çamur görse
Kimseden kimseye söz etmedi
MERYEM İLE RABİA, ağaç var ise
Güneşten şikayeti kalmadı
Her olayın güzelliği
Ölçüsünü bulmadadır
Kulluğun varlığını bilmededir
Beden, giden ile bağımlıdır
Bilmekten zorunludur
Bilmezse bildirilir
Uymazsa öğretilir dedi
MERYEM selamladı
RABİA’dan sözü tamamlasın bekledi
Yar dedik aldık sözü
Kainattan ayırmadık gözü
Bilsin ki kulu
Yerden göğe birdir yazan dedi
RABİA selamladı

Bir üzüm yedim
Pir sözü ettim
Her söze sevgimi kattım
Ayak toprakta
Elim yaprakta
Gönülden geldim
Yeminde olana sordum dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:
 

Yeminden uzak kalınız
Yolcuyu yolda biliniz
Her soruda Hakk’ın sırrını bulunuz
Çünkü O
Yarattığı ile beraberdir
Komşuyu bildiğin kadar
Nefesi aldığın kadar
Sen senin ile
Sen O’nun ile
Sen cümle ile
Olduğun zaman
Kendini cümlede bulduğun andır
Toz olsa yollar, biz bilemeyiz
Söz alsa kullar, biz duyamayız
Hal ile olmasalar, biz uyamayız
Geldi isek, duydu isek, buldu isek
Beraberce uyduğumuzdandır dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Saz ektim, söz diktim
Sevgi biçtim, saygı ölçtüm
Yeren ile çizgi çektim
Yaren ile övgü aldım
Alan ile vereni birde buldum
Gel oturalım
Somun ile tuza aşımız diyelim
Batıralım yiyelim dedi
SOMUNCU söze geldi: 

Somun sayılı değil
Her dileyen alır
Almasa da bulur
Yumuşak yolu
Halde ise görür
Eğilen ile olduk
Eğitene selam verdik
Yemen’den gelen selama
Elele katıldık
Çevremiz dolayıdır
Konumuz gönül olayıdır
Katkımız sevgidir
Etkimiz evrensel
Yapımız doğuştan
Yolumuz gerçeğe
Asla ayrıda olmayacağız
Sevgi ile dolacak
Dostluktan kalmayacağız dedi
SOMUNCU selamladı


Bir öğüt Resulünden:
Aşamam demeyiniz
Aşmaya niyet kurunuz
 
Bir öğüt TOKTAY’dan:
Resulü her birinizi nurlandıracak
Şüpheyi siliniz

ALİ’den bir öğüt:
Niyet kurunuz
Şüpheyi siliniz
Elele geliniz 

Yollar bizedir
Yollar sizedir
Yollar cümlemizedir
Yollar cümlemiz ile
HAKK’adır
Yollar kulları içindir
Rabb’im yerden göğü
Kulları için yarattı
Kulların sevgisi ile gözetti
O’na döneceğiz


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah