|
MEVLÂNA'yım ben!
Güllerden koku aldık
Gelen gideni deryaya saldık
Cümlenize selam
olsun
Gönüllerde adı kalsın
Yollar açıktır bize
Söz ile alacağız
Öz ile bileceğiz
Her
güzeli göreceğiz dedi
YUNUS’um söze geldi:
Açık bulduk kapıyı
Söz ile geldik size
Serde olan bilgiyle
Katıldık yönünüze
Dün geçendir, gün seçen
Yarın getirecek
Kayguyu bitirecek dedi
YUNUS’um selamladı
At üstüne eyer vurdum
Ayak attım sefer sordum
Yolunuz açık
dediler
SARI SALTUK ile sohbete geldiler
Karıncaya iz veren
Her
bir kuşa söz veren
Gidiş gelişe hayırdan soran
Elbet güzeli
bulacak
Aldığı verdiği ile
Özünde kalacak dedi
SARI SALTUK
adın bilen ile
Dostluğunu kuranlara selamın iletti
Güneş güzeldir yakmazsa
Ağaç güzeldir yaprağını dökmezse
Güller
güzeldir dikeni batmazsa
Güzel güzeldir hatası aranmazsa dedi
HAMZA DOST selam ile geldi:
Benden öte demedik
Yoldan kaygu almadık
Karar vereni bildik
Bilginizi gönlünüzce serdik
Duman bize gelmez
Gelse bile vermez
Her yolun yolcusu
Yoluna ayak uydurur
Kimini buzdan kaydırır
Kimini kumda gezdirir
Güzele uydum diyen
Her birinin
değerini ayrı bilir dedi
HAMZA DOST selamladı
Deryayı söz ettim
Durmadım yolunu düz ettim
Bilene ayran sattım
Bilmeyene kumu attım dedi
PİR SULTAN ABDAL
Her gözde her sözde
Cümleyi andı:
Ocak yanı sıcaktır
Dost diyene post kucaktır
Olmayacak düzende
Olumsuzluk kaçaktır
Dalacağız kor gelse
Dolacağız gül bilse diyene de ki;
Gül bilir, sevene bildirir
Kuyuya göz atan
Akan suyu gösterir dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Saydım pirinci tane tane
Olmaz dediler
Saydım bilinci gidene dek
Kalmaz dediler
Saydığım pirinci yediler
Soyduğum bilinene
Güzel dediler dedi
KAYGUSUZ selam ile söze geldi:
Parlayan her yıldız
Günün neşesini verir
Çünkü, kayguyu silen
Yıldızın parlaklığını görür
Yer yer yolda buluştuk
Yar diye diye
oluştuk
Soruya gelen ile konuştuk
Dedik ki;
Giydiğiniz hırkaya
Yamayı vuran bilir
Yediğiniz lokmaya
Sofrayı kuran gelir
Az
olsun, çok versin
Her günün gecesinde
Niyazınız semaya dönsün
dedi
KAYGUSUZ selamladı
Her nefeste
Alan, gelen, giden, veren vardır
İletenden oluruz
Selam diye geliriz
YUNUS’a söz bağlayan
Gelse diye bekleyenden
Allah'ım razı olsun
Saymayı bilen ile kalsın
Çeşmeyi su alalım
diye açtık
Her zerrede yaprak yaprak
Geçerli olanı seçtik
Geçersiz olan var mıdır? denilir
Bilen sayfayı tek tek okur
Her satırı bile bile dokur
Bilmeyen okur geçer
Dokur kaçar
Ganimet buldum diyen
Gününde kayguya yenilendir
Dumanı sildik
HACI BAYRAM ile söze geldik:
Denenmiş her olayın
Yorumunda
kandil yakarız
Yolunu bulmuş kuluna
Öylece bakarız
Demde güzel
bulana
Her olaya
O’ndan diye gülene
Söz versek
Yerden göğe
barışır
Her kulu
Birbiri ile yarışırdı
Güzellik,
Gayrete bilgisi
ile katılmada dedi
HACI BAYRAM selamladı
|
Akan suyu durduramam
Yerden taşı kaldıramam
Olumsuzu gölgede
bulsam
Ağacını kestiremem dedi
BEHLÜL’üm söze geldi:
Taze üzüm daldadır
Konuk gelse haldedir
Dost kapısı buldu ise
Dilediği koldadır dedi
BEHLÜL’üm selamladı
Suyun aktığı yerde buluşalım
Yoluna düzen vermeye çalışalım
diyene;
Suyun verdiğini bilendeniz de
Vereni sorarız
Suyun
getirdiğini görendeniz de
Bitirdiğini ararız
Her yolun getirdiği
biredir
Her Pirin verdiği kordadır
Bilen kolayda
Bilmeyen
zordadır
Çevremiz sana bana
Aydın olan her güne dedi
BEHLÜL
ile MERYEM
Bir sözde kaldı
Durak pey pey ise
Varak pay paydır
Yumağı bile bile örelim
Düğüm geldi ise
Sabır ile çözelim
Her güzelin altını çizelim
dedi
BEHLÜL ile MERYEM
Cümlenizi selamladı
Meyhane içmeyi bilenleredir
Mey hay diyenleredir
Nay nefesine
güvenenlere dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:
Parça parça okuduk
Bütün dedik dokuduk
Gülü gördük
Bülbül
olduk şakıdık
Dost olduk
Dost ile güzele döndük dedi
HACI
BEKTAŞ selamladı
Oyayı işledinmi
Elmayı dişledinmi
Ağacı taşladınmı
Kayguya
başladınmı
Kötüye yönelmiş olursun dedi
SARI ANA söze geldi:
Her dala iz verdik
Her kulda özü gördük
Bilen güzeli sardık
Soruya gelene
Ne güzel dedik güldük
Yolum eylediğinden
Güzeli peylediğinden
Şüphemiz yoktur
Güzel ile eyleşen çoktur
Bildiğin Hak’tır
Zerremiz ile oluşuruz
Orda burda buluşuruz
Uzak oldum gelemem
Sözü günde bulamam denilmesin
Anda orda,
anda buradayız dedi
SARI ANA selamladı
Seyranda dumanını
silene
Duman yerde gökte değil
Gönülde olmasın
Seven sevmeyen
kalmasın
Sayacağım güzelden güzeli,
yol verir diye
Varacağım sorduğum her gazeli,
gerçeği verir diye, dedi
RABİA HATUN sözü aldı:
Bilge olan birde
Bayram diyen gürdedir
Oymak düzeni verir
Dağlarda gezen ile
Ovada yol arayanı bulur
Elden ele getirir
Sorguyu öylece bitirir dedi
RABİA HATUN selamladı
Sevmeyi yarışsız bilene
Çevresinde kayguyu silene dedi
RABİA
cümlenize
Dost selamı iletti
Suya adım attım da
Ele aldım tattım da
Kuma bile bile kattım da
VEYSEL diye anıldım
Sayfa sayfa gönüllere konuldum
Derya
bizlerle bize
Derya sizlerle söze
Adına cümlemiz geliriz dize
Selam olsun
YUNUS ile VEYSEL
Bilginde yuva kursun
Döne döne
geldik söze
Allah dedik durduk dize
Bakın, görün, duyun O’nu
Sadece sofranızda Haktır konu
Bilse bilmese her yaratılan
Sonu
görecektir, bilecektir
Sevgi ile dönecektir
YUNUS yolu bağladı
Aşkı ile ağladı
Çiçek çiçek derledi
Açılmayan kapıları zorladı
Bilesin Bilesin Bilesin dedi
Cümleniz için gürledi
Allah adı gönlünüze
Allah adı cümlenize tespihtir
Bilmeyene dahi
teşpihtir
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür
Resulullah
|