09 ŞUBAT 1984


MEVLÂNA'yım ben!

Güllerden koku aldık
Gelen gideni deryaya saldık
Cümlenize selam olsun
Gönüllerde adı kalsın 

Yollar açıktır bize
Söz ile alacağız
Öz ile bileceğiz
Her güzeli göreceğiz dedi
YUNUS’um söze geldi: 

Açık bulduk kapıyı
Söz ile geldik size
Serde olan bilgiyle
Katıldık yönünüze
Dün geçendir, gün seçen
Yarın getirecek
Kayguyu bitirecek dedi
YUNUS’um selamladı

At üstüne eyer vurdum
Ayak attım sefer sordum
Yolunuz açık dediler
SARI SALTUK ile sohbete geldiler
Karıncaya iz veren
Her bir kuşa söz veren
Gidiş gelişe hayırdan soran
Elbet güzeli bulacak
Aldığı verdiği ile
Özünde kalacak dedi
SARI SALTUK adın bilen ile
Dostluğunu kuranlara selamın iletti


Güneş güzeldir yakmazsa
Ağaç güzeldir yaprağını dökmezse
Güller güzeldir dikeni batmazsa
Güzel güzeldir hatası aranmazsa dedi
HAMZA DOST selam ile geldi:
 

Benden öte demedik
Yoldan kaygu almadık
Karar vereni bildik
Bilginizi gönlünüzce serdik
Duman bize gelmez
Gelse bile vermez
Her yolun yolcusu
Yoluna ayak uydurur
Kimini buzdan kaydırır
Kimini kumda gezdirir
Güzele uydum diyen
Her birinin değerini ayrı bilir dedi
HAMZA DOST selamladı


Deryayı söz ettim
Durmadım yolunu düz ettim
Bilene ayran sattım
Bilmeyene kumu attım dedi
PİR SULTAN ABDAL
Her gözde her sözde
Cümleyi andı:

Ocak yanı sıcaktır
Dost diyene post kucaktır
Olmayacak düzende
Olumsuzluk kaçaktır
Dalacağız kor gelse
Dolacağız gül bilse diyene de ki;
Gül bilir, sevene bildirir
Kuyuya göz atan
Akan suyu gösterir dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Saydım pirinci tane tane
Olmaz dediler
Saydım bilinci gidene dek
Kalmaz dediler
Saydığım pirinci yediler
Soyduğum bilinene
Güzel dediler dedi
KAYGUSUZ selam ile söze geldi: 

Parlayan her yıldız
Günün neşesini verir
Çünkü, kayguyu silen
Yıldızın parlaklığını görür
Yer yer yolda buluştuk
Yar diye diye oluştuk
Soruya gelen ile konuştuk
Dedik ki;
Giydiğiniz hırkaya
Yamayı vuran bilir
Yediğiniz lokmaya
Sofrayı kuran gelir
Az olsun, çok versin
Her günün gecesinde
Niyazınız semaya dönsün dedi
KAYGUSUZ selamladı

Her nefeste
Alan, gelen, giden, veren vardır
İletenden oluruz
Selam diye geliriz
YUNUS’a söz bağlayan
Gelse diye bekleyenden
Allah'ım razı olsun
Saymayı bilen ile kalsın
Çeşmeyi su alalım diye açtık
Her zerrede yaprak yaprak
Geçerli olanı seçtik
Geçersiz olan var mıdır? denilir
Bilen sayfayı tek tek okur
Her satırı bile bile dokur
Bilmeyen okur geçer
Dokur kaçar
Ganimet buldum diyen
Gününde kayguya yenilendir

Dumanı sildik
HACI BAYRAM ile söze geldik:

Denenmiş her olayın
Yorumunda kandil yakarız
Yolunu bulmuş kuluna
Öylece bakarız
Demde güzel bulana
Her olaya
O’ndan diye gülene
Söz versek
Yerden göğe barışır
Her kulu
Birbiri ile yarışırdı
Güzellik,
Gayrete bilgisi ile katılmada dedi
HACI BAYRAM selamladı

 



Akan suyu durduramam
Yerden taşı kaldıramam
Olumsuzu gölgede bulsam
Ağacını kestiremem dedi
BEHLÜL’üm söze geldi: 


Taze üzüm daldadır
Konuk gelse haldedir
Dost kapısı buldu ise
Dilediği koldadır dedi
BEHLÜL’üm selamladı

Suyun aktığı yerde buluşalım
Yoluna düzen vermeye çalışalım diyene;
Suyun verdiğini bilendeniz de
Vereni sorarız
Suyun getirdiğini görendeniz de
Bitirdiğini ararız
Her yolun getirdiği biredir
Her Pirin verdiği kordadır
Bilen kolayda
Bilmeyen zordadır
Çevremiz sana bana
Aydın olan her güne dedi
BEHLÜL ile MERYEM
Bir sözde kaldı
 

Durak pey pey ise
Varak pay paydır
Yumağı bile bile örelim
Düğüm geldi ise
Sabır ile çözelim
Her güzelin altını çizelim dedi
BEHLÜL ile MERYEM
Cümlenizi selamladı
 

Meyhane içmeyi bilenleredir
Mey hay diyenleredir
Nay nefesine güvenenlere dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı: 

Parça parça okuduk
Bütün dedik dokuduk
Gülü gördük
Bülbül olduk şakıdık
Dost olduk
Dost ile güzele döndük dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Oyayı işledinmi
Elmayı dişledinmi
Ağacı taşladınmı
Kayguya başladınmı
Kötüye yönelmiş olursun dedi
SARI ANA söze geldi:
 

Her dala iz verdik
Her kulda özü gördük
Bilen güzeli sardık
Soruya gelene
Ne güzel dedik güldük
Yolum eylediğinden
Güzeli peylediğinden
Şüphemiz yoktur
Güzel ile eyleşen çoktur
Bildiğin Hak’tır
Zerremiz ile oluşuruz
Orda burda buluşuruz
Uzak oldum gelemem
Sözü günde bulamam denilmesin
Anda orda, anda buradayız dedi
SARI ANA selamladı

Seyranda dumanını silene

Duman yerde gökte değil
Gönülde olmasın
Seven sevmeyen kalmasın 

Sayacağım güzelden güzeli,
yol verir diye

Varacağım sorduğum her gazeli,
gerçeği verir diye, dedi
RABİA HATUN sözü aldı: 

Bilge olan birde
Bayram diyen gürdedir
Oymak düzeni verir
Dağlarda gezen ile
Ovada yol arayanı bulur
Elden ele getirir
Sorguyu öylece bitirir dedi
RABİA HATUN selamladı

Sevmeyi yarışsız bilene
Çevresinde kayguyu silene dedi
RABİA cümlenize
Dost selamı iletti
 

Suya adım attım da
Ele aldım tattım da
Kuma bile bile kattım da
VEYSEL diye anıldım
Sayfa sayfa gönüllere konuldum
Derya bizlerle bize
Derya sizlerle söze
Adına cümlemiz geliriz dize
Selam olsun
YUNUS ile VEYSEL
Bilginde yuva kursun
Döne döne geldik söze
Allah dedik durduk dize
Bakın, görün, duyun O’nu
Sadece sofranızda Haktır konu
Bilse bilmese her yaratılan
Sonu görecektir, bilecektir
Sevgi ile dönecektir

YUNUS yolu bağladı
Aşkı ile ağladı
Çiçek çiçek derledi
Açılmayan kapıları zorladı
Bilesin Bilesin Bilesin dedi
Cümleniz için gürledi
Allah adı gönlünüze
Allah adı cümlenize tespihtir
Bilmeyene dahi teşpihtir


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah