|
Sözlü tebliğ:
(Soru: ‘Yandıkça, biz onların derilerini değiştiririz.’ ayetini
lütfeder misiniz?)
Konuyu derledik mi?
Gerçekte gürledik mi?
Ak ile karayı sırladık mı?
Alınan bilgiyi
Bilgi ile zorladık
Kaynağın başı gezgine
Kaynağın taşı sezgine sorulur
Deriden deriye
Zaman verilir
Her günahın
Kat kat sırtına vurulur
Sonra da
Tek tek sırtından alınır
Kimi sonsuzluğu
Kimi sensizliği dener
Sonsuzlukta güller
Sensizlikte renkleri siler
(Soru: Renkleri silmesi, birlemesi mi?)
Renksiz alemde inlemesi
(Soru: Renksiz alemden murat nedir?)
Renklerin düzenine
Senden diye talip olduk
Güzel olan her anı
Senin ile bildik
Zeytin dalında oluşan
Meyveleri saydık
Her yaprağında
Yazdığın cümleleri okuduk
Kapı önüne geldim
Bekleyenleri gördüm
Elime verdiği
Nasibi sordum
Dedi ki;
Önce nefsimi kırdım
Bilene ADEM
Bilmeyene sırdım
Ay güneşe selam verdi
Yıldızlar düzene girdi
Bahçeye girelim mi?
Her çiçeğe selam verelim mi? dedim
ADEM ile bahçeye girdim
Her biri selamladı…
Aldığım kokuyu sordum
Sardığın dediler
Renkleri sordum
Bilgine serdiğin dediler
Dizim düzde, başım secde…
Gönlümü aradım
ADEM dedi ki:
Her zerren ile Hacda
Renk renk çiçekler
Elimden tutacaklar dedim
Ektiklerin dedi
|
Sözlü Tebliğ:
Elledim belledim
Ak üzümü topladım
Yaprağını katladım
Çok geldi sevindim
Tez bitti övündüm
Yüce ağaca dayandım
İki dal arasına ipi gerdim
Kendimden kendime sordum
Biteni ben tutmadım
Vergimden katmadım
Az alıp çok satmadım
Gayret ile gelen
Hayret ile gider
Sürüyü bir çoban güder
Sabır ile yoğurduk
Emek verdik savurduk
Taze bademi kavurduk
Ekeceğiz Yar ile
Göreceğiz kar ile
Biçeceğiz ‘Zoru sildik’ diye
Sevgimiz bilgimize destek olacak
Güzel her olay bize kalacak
Sözlü tebliğ:
Yosun varsa basma
Dal eğilse kesme
Gerçek gelmeyene susma
Ne var ki
Akan su misali taşma
Yerden göğe oluşacak
Düzene şaşma
Yolunda gözün olsun
Taş gelse de düşme
|