|
MEVLÂNA'yım ben!
Kalem yüzden bilinir
Gelen sözden alınır
Yoldan gelen ile
Gerçek bilinir
Güzeli bildik göz ile
Güzeli verdik söz ile
Adım adım yürüdük
haz ile
Yollar halden sorulur derlerse, de ki;
Güzeli bilen
Hal ile gönlünde olanı verendir
Bildiğini Hak sofrasına
serendir
Dost olalım dediysen
Dost sofrasında
Pişmiş aşı
yediysen
Günün düzenine
Güldü isen
Elbet bilen dersin dedi
YUNUS’um sözü aldı
Aldı da gönlünü kainata saldı:
Seyre gelecek olan
Seyirde kendini bulandır
Aramayı deneyen
Yolunu Hakk’a bağlandır
Yerde gökte aradım
Toprakta karınca
yuvasını taradım
Ne yolsuz gördüm
Ne yoksul bildim
Havuzda
duran suya
Elimi sürdüm
Duran suya söz etmeden
Akan suya nasıl
göz ederim?
Yolumu bilenden bilmeyenden
Neyi sorarım? dedi
YUNUS’um selamladı
Camiye yol bağladım
Dumana gönül
verene ağladım
Gölgeyi beraber silelim
Sahilde elele olalım
Bakalım gelen gemiye
Fener yakalım kamuya
Aydan gelen
yetersiz diyenin
Güneşi karanlıkta bekleyenin
Her an
yardımcısı
Döne döne gelişir
Dost olayım diye çalışır
dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Ne gemiye adım atsam
Ne sahilde balık tutsam
Beni benden
alamazlar
Beni bildiğimden silemezler
Çaya yol soran
Aldığı
suya gönlünü verene
Selam olsun dedi
HAMZA DOST selamladı
Yaprakları okuduk
İp aldık deste deste dokuduk
Demetten ayrı
kalan çiçeği
Elimizde besledik dedi
HACI BEKTAŞ söze geldi:
Olmadan meyveyi yemedik
Olmadan sözü demedik
Olmadan gönlü
ermedik
Cümle ile sofrayı
Bilmeden kurmadık
Hiçbir gönülde
Kırık
bırakmadık
Ne var ki asla yalan demedik
Dost olduk
Sizler ile
sohbeti kurduk
Seçim ne bizden, ne sizden
Verilen ne sizden,
ne sözden
Gerçek olan özden dedi
HACI BEKTAŞ selamladı
|
Er oldum söze girdim
Sözü özümde bildim diyene
Olmuştan
değil
Silmişten olanlara
Her öğün
Yolu çevirenlere, de ki;
Ne
yoldan gitse
Hangi sürüyü gütse
Gerçek yolu bulacaktır
Güçlüğü
yenecektir
Verişimiz;
Yolu asıl olana bağlamaktır dedi
KAYGUSUZ söze geldi:
Duvarı ördü isen
Görgüne gereklidir
Örtüyü sildi isen
Vergine
gereklidir
Alınan bilgi
Elbet sonsuza süreklidir
Meyhane
bekleyenin değil
Bilgisine bilgi ekleyenindir dedi
KAYGUSUZ
selamladı
YESEVİ’ye yol sorduk
Dedi; Sohbetindedir
Gönlünü aktar dedik
Dedi; Nisbetindendir
Sofraya alsak dedik
Dedi; Kısmetindendir
Gölgeyi sildik geldik
Güneşi bildik bulduk
Özde en güzeli
gördük
Gayreti el ele verdik dedi
YESEVİ cümlenizi selamladı
MERYEM söze gelirse
Yavru dizde durursa
Yaprak yaprak okunur
Bilse bilmese kul sakınır
Yuva’ya yol soran ile girelim
Çevreye
her gelene gezelim
Diyelim ki;
O’ndandır
O’nundur
O’nadır
Gerçeğe düğüm vuran
Bilgisini bağlar durur
Gelen günde
Dost kapısına vurur
Alacağımız her seste
Heves ile kalmayalım
Bilelim ki;
Ses nefes kalıcıdır
Heves geçici dedi
MERYEM
selamladı
Her ağacın gövdesine
Kalem vurdum
Gelen geçene sordum
Dediler
ki;
Bilmedik sırdık
Bilmeden her dalı kaptık
Dal ile nice
tezgah kurduk
Gördük ki;
Ağaç ile aldığımız
Gönülden
bildiğimizdir
Hak adına geldiğimizdir
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe
illallah Muhammedür Resulullah
|