05 OCAK 1984(2)


MEVLÂNA'yım ben!

Konuk yolcuya sorduk;
Suyunu bilir misin?
Gönlünü Hakk’a açtın
Huyunu alır mısın?
Cümlenize selam olsun
Meyhaneyi bilen
Mey almaya gelsin

Yemen’den geldik söze
Sizler ile durduk dize
Sahip olduk görevimize
Yolum yolcuya gelir
Huyum ile yerden göğe yükselir
Uyumdan bildiğini alır dedi
YUNUS’um söze girdi: 

Çağrıyı duydum
Resulü’ne uydum
Dost meydanında
Buz üstünde kaydım
Meydan, dileyip de gelene
Meyhane, halden yorum soranadır
Gerçeği almak çok güzel
Gerçek ile cümleyi bulmak
Buz üstünde kaymaktır
Her an hazır olmak mecburiyeti vardır
Uyduğun halde
Ömrünün her anı kardır dedi
YUNUS’um yoldan gelen ile
Doğuştan gelişene selam iletti
Görgüyü açtığınız
Köprüden geçmek için
Söyleştiğiniz anda
Yorumunuz yerden göğe uyumlu dedik
Noktayı öyle koyduk
Yapıya her kulu
Sahip olayım dese
Sarayda kendini görse
Gerçeği bilmiş olur
Güzeli bulmuş olur dedi
YUNUS’um selamladı


Sandık aldım tahtadan
Temiz çamaşır çıkardım bohçadan
Her kulu ile söyleştim
Bilinen lehçeden dedi
MERYEM söze geldi:
 

Bağlı mı elim?
Mühürlü mü dilim?
Örtülü mü gönlüm?
Dost diye diye
Elimi çözerim
Dilime bal misali
Sahip çıkarım
Gönlümü her varolana açarım
Olumsuzdan kaçarım
Susadım diyen ile
Nehirden su içerim
Eleleyiz yol bildiğimiz günden
Cümle ileyiz
Kayguyu sildiğimiz yönden dedi
MERYEM selamladı


Bağdan geçtin
Daldan dala yer alan
Üzümleri seçtin
Analım Hak adını
Tadalım verdiğimiz balını dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
 

Bağlanan her salkım büyüyecek
Arılar gelse de
Sadece nasibini yiyecek
Sergiler dolacak
Seferde olan kayguyu silecek dedi
PİR SULTAN ABDAL selamını
Her alan ile paylaştı

Söyleştik seherinde
Sözleştik seferinde
Yamayı yerinde gördük
Her gönüle sevgisini yaydık dedi
HAMZA DOST seyre cümle ile geldi:
 

Gayrete düşen bilir
Hayrete düşen bulur
Her kulu gönlünde olan ile olur
Bilmeyi dilediğin
Mantık süzgecinde elediğindir
Bekleyenden değil
Beklenenden sorarsan
Her anına
Nas ile aldığın görülür dedi
HAMZA DOST selamladı


Mevlana’yım! 


Mendilin dört ucunu
Birbirine bağladım
Değirmende unu bekledim
Yemeniyi giyen olur
Yolu bilene uyulur
Bekleyene sorulur
Dumanını silersen
Kuyuya verdiğin sesi beklersen
Elbet yolum nerde? demezsin
Pişmeyen aşı yemezsin

Döne döne aldık
Seve seve bulduk
Dost haline girdik
Dost gönlüne
Postumuzu serdik dedi
KAYGUSUZ söze geldi:   

Yerden aldım taneyi
Gönülde buldum haneyi
Sordum bilene peymaneyi
Yerden mi gelecek?
Gönülde mi bulacak?
Bilende mi kalacak?
Orda burda değil
Sevgimiz cümleyi saracak dedi
KAYGUSUZ dumansız gönülde
Gerçek saygıyı gördüğünü söyledi, selamladı


Her ata binemem
Her söze dönemem
Bilmezsem yanamam
Bildiğime kanamam dedi
HACI BAYRAM yol üstünde durdu

Gelenler alanlar
ALİ ile gerçeği bulanlar
Resulü’ne uyanlar
Yolunda dururlar
Halinde bilirler
Yapıda gerçeği söylerler
Selam olsun onlara

Meyhaneyi yol edenlere
Manayı aşıladık
Ser'ini poşuladık
Yaprağa yüz geçirdik
Gerçeği öyle gösterdik
Uyumayı YUNUS ile bekleyen
Her sözüne ondan ekleyen
Elbet yetersiz bilgi almaz
Niyet ettiği yoldan kalmaz
Çıkayım derse dursun az
Sayfayı açacağız
Her satırı seçeceğiz
Yoldan hali soran ile
Elele geçeceğiz dedi
SOMUNCU sözü aldı: 

Her somun
Lokmaları birler
Yol alan
Allah Allah diye gürler
Selam olsun
Durmayı denediği yerde
Gül ile birliğe dalsın

 



Yaprakları elindedir
Rengi dilinde
Kokusu gönlünde
Açacak dedik bekledik
Güzelde aldık kokladık
Her bilen, bilmeyenden yol sorsa
Gerçeğe uymaz derlerse de
Bilmeyen bilene öğreticidir
Yanlışlık yoktur
Meyhaneyi bilirsen
Meyhaneciyi bulursun
Bilinmeyen ile öyle alışırsın
Bilmezsen yolu
Görmezsen hali
Dostluk geçerlidir
Dost olmayandan
Dostluğu öğrenirsin
Dost olmayanla karşılaşırsan
Dost ararsın
Arattığı için sana hizmettedir dedi
SOMUNCU selamladı


Soğukta giydiğini
Sıcakta alamazsın
Sıcakta yediğini
Soğukta bulamazsın
Öyle ise
Her anında gelecek an için
Kendini hazırla ki;
Her zerren beslensin
Ömrün öyle süslensin

Dağdan alacağın
Yoldan sereceğin
Gönülden bileceğin
Seferden soracağındır
Ona de ki
Ne dün ayrıda idik Rabb’in ile
Ne bugün, ne de yarın
Ayrı kalacağız
Dünde günde yarında
Rabb’im her an yanında
Suyun içildiği gibi
Seyre seçildiği kadar beraberiz dedi
Yol üstünde durdu
SARI ANA cümlenize sordu:

Etek bele bağlanır mı?
Dizde nasır var ise ağlanır mı?
Gönülden gönüle gerdiğimiz ipte
Kirli çamaşır sallanır mı?
YUNUS gibi gezemedim
KAYGUSUZ ile buğdayı ezemedim
MEVLÂNA’dan aldım
Yorumu sezemedim
Ne var kİ her anımı
Dost yüzünden çekemedim
Destimdeki suyu
Boş toprağa dökemedim
Alacağız vereceğiz
BEHLÜL ile sohbete gireceğiz
Satır satır okuduğumuz yaprakları
Gününüze sereceğiz dedi
SARI ANA sözü
BEHLÜL’e bağladı

Gökler açıldı bile
Yıldızlar saçıldı göle
Karanlık bilmez uyan hale dedi
BEHLÜL’üm her yıldızda
Konuklarla sohbete girdi
Bir önceye geldin de
Bildiğin nedir?
Her verilene uydun da
Sorduğun kimdir?
Alışan ile gelişeni gördün de
Yorduğun nasıldır? diye
Aldığı her söz Allah’tan dediler
Bilenin tasına nokta koydular dedi
BEHLÜL’üm sözü bağladı.

Çevreyi uyumsuz bilene
Yapıya gönülden inanıp
İnanmam diyene.

C
emalini bildim de
Yorumdan uzak kaldım
Sayfada seyrini gördüm de
Gerçeği toprağa saydım dedi
YAHYA EFENDİ sözü aldı: 

Yedek gönül taşımam
Dost kapısını aşamam
Bilgin ile bulacağın
Her sohbete geleceğim
Suyun seyri düzendedir
Soyun seyri yazanda dedi
YAHYA EFENDİ selamladı

Nehrin akışını
Çevirebilir misin?
Kulunu kuluna
Kayırabilir misin?
Attık düzene elimiz dedi
RABİA SULTAN söze geldi: 

Bağ ile bağcıyı
Han ile hancıyı bulursun
Dost sofrasında öyle kalırsın
Çevrede uyumsuz görürsen
Allah’ımdan uyum dilersin
Her kum tanesi
Birbirini tamamlar
Çölü birler
Her yol, eklendiği yerde
Bekleyeni iletir
Sevgide yayılma
Bilgide katılma
Gününde ektiğin ile toplanır dedi
RABİA SULTAN selamladı

Her adıma söz alan
Dağılanı toplar,
EYYÜB’üm yol üstünde bekler
Çok yazan
Yaratanı değil kendini beller
Kendinde olan ile
Kâinatı bekler dedi
EYYÜB’üm selamladı

Pulları saydım geldim
Yol üstünde bekleyeni sordum bildim
SEYYİT ÖMER dediler
Ayrı sofrada yediler
YUNUS ile söz aldılar
Sunaya yolu anlattılar
Seyre gelmeden alacak
Sudan aldığı ile kalacak
Seferde yerden göğe gönlünü açacak
Niyazımız, Yediler Aşkına olsun dedi
SEYYİT ÖMER selamladı

Altın gümüş bellidir
Kumaş aldım tellidir
Her kulu Hak adına
Dost sofrasında yolludur dedi
ALİ cümleniz ile niyaza durdu
Beklenen sözü verdi
Elele olacağız
Her gönülde
Hak adına kalacağız
Saydık yolu
Sevdik kulu,
Elbet dilenen yerde buluşacağız dedi
selamladı.

Bakmayana söz yetmez
Alayım derse güzel bitmez
Gerçekte duman kalmaz


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık 

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah