31 AĞUSTOS 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Mümin gönüller açık
Gerçeğin aynasında
Duvar olmuş kapıyı bulmuş
Hasretin yapısında
Cümlenize selam olsun
Kalem yazsın, dil okusun
Güllerin verdiğini niyaz dokusun 

Hay dedik geldik hana
Niyaz ettik hep sona
YUNUS olduk büründük
Yol başında göründük
Namaz niyaz dediler
Hoşnut olup güldüler
Ak fistanı sevdiler
Sakalımı övdüler
Hay diyenle oluştuk
Gönüllerle buluştuk 


(Resim verilir: YUNUS EMRE hazretleri ibadet halinde.) 


Yol üstünde durmuşta
Namazını kılmışta dediniz

YUNUS’um
Yol bizim halvet bizim
Gönülden güller bizim
Nerde aldık?
Nerde bulduk?
Nerden açıldı gözüm? denilir
Bir gün, bir an bir ömre yön verir
Açılan kapılara
Geçilen yapılara
İtilen uykulara
Rabb’im hoşnut olmaz mı?
Kul diler de dilediğini bulmaz mı?
Allah’ım hakkı bilen her kuluna
Rahmet kapılarını açar da
Dumana yer vermez
Dost diye çağırırsa
Perdesini anda açar 

Kuma oturdum
Niyaza durdum
Cümlenizi sardım dedi
YUNUS’um söze geldi: 

Duvağını açan gelin misali
Her birinize göründüm
Dost adına sizler ile büründüm
Yolumuz birliğedir
Şüpheniz olmasın
Destinize Kevser’den başka girmesin
Huzur sizlerle olsun
Kayguyu cümleniz silsin
İçtiğiniz her yudum aklandı
Çünkü niyet ile paklandı
Allah’ım razı olsun dedi
YUNUS’um selamladı 

YAHYA’nın çaldı sazı
MERKEZ’im yola koştu
LALELİ hale şaştı
Özümüz sözümüz
TELLİ ile birleşti
YUŞA’ya ulaştı
Her biri eline meşale aldı
Sizler ile dolaştı
HAMZA DOST’un gücüne
FATİH’in tacına
Sevenin haccına durduran geldi 

Mevlâna’yım...
 

Meydan’da toplandık
Hay diye katlandık
Yolumuzda öyle kutlandık
Yalnız olmadınız
Yuva'ya kadar alayla geldik
Niyazın olduğu her yer
Kapıların açıldığı
Eşiklerin geçildiği yerdir
Umutların beslendiği
Niyetlerin süslendiği yerdir
Umutlar da Hakk’a
Niyetler de Hakk’a
Yar adını anayım
Sonra vergisini sorayım diyenin
Sergisi pazardadır
Dost kalayım
Dostum ile bulayım
Diyenin sergisi nazardadır dedi
MERKEZ’im sözü aldı: 

 



Niyaz ile bağlayalım
Her gün bir tesbih Tevhit çekelim
Ayağı toprağa basalım
Üç defa Salavat okuyalım dedi
MERKEZ’im selamladı

Eyyam ile yönelen
Kayyum diyeni bilir
Her adımı sayar da
Aradığını bulur dedi
HAMZA DOST sözü aldı: 

Sefere çıktık bu gün
Seherde bildik o gün
Yerden göğe hoşnut olduk
Rabb’im dedik niyaza durduk
İpi aldık elimize
Dalı sürdük kolumuza
Nefes diye söyleştiler
Nefis diye paylaştılar
Adım attık, adına isim tuttuk
Tadını niyaz ile kattık
Duvar ötesine niyet kurduk
Doğruyu aldık, eğriyi sildik
Ay, vay diyene sorduk;
Ne elinde?
Ne dilerde, ne yolunda ararsın?
Sonra adımızı anıp
Halim nedir sorarsın?
Rabb’im yol verip açmış
Özünü açanı seçmiş
El ile övünelim
Dilden verip sevinelim
Dostluğa niyet kurup
Gülizarı çevirelim
Çevremize gelsinler
Bizler ile gülsünler dedi
HAMZA DOST selamladı

Ayağımız yerdedir
Sanılmasın başımız zordadır dedi
TELLİ emaneti aldı, niyazınıza katıldı: 

Er olana erlik yaraşır
Kuldan kula hayır bulaşır
Yemen’de cümlemiz
Sizler için çalışır
Dağlardan ses aldıysak
Ovalara ulaşır
Selam aldık, şaka ile saldık
Ustayı yola sürdük
Doğruyu söze verdik
Dost selamı cümlenize olsun
Her birinin selamı
Bahçelerinize dolsun dedi
TELLİ selamladı

Yolcuyu yolda gördük
Hancıya aldığını sorduk
Dedi ki;
Oğula selam verelim
Elinde nasibini görelim
Cümlenize niyaza geldi
Üç öğüt oğula olsun dedi: 

Ayağını yorgan ile bir tutsun
Elindeki tuzu, tuzu olmayanın çorbasına katsın
Çevresinde sevgisini vereni tutsun
Yereni, dost değil diye itmesin 

Niyazında yanındayız
Dost halinde elindeyiz
Kayguya yer yok
Nasibinde gücündeyiz dedi
SÜMBÜL’üm selamladı


ALLAH’ıma emanet olunuz!

ALLAH’a ısmarladık.


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah