06 ARALIK 1985(2)


MEVLÁNA'yım ben!
 

Her öğün andığımız
Her düğümde bulduğumuz
Güllerden güzele geldiğimiz bilinir
Dost kapısına
O’nun bilgisi ile gelinir
Cümlenize selam olsun
Keyfî olmayan her sefer
Değerini gönüllerde bulsun

Keyfî sefer nedir? denilir
Ya Allah dedik
Rabb’imin emrine uyduk
Kaydını aldık
Kimin ile vereceğimizi
Kimin ile cümleyi göreceğimizi
Kayıt halinde aldık
Dost kapısı
Dost hanesi
Dost yuvası dedik
Her dileyene sunduk
Keyfî olan sefer
Talip olanındır 

Yol bizim
Hal sizin
Her rengi görsün gözün dedi
YUNUS’um sözü aldı: 

Dolanıp geldim
Hallenip buldum
Dallanıp verdim
Yalnış doğru demeden
Yamalı fistan giymeden
Bu alemde bulamazsın
Yanlışı doğruyu tebdil etmeden
Gerçekte kalamazsın
Dağlara güzel dersin
Ayağını attığın an
Nefesini tutarsın
Zordur, zoru kolay etmek
Zordur, zorluğu silip
Güzeli hal etmek dedi
YUNUS’um sevgi ile
Cümlenizi selamladı
(Soru: Yamalı fistan’dan maksat nedir?)
Yama, fistanın açık olan yerine vurulur

Doğruyu ben bilirim diyen
Kendi doğrusunu söyler
Hak olan gerçeğin doğrusudur
Yaprak; dal eğri olsa da doğru büyür
Çünkü kökünden öyle alır dedi
KAYGUSUZ sözü aldı: 


Bayırda elimde sopa ile yürüdüm
Kendime destek aradım düşmeyim diye
Değişen her olayda kendine
Desteği de değişik alırsın
Duvarı, rüzgara durmayım diye
Ağacı, güneşten yanmayım diye
Damı, gecede üşümeyim diye
Arkadaşı, yolumu şaşırmayım diye
Onun için, her kulun görgüsü
Kendi gerçeğini açıklar dedi
KAYGUSUZ selamladı


Ağacın tepesine çıktım
Aşağı baktım taş toprak
Yukarı baktım güneş bulut
Dağılan değil
Toplananı müşahede ettim
Her biri bütünden bir parça dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı: 

Bir taş ile öğünsem
Bir dost diye dövünsem
Bilmeyenden olurum
Ben tezgahta kalırım
Yüce Alem bir taşa girmez diyen
Dost bağına girip de
Üzümü ermez diyen
Seni beni bilmeden
Aynı bohçaya koyan
Kapısında bekleyen
Bekçiden haber sorsa
Alacağı bildiği kadardır
(Soru: Taşın da kanı mı var? Bu anlama mı geliyor?)
Kanın da taşı var
Taşın da kanı var
Her kulun zannı var dedi
PİR SULTAN ABDAL
Her damla suda
Kainatı gördüğünü
Her damlayı birbiri ile
Ördüğünü söyledi, selamladı


Mevlana’yım!.. 

Aşk adını anıp da
Aşk od'unu diyenlere
Sözü öze aktarınız
Aşk dilde değil gönüldedir
Ne elde ne beldedir
Dost hali denildi ise
Dost yoluna girildiyse
Kırmadan kırılmadan
Güzel olan eşya ile yorulmadan
Yağın, balın sahibine verilir
Kul hakkına kul rızası ile girilir
Sahibi olmadığımız eşyanın
Sahibine teslimi gereklidir
Dağlar benimdir dersem
Çiçeğini yolmak için değil
Koklamak içindir
 



Mendil koydum cebime
Mavi dedim rengine
Gönülden sahip oldum
Rabb’im senin sevgine dedi
MERYEM sözü aldı: 

Basamak basamak çıktım
Her fidana su döktüm
Adıma şarkı yazdılar
Benim ile gezdiler
Bülbüller hep söyledi
Dağdan dağa ünledi
Değirmene su veren dereler
Hep çağladı
Geldim gördüm sevgiyi
TOKTAY ile saygıyı
Kimse kimseye
Yersiz söz söylemezse
Kimse kimseyi paylamazsa
Orda sevgi saygı mevcuttur
Dostluk muhabbet mevcuttur dedi
MERYEM selamladı
(Soru: Basamaklar idrak basamağı mıdır?)
Her basamağa
İdrakin açıldığı yerde
Adım atarsın
Ve bilginde olanı
Gerçeğe katarsın
Bekleyen yapısını
Bağlı olan kapısını
Gördüğü kadar
Bildiği yerde açar 

Denenmiş olayın tekrarı
Kimseye mesnet olamaz
Olmayan destede
Sayım gerçekleşemez dedi
YAHYA söze geldi:
 

Her ağacın kökü bir değildir
Unutulmasın
Yüce ağacın kökü dar değildir
Ya boyunca derindedir
Ya enince çevreye yayılır
Görüşe açık olan
YUNUS’umun bilgisi
Verişe açık olan
MEVLANA’nın sevgisi
Birbirinden ayrı mıdır?
Dost yolunda gayrı mıdır?

Elden ele, dilden dile
Seherde esen yele
Baharda açan güle
Selam verdik gönülden
Saygı duyduk bilginden dedi
YAHYA selamladı


(Soru: Denenmiş olay nedir?) 

Çevreyi dolandıysam
Bilgim çoktur diyenin
Gördüğünü anlatması güçtür
Bilgi; Dolanmakla değil
Yaşanmakla elde edinilir
Değirmenin yel ile mi
Sel ile mi döndüğü
Verdiği hizmetten bilinir
İnsan, bildiği ile insandır
Gördüğü ile insandır
Vardığı ile insandır
Kul, cümlesini derdiği zaman kuldur
Dayanmayı denediği günde
Gücün sadece Allah’ımdan olduğunu
İdrak ettiği zaman kuldur
Bağlı olanı çözdüğünde
Emrin’e uydum derse kuldur
Gelmeyi denediğimiz gün
Kulluğuna talip olduk
Öyle ise andımıza uyalım
Açığımız var ise yama koyalım
(Soru: Aksi olan varidattan mıdır?)
Kayda tabi olmayan
Darlığa yönelendir
Kati emirdir Rabb’imden
Mülkün tek sahibi O’dur
Asla sahip çıkmayınız
Aldığınız destiyi
Dolu verdik dökmeyiniz
Ne dün, ne bugün
Ne de yarın hüküm değişmez
Kendi kendine
Kulun aklı gelişmez
Varidata ortağım diyen
Sahibini sahibine şikayet edendir
Dost olmayı bırakıp
Kendini inkar edendir
Her tezgahta aynı bez dokunmaz
Rabb’in kurduğu tezgahta
Kumaş tükenmez
Kurdu isen tezgahını
Kendin bulursun pazarın dedi
HAMZA DOST yargısız sorgusuz
Her adımını cümleye peyledi
Kaygusuz, şüphesiz dünyasını
Gün eyledi, selamladı


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık 


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah