12 ARALIK 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Kendi kendimize sorsak
Sevgiyi gönlümüzde yorsak
Dost adını bellerdik
Kömürü ocakta küllerdik
Cümlenize selam olsun
YUNUS ile söyleşenden
Her güzeli paylaşandan
Allah’ım razı olsun
Bindiği at aradığı gerçeğe götürsün 

Ata bindim nalı yok
Yola baktım taşı çok
Gönül dedim başa çek
Atına nal vurdurursun
Yoldaki taşları kaldırırsın
Gönülde olanı
Cümleye bildirirsin
Dünyaya olmaza ağlamaya değil
Bilgine eklemeye gelirsin
Ektiğini toplarsan sevinirsin dedi
YUNUS’um selamladı

Yakaya taktım altın iğneyi
Kulağa taktım küpeyi
Bilene sordum kapıyı dedi
SARI ANA sözü aldı:

Gayretime cümle alem güldü
Yakamdaki iğneyi her gören sordu
Dedim ki;
Bağışlayanın rahmetine
Bağışlayanın hizmetime armağanı
Kulağındaki küpe? dediler
Dost adını andım da
Dost yoluna geldim de
Geçen güne güldüm de
Kulağıma emaneti verdiler
Doğduğum günde
Doyduğumu müjdelediler dedi
SARI ANA himmeti ile hikmetinden
Yakasından kulağına geleni
Dost bağı ile bağladı, selamladı

Kulağında küpe
Yakasında iğne olmasa
SARI ANA’yı kim bilirdi?
Konduğu dalda
Bülbülü kim görürdü? dedi
KAYGUSUZ sözü aldı: 


Kiminin sevgisi
Kiminin saygısı
Kiminin görgüsü
İğnesi, küpesi, bileziği olur
Dost adını öyle bulur
Kimliğini bildiren de
Bulduran da Rabb’imdir
 

Demde doymayı denersiniz
Gelende uyum ile
Gerçeğe dönersiniz
Kemerde darlık varsa
Çözecek olan sensin
Aklının hizmeti ordadır
Satır satır okursam bilirim diyen
Değişen günde
Pişmeden aşı yiyendir
Soframız açık
Ahçımız gerçek
Geldi isek yiyelim
Ne güzelmiş diyelim dedi
KAYGUSUZ selamladı

Suyun varlığı
Silecek darlığı dedim
Su basan tarlama
Pirinci ektim
Gölgeyi düşünmedim
Dar yere taşınmadım
Emekten kaçınmadım
Verenden şüpheye düşmedim
Her günümü geceye örttüm dedi
YESEVİ sözü aldı:
 

Emek veren her kulu
Bekler elbette yolu
Arabası dolacak
Ektiği pirinci alacak
Güneşten gelen her renk
Sevgisine katılacak
Gel nazlı, gel niyazlı
Gül misali sevgin ile hazlı
Doğruyu senden aldık
Sevgiyi senden bulduk
Kayguyu senin ile sildik dedi
YESEVİ selamladı
 



İsimden isime dünya halidir
Adı ile söyler denilir
Bağlı olan bedende değiliz
Adımızı dünyada bıraktık
Sizin bilgilerinize serdik
Onun için sadece isim söyleriz dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı: 

Seyyar gezen yıldızlara sorsan
Senin gözünde der
Çünkü onlar da bağımlıdır
Yemen’den gelen her söz ile yorumludur 

Gezdiğim her toprakta
Ayrı iz gördüm
Durmayı dilemeden
Sormayı beklemeden
Dostluğu kurdum
Mantığım ile nefsime galip geldim
 

Çehrelerde gördüğün izlere
Sözün yetmez
Çünkü aklın
Kimsenin gönlüne gitmez
Horoza bakarsın
Kümesinde attığı adımı
Koyun sürüsünde atmaz
Çoban pazarda yumurta satmaz
Düzeni kuran Rabb’im
Kulundan elini çekmez dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Nağmeler geldi ise kulağa
Biliniz ki kendi sesinizdir
Gönüllerinizden yakışan süsünüzdür
Buharlaşan sevginizdir
Buluşan muhabbetimizdir
Gel güzel gel bu güne
Gel güzel gel bu yöne
Hepimiz doluştuk
Bilinen hana
Dostuna çağrı yaptık
Dağlarda yolları teptik
Gel nerden gelirsen
Gel nerde bulursan
Gel kim ile olursan
Gel sevgini nereye getirirsen
Yeter demedik bir gün
Biter demedik o yön
Hep elele oluştuk
Her öğünde buluştuk
Sevgili ile söyleştik
Yanardağa ocak dedik
Ovalara kucak dedik
Ağaçlara selam verdik
Bilgimizin her satırını fısıldadık
Yapraklarla birlendi
Bilmeyenle zorlandı
Kökünden aldığı güç
Yükseldikçe dayandı 

ALLAH’ıma emanet olunuz.
 

MERYEM ile söyleşmeyi
Dumansız günde paylaşmayı
Bilenlerden Allah’ım razı olsun 


Yağmur yağdığı günde
Hizmetinin her yönünde
Ayrıya düşmeyenden
Hali ile taşmayandan
Attığı adımda
Gerçeği aşmayandan
Dostluğu sorsan
Diyecek ki;
Somunumu paylaştım
Sorunumu hep aştım
Bilmeyene ben şaştım dedi
MERYEM her halin
Dostluğun temeli olduğunu söyledi, selamladı

Mevlana’yım!.. 

Aş ile baş ile elindeki taş ile
Gelen gelir, seven bulur
Değirmene rahmetince yol verir


ALLAH’a ısmarladık.
 

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah