|
MEVLÁNA'yım ben!
Kuşlardan sesi aldık
Çiçeklerden süsü bildik
Her güzelde
Rabb’im dedik
Selam ile geldik
Gönüllerde huzur gördük.
At ile çıktım yola
Dağ başında verdim mola dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Aştığım kayalar
Yerden geleni oyalar
Yağan yağmur
Akan
su olur birbirini kovalar
Dur demeden yürüdüm
Değmeden eteğim
çamura sürüdüm
Güneşten ne beklediğimi
Kendi kendime sordum
Kayalar örtülerini atarlar
Toprağı ovalara satarlar
Değirmende
bekleyenler
Nasiplerini ellerinde tutarlar dedi
YUNUS’um
selamladı
(Soru: Kayalar
'Önder Varlıklar' mı
oluyor?)
Yumuşak olmadıysam
Kendimi bilmediysem
Seni beni
suçladığımdandır dedi
PİR SULTAN ABDAL halimden
Halini bulana
selamını iletti
Yetersiz bulduğun her çizgide
Güzelin tarifini ararsın
Çevrenden günün yorumunu sorarsın
Umduğun güzeldir bildiğin
kadar dedi
PİR SULTAN ABDAL dost selamını
Dost olanlara sundu
Çevremi bağladım
Dumana ağladım
Gölgede bekledim
Sevgimi güneşe sakladım dedi
MERYEM sözü aldı
Ağacın
gölgesinde sevgi ile kaldı:
Görgüde olan
Dumanı sildiği halde bulandır
Yemen’den
aldığımız selamı
Cümlenize iletelim
Kumaşın rengini
Mor diye
boyatalım dedi
MERYEM selamladı
Komşu ile kuyuya geldim
Suyumu dost elinden aldım
Bildiğime günün yorumunu kattım
Öylece bir adım daha attım
dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Aldığım her taneyi
Tespih edip bağladım
Rabb’im ile
niyaz ettim
Rahmetine ağladım
Gönül bağım açıldı da
Dost yoluna
geçildi
Her adımda nefes aldım
Meyhaneye özüm
Saki diye
seçildi
KAYGUSUZ’a söz gerek
Dili dilberi söyler
KAYGUSUZ’a haz
gerek
Aşkı ile dostu peyler
Oyunda değilim der
Halk ile
halka olur
Halktan aldığı ile
Kendini bulur dedi
KAYGUSUZ
selamladı
Aşk ile meşk ile
Cümlemiz geldik söze
Dost
bağına girdik de
Oturduk düze
Elden ele ün verdik
Dilden dile
gün sorduk
YESEVİ ile helvayı kardık
Her dost bir kelam ile
Her
dost binbir selam ile
Sözünü açtı
Dostluğun gerçeğini
Her kulu
seçti
|
MERKEZ’im dedi ki:
Kainatın yazısıdır
Ne
altı ne üstü sorulmaz
Ne yazdı ise verir
Hata diye yorulmaz
LALELİ der ki:
Yedi rengi oluşturan
Bir
renk ile buluşturan
Bilenin yazgısıdır
Görenin çizgisidir
EYYÜB’üm der ki:
Bir kapıdan girdi isen
Öbür kapıdan çıkacağını bilmelisin
Her iki kapıya da
gülmelisin
HACI BAYRAM dedi ki:
Sofranı açtı isen
Dostluğu seçti isen
Gayretinin bedelidir
Her kulunun
emelidir
HACI BEKTAŞ dedi ki:
Ne tozdan
Ne
topraktan yakınmadık
Suyu kirletip de yıkanmadık
Yağ ile baldan
Her dileyene sunduk, sakınmadık
TELLİ der ki:
Üç öğünde birlik olduk
Üç
düğünde
Beraberliği bulduk
Üç düğümde
Kayguyu sildik
YUŞA der ki:
Bir yakadan bir yakaya
Allah
dedik bağırdık
Özden özü
Sözden sözü çağırdık
Koyunlar sürü
sürü geldiler
Kuşlar ağaçları buldular
Balıklar derinden derine
daldılar
Gönüller Hak aşkı ile kaldılar
VEFA der ki:
Her nağme
Senden O’na hitaptır
O’nun sesi kainata kitaptır
VEYSEL’im der ki:
Uzun uzun yürüdüm
Yoldan
yola her dileyenin
Elinden tuttum getirdim
Dostluk budur
dedim
Sözümü bitirdim
SARI SALTUK der ki:
Girdiğin her savaşın
Bil
ki sonu barıştır
Dünya geldiğin halde
Gidişi ile bir karıştır
Aldığın bilgi verdiğine yarıştır
RABİA der ki:
Aldığın her yamada
Dostunun
sevgisi görülür
Dağılan saçın
Dost elinde muhabbet ile örülür
Ölçüsü birde olan dünya
Yargısı zorda olan
künye
Senden benden sormazlar bilesin
Benim sevgim ile
yuğmazlar diyesin
Her güzel kendi güzelini verir
Her öğüt;
Alan kulunda kendini gösterir
Komşuya sorduğun
Senin
hizmetindendir
Komşudan aldığın
Rabb’imin himmetindendir
ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|