|
MEVLÁNA'yım ben!
Koyduğu her kuralda
Kulunun gönlündedir
Dumanı sildi
isek
Dostluğun yönündedir
Güzeli bildi isek
Hayır olan günündedir
Gelmeyi diledik mi?
Dönmeye söz vermedik mi?
Dünyada haz
almadık mı?
Gerçekten koz bulmadık mı?
Dar olan fistanı attık
Akan suda dost yüzüne baktık
MERYEM ile adım adım gittik
Aynı sürüyü güttük
Aynı yolları
aştık
Sanılmasın geldiğimiz güne şaştık
Dağlara söz veren Rabb’im
Kulunun sesini duymaz mı?
Geldiği halde kalanı
Güzelden
saymaz mı?
Demde YUNUS ile söyleşelim
Dert denileni paylaşalım
dedi
YUNUS’um söz aldı:
Yeşil fistan, sevdiğini
Yeşil
yaprak, bildiğini getirdi
Her sözü baştan aldı
Nokta koydu
bitirdi
Seyirde olduğu her olayda
Elde kalan taşı düşürdü
Danıştık yoldaşına;
Gölden gelmedim
Taşlı yolda bulmadım
Verdiği ile güldüm
Vermediğine ağlamadım
Dert diyen yerinsin
Ben gibi gelen
Dost adına gerinsin
Değişen olmadı
Hatalı
kalmadı
Yazılanı kimse silmedi dedi
Memet adına
selamını iletti.
Seyre geldiğimiz bilinsin
Her seherde dost adına
dönülsün
Dağılana değil övülene selam verilsin
Dünde şikayeti
olmayan
Günde doğruyu bilendendir
Gerçeği bulandandır
Güller açtı güldüğüne
RABİA güldü geldiğine
Gayretin eldedir
Güzellik dildedir dedi de
Yoluna suyunu
döktü
Dediğini yoluma geldiğim gün bildirdi dedi
YUNUS’um
selamladı
Karalar bağlamadan
Kuyuya gelmeyi huy edindim
Dost adını kendime soy edindim
Diyenin selamını getirdik
Kayalara
selam verdiysek
Bulutlara güldüğümüzdendir
Kayguyu silelim
Bulutların rahmet getireceğini bilelim
Soylu adına selam
verelim dedi
RABİA sözü aldı:
Erenlerden söyleştik
Verenlerle paylaştık
Soframız
açık geldi
Gönlümüz açık kaldı
Ne ondan ne de bundan
Asla kaygu
almayalım
Nefesi yetti ise
Tuzuna tuz katmayalım
Attığımız her
adım
Gölgemizi silecek
Rabb’im ne verdi ise
Seven kulu görecek
|
Bilenden olduğuna
Bilende bulduğuna
Her yaprağı şahit
oldu
Çiçekleri sevdiyse
Toprağına hep geldi
Yapraklarla
söyleştiği
Çiçeklerle paylaştığı bilinir
Yeniden eskiden adına
hep gelir
Bahçemin yerine dediği
Yumuşak toprağı bildiği
görülür dedi
RABİA selamladı
At üstünde duramam
Yürü diye vuramam
denilen günde
Değişen söyleşiye uyduğunu biliriz
Güneşten
alınmayan hiçbir renk
Gölgede silinmez
Sevgisinin yerini
Sadece
kendi bildiyse
Yaraya merhem aradığındandır
Gam etmediği her
gününde
Niyazına cümlemiz katıldık
Yaprak yerini vermez
Gayret emrini silmez
Üç öğünde aldığını
Bir ömürde bölmez
Yazanın
yazdığı kadar
Her kulunun uyduğu kadar
Ne eldedir, ne dilde
Sevdiği kadar sevildi
Bildiği halde övüldü
Allah’ım dilenen sahifeye getirdi
Güneşten aldığı renk hala
üzerindedir
Yemen’den gelen selamın bilincindedir
Son sözün 'uymak' olduğuna
Doğduğu günkü gibi inandı
İnandığı halde kaldı
Korkuyu o anda sildi
Ya Allah diyelim
Gelenin sevgisini
Olduğu gibi görelim
ALLAH’ıma emanet olunuz
Ya Allah dedik
Cümlenize olduğu yerin
Güzelliğini bulmanızı diledik
Dayanmayı bilirseniz
Gönlünüzde
olanı görürsünüz
Kavgayı bitirmeyi dilediği günden
Kendinde
olana uydu
Kavgadan maksat; nefsi ile savaşı
Oğuldan dileğim;
Diktiğim Gülü soldurmasın
Kızımdan dilediğim;
Gününden güzeli
kaldırmasın
Eşimden dileğim;
Konuk olmadığını bilsin
Bağlandığı
ağaçtan düğümü çözsün
Huzur ile geldim
Huzurdayım dedi
Selamını iletti
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür
Resulullah
|