|
MEVLÁNA'yım ben!
Meydan her kulunu çağırır
Dileyen gelir
Cümlenize
selam olsun
Her adımda dost adı anılsın
(Soru: Dost'tan murat Rabb’imiz mi,
Peygamberimiz mi?)
Adım ile yazdım adını dediğinde ayıramazsın
Kimden gelirse gelsin
Selamını asla çeviremezsin
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Ya Allah dedik
Meydan’a geldik
Meydan; cümlenizi,
cümlemiz ile birleyen konuttur
Daha önce Yuva’mız dedik
Her
öğünde Yuva’mızda buluştuk
Yuva’mız mekan olduğu halde
Gönüllerin Makamı denildi
Oyalar orada işlendi
Dilenen her
konu orada düşlendi
Gemiye geldiğimiz gibi
Yuva’yı bildiğimiz
gerçektir
Değişen asla yoktur
Meydan’a geldi isek
Her gelen ile
aynı ölçüyü bulduk
Nasıl? denilir
Güneşte yanayım diyen
Az az oturur, gün gün arttırır
Güneşte daha çok kalmaya alışır
Yerden göğe her yeni bilgide
Bir anahtar vardır
Geldiysek söze
Selamımız dosta olsun dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Aldığım ile sevindim
Verdiğim ile övündüm
Paylaşmayı
huy edindim
Öylece hizmetin gereğine inandım
Aç kediyi doyurdum
Korkan geyiği kayırdım
Birbirini kıran dalı ayırdım
Her biri ile
barışık kaldım
Gün geldi yarına gölge düşürenden
Nasihat aldım
Düşündüm;
Günün gölgesini görmedim ki
Yarını düşüneyim
Güneş
varken
Neden dağların karını düşüneyim
Az ile çoğun hesabını Rabb’im bilir
Bana da yeteni verir dedi
YUNUS’um selamladı
Teraziye buğdayı koysam, az verir
Dosta yeter mi?
Somunu biter mi?
Her ayna dileyen
Kendinde olana bakar mı?
dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
Bayrama gel dedik
Ramazan girdi
Seyranda kal
dedik
Pamuk çıktı kozadan
Hay Allah’ım Hay
Elinde tutsa kulu
yay
Dilediği hedefe atacak
Hevesine avını tutacak
Gerçekten
ayrı kalmayalım
Seyri dağılanda bulmayalım dedi
BEHLÜL’üm
selamladı
Eyer vurdum atıma
Dağdan dağa aşacağım
Çölde kervana yaklaşacağım
Gidelim Yar yoluna
Yoldan gelenin
huyuna deyip
Selam vereceğim dedi
EYYÜB’üm sözün her harfine
Tekbir getirdi
(Soru: EYYÜB-ül el ENSARİ mi?)
Eyvallah
Kemal; yaratılmış olmanın mutluluğudur, ad değil
(Bir can ekler; Kemal’i, isim olarak
değil de olgunluğa erişme olarak alınması gerektiği
bildiriliyor.)
Yaprağın her satırı
Bir anıma seslendi
Adı ile kainat
süslendi
Kâl; doğruyu bilenindir
Hayrına Allah’ım
diyenindir.
(Soru: ‘Yapraktan murad
nedir?)
Yaprak; adına yazılan
Soru: Kaderim mi, Kur’an
mı?)
Kaderin Kur’an’ın içindedir
Kural ne seni ne beni ayırmaz
Yerin geldiğinde
gelirsin ve dönersin
Akdeve’yi besledim
Resulü için süsledim
Niyazıma niyaz kattım
Allah’ımın emrine
Niyazımın denk geldiğini
Şükür ile gördüm
Varasın dediği yerde
Başımı verdim dedi
EYYÜB’üm selamladı
|
Yerin kulağına ses verdim,
Dedi ki; Nefesim yetmez
Söz ver dedim
Kalemim yetmez dedi
Çiçeklere böceklere
Yaratılmış her canlıya
Taşa toprağa omuz verdim
Büyüttüm, her
halimle eğittim
Yetmediyse öğüttüm
Allah Allah dedi de
Toprak ile söyleşe söyleşe
PİR SULTAN ABDAL geldi:
Toprak seni severim
Bilgini de överim
Ben sana
öğreteyim
Diye diledikçe döverim
Kimi yerinde ot biter
Kimi
yerinden kul kaçar
Ne sende ne bende
Rabb’im vermese umut yok
Vergisi umudumuza güneştir dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
(Soru: ‘Topraktan murat nedir?)
Mevlana’yım!..
Kendinden kendine bak
Dost ile çubuğunu yak
Toprak sana verilen bilgidir
(Soru: Madde bilgisi mi, mana bilgisi mi?)
Manayı bildirir, madde ile buldurur.
Er meydanı, zor meydanı
YUNUS ile yolunu alırsın
Almayı dilediğin halde kalırsın
Demde Er Meydanı’na geldik
Zoru daha
bilmedik
Haz ile naz ile palazlanırız
YUNUS misali
Yerden gökten
gelecek rahmeti bekleriz
Elbet verecek
Kulunun niyazı ile
Umudunu asla kırmaz dedi
TABDUK sözü aldı:
Meydan’a üç sofra kurduk
Üç çeşit helva kardık
Birine
arifi
Birine alimi
Birine de cahili oturttuk
Arif; bir kaşık yedi, ikinci üçüncü masaya kalanı sundu
Alim; aldığını arife verdi, kendine arifin verdiğini ayırdı
Cahil; bilen dağıttı, ben dağıtmayı bilmem
Gelsin kuşlar
yesin
Bilmediğime el sürmem dedi
Hay Allah’ım Hay
Senin verdiğine Hay
Gördüğüne Hay
dedim
Cahilin bilmediği
Kendine sevap olmuş
Allah’ım ilmin senin bilginde kalmış
Noktanın milyonda biri
Her bir kuluna
dağılmış
Selam olsun cümleye
Dost adı anılsın
HAMZA DOST geldi, bilinsin
Mevlana’yım!..
Yeşil renge yaprak dedik
Sevgiyi pembeden
mora getirdik
Gülizarda dünya sözünü bitirdik
Gelen,
gelsin dedik
Cümlenizi çağırdık
Her gelenin eline baktık
Kiminde mendil
Kiminde kandil
Kiminde zenbil
Kiminde çiçek
Ne
güzel dedik
Her biri yapısına uygun aldığı ile
Varalım
dost bağına üzümler ermiş
Sevgi dolu her kulu kapıdan girmiş
Geldik Geldik diyelim
Sevinçlerine katılalım
Düzenli
toprağa kilim serip oturalım
Ve çok sözü tek söz ile bitirelim
(Soru: Dil birliği mi Efendim?) Tekbir
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah
Muhammedür Resulullah
|