16 EYLÜL 1985


MEVLÁNA'yım ben!

Kuşak sıkı bağlandı
Güzel hal ile eğlendi
Duman gönülden atılsın
Her dileyen gönülden katılsın

Bohçe aldık dost elinden
Sohbet bildik dost dilinden
Ayrıda gayrıda değiliz
Resulü’nün halinden
Gölgeyi ağaçtan alırız
Güneşi gönlümüzde buluruz
Sahibine her kul için niyaz ederiz dedi
YUNUS’um sözü aldı: 

Bir destiye yeter demem
Paylaşmadığım aşı yemem
Deryaya attı isem odun
Cümle dost gelmeden dalmam dedi
YUNUS’um selamladı

Doyduğum gün hevese
Rabb’im dedim nefese
Alıştığım kafese yer bulurum
Çevreye ser bulurum
Bilemezsem Haktan diye
Ben yolumu zor bulurum dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı: 

Atlı gelir düz ovaya
Tatlı verir her sofraya
Yapraklarda okunur
Nasibi dilediğine dokunur
Sefer dedik yumuşak
Seher dedik aydınlık
Oymayı ele aldık
Yoldan gelene sevindik
Hak yoluna uyana
Yoldan gelir dedik
Saymayı bildiğine
Ömürde uyduğuna
Cümlemiz şahidiz 


Ocağımız kuruldu
Aşımız pişecek
Gelenler kaşık alıp
Nasibine koşacak dedi
HACI BEKTAŞ sözü
PİR SULTAN ABDAL’a verdi:

 



Pak oldu giydiğimiz çamaşır
Hak oldu elin doğruya çalışır
Gümüş destiyi alsan
Altın gönüle yakışır
Kevser
Üç günde bin tane oku
Dört yol ağzına suyu dök
Gönülleri kaygudan çek dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Bağ bozumu geldi ise
Bağcının yüzü güler
Yeni doğmuş bebeciği
Anacığı beler
Rabb’im her kuluna
Nasibince böler dedi
HACI BAYRAM söze geldi:
 

Dağa çıktım adım adım
Ufuktan nasip aldım
Her çalıya danıştım
Gelen giden bolca mı?
Akan sular gürce mi?
Her biri niyaz etti
Alan veren sevgi sattı
Dost bayrağını dostlar tuttu
Cümlemiz elele verelim
Her bir dosta soralım
Bir kelime güç verir
Bin kelime sac verir
Sevgi her kulunu güldürür dedi
HACI BAYRAM selamladı


Buğday dolu çuvallar
Akan su süreklidir
Değirmen gereklidir dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
 

Bağlamadan sözünü
Bulamazsın özünü
Açmazsan gönlünü
Bilemezsin sözünü dedi
HAMZA DOST selamladı


ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah