12 EYLÜL 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Kuşlar ile bir olduk
Gönüllere hep dolduk
Selam ile geldik
Sohbette olanları gördük 

Demde güneşi bulan
Aydan yıldızdan soran
Akan suya baktı mı?
Bilgisine gerçeği taktı mı?
Odunu alıp ocağında yaktı mı?
Ya Allah dedi de
YUNUS sözü doğrudan aldı
Çevreyi bilgisi ile doladı:

Gel diyene sorduğum
Bil diyen ile olayı yorduğum
Her anımda bana destek oldu
Su almayan çiçek soldu
Girdiğim bağda
Bağcı güzeli sordu
Ele aldım fidanı
Serden sildim nedeni
Güzel dedim güdeni
Bağcı sordu;
Yolunu bilen mi kararlıdır, soran mı?
Bilenin kararı verilmiştir
Soranınki kaderinde örülmüştür dedi
YUNUS’um selamladı

Olmayanı değil bilinmeyeni aradık
LALELİ diye her kapıya sorduk
Adına dost diye nokta koyarlar
Oturduğu postu güzelden sayarlar
Dost diye geldik söze
Nağme ile girdik hazza dedi
LALELİ binbir noktaya gerçeği yazdı: 

Okuyalım satır satır
Kim derse ki kulda hatır
Allah adına selam verelim
Selamın her harfine
Tekbir getirelim
Dağlar yolumuzu açar
Dileyen zorlamadan geçer dedi
LALELİ selamladı

Ya Allah dedi
VEYSEL’im sözü aldı:
 

Söyleşelim her günde
Paylaşalım her yönde
Doğduğumuz bellidir
Doyacağımız aşikar
(Soru: Ölümde mi?) Eyvallah
Duymayı dilediğimiz gibi
Uymayı deneyelim
Diyelim ki;
Bekleyenle bilgisine ekleyen
Kendinden kendine
Sırrını saklayandır
Açalım bendimizi
Bulalım kendimizi
Gönüldeki sargımızı
Ömürdeki yargımızı
Yemen bize tez verir
Bilen tespihi bulur
Meyveyi, çekirdeği olmadan bulamazsın
Kabuğu olmasa bilemezsin
Tadı olmasa yiyemezsin
Bilgi de öyledir
Kabuğunu soy
Tadı ile ye
Çekirdeği ile üret
Yaban değil üretesin
Ekin gelsin öğütesin dedi
Sürüsünü meraya sevgi ile saldı
VEYSEL’im selamladı


Seyyar yapı düzen ister
Seyyar ocak kazan ister
Seyyar bilgi hazan ister
Gel gerçeği arayalım
Açılan kitap ile
Hak katına varalım
(Soru: Kur’an mı?) Eyvallah dedi
HAMZA DOST sözü aldı
SEYYİD ÖMER selam verdi
Selam ile söze girdi:
 

Oturup kalacağız
Meydan’da sofrayı kuracağız
HACI BAYRAM’a selam ilettik
Dedi; HACI BEKTAŞ ile geleceğiz 

MERKEZ’ime selam verdik
YAHYA ile SÜMBÜL’üme haber saldık
Dedi ki; HOCA’mız ile geleceğiz
Hep bir olup güleceğiz
(Soru: NASRETTİN HOCA mı?) Eyvallah 

MERYEM yoldan ulaşır
SARI ANA, KAYGUSUZ ile gelmeye çalışır
Her gelen cümlenize sevgisini bölüşür 


Çevre çevre oluştuk
Cümlemiz bir buluştuk
Yumaktan yumağa bilgi ekledik
Kimden söz gelir? deyip bekledik
 

MERYEM sözünü açtı
Seymenden söz getirdik
Zahmet olanı bitirdik dedi 
 



SARI ANA; Dilenen aşı pişirdik
Her dileyenin sofrasına kotardık dedi 

RABİA SULTAN; Elde mendil, duvarda kandil
Yokuştan güç bekleyene omuz veririz
Destek olur gönlünü alırız dedi 

PİR SULTAN ABDAL; Çuvalda olanı alsın
Cümleye dağıtsın dedi
Kendine pay değil Hay aldı 

SARI SALTUK; Yar diyenle sallandı
Gel diyenle bellendi
Kal diyenle beklendi, selamladı 

Karınca örümceğe sordu;
Ördüğünle övünürsün
Soğukta ne örtünürsün?
Örümcek karıncaya sordu;
Alınırsın taşınırsın
Koca yazda koşunursun
Karakışta ne ile ısınırsın? 

Dost havası ısıtır
Rabb’im dilediğine taşıtır dedi
YAHYA EFENDİ Her yaratılmışın
Birbirine hizmette kusuru olmasın diye
Niyaz etti, selamladı


(Soru: Kur’an’ın tercümesinde, yer yer ‘şair’ ile ‘şiir’i yeren ifadeler var.
Bu konuda bilgi verir misiniz?)


Güzeli tarife arif mi gerek?
Yorumdan yoruma
Yaprak yaprak açılan
Bilginizde her öğünde
Seçilen gerçeğin güzel olduğudur
Onun için güzeli tarife gerek yoktur dedi
MERKEZ’im sözü aldı: 

Ayağı toprağa koysan
Binbir öğüte bedeldir
Doğruya baksan
Birbirinden güzeldir dedi
MERKEZ’im selamladı

Ağacın yakıldığı, hıyanettir
Söküldüğü, emanet dedi
KAYGUSUZ sözü aldı: 

Her bir fidan bir kuluna hizmette
Binbir fidan cümlesine hizmette
Bir yaprağı zorlamaya kıyamazsan
Verdiği güzele doyamazsan
Kuluna hikmettedir
Al alalım, gel bulalım
Güzelliğe talip olup
Hıyaneti silelim
Sevgi dolu her fidanın dalları
Sevgi verir bize güzel halleri
Ayna olsun birbirine kulları
Güzel alsın, güzel bilsin
Güzeli birbirine versin dedi
KAYGUSUZ selamladı

HAMZA DOST cümlenize
Cümlesi ile birliğin halkasına geldiğini söyledi 

Suyundan huyundan
Gölgeyi sildik geldik
En güzele ömürde talip olduk da geldik
HOCA ile sohbeti
Selametle topladık
Dedi ki;
Hele hele nasıl oldu katladık
Gelen geçen eğilse
Bayram diye kutladık
Ne bayram ne de seyran
Dost düğünü var diye hopladık
Düğün bayram HOCA’ya
Namaz niyaz bacıya
Tez gelelim ocağa
Desti verelim kucağa
Kıran kırmış, oturup ağlar
Suyu ne ile alırım? diye
Karalar bağlar
Dumandan almazsan
Destin kırılmaz
Kırılsa da akan su kesilmez
Oturursun su başına
Diledikçe içersin
Derman dilediğin her konuda
Karalar bağlamazsın
Doğduk doyacağız
Cümle ile gerçeği oyacağız
Gün gelecek, sağır da olsak
Ne denirse duyacağız dedi
HOCA’m selamladı

Demde güzelin tarifi
Kandil ile değil
Akım ile verilir
Kandil ile tarif o kadar olur



ALLAH’ıma emanet olunuz

ALLAH’a ısmarladık


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah