|
MEVLÁNA'yım ben!
Kuşlar ile bir olduk
Gönüllere hep dolduk
Selam ile
geldik
Sohbette olanları gördük
Demde güneşi bulan
Aydan yıldızdan soran
Akan suya
baktı mı?
Bilgisine gerçeği taktı mı?
Odunu alıp ocağında yaktı
mı?
Ya Allah dedi de
YUNUS sözü doğrudan aldı
Çevreyi bilgisi ile doladı:
Gel diyene sorduğum
Bil diyen ile olayı yorduğum
Her anımda bana destek oldu
Su almayan çiçek soldu
Girdiğim
bağda
Bağcı güzeli sordu
Ele aldım fidanı
Serden sildim nedeni
Güzel dedim güdeni
Bağcı sordu;
Yolunu bilen mi kararlıdır,
soran mı?
Bilenin kararı verilmiştir
Soranınki kaderinde
örülmüştür dedi
YUNUS’um selamladı
Olmayanı değil bilinmeyeni aradık
LALELİ diye her
kapıya sorduk
Adına dost diye nokta koyarlar
Oturduğu postu
güzelden sayarlar
Dost diye geldik söze
Nağme ile girdik hazza
dedi
LALELİ binbir noktaya gerçeği yazdı:
Okuyalım satır satır
Kim derse ki kulda hatır
Allah adına selam verelim
Selamın her harfine
Tekbir getirelim
Dağlar
yolumuzu açar
Dileyen zorlamadan geçer dedi
LALELİ selamladı
Ya Allah dedi
VEYSEL’im sözü aldı:
Söyleşelim her günde
Paylaşalım her yönde
Doğduğumuz
bellidir
Doyacağımız aşikar
(Soru:
Ölümde mi?) Eyvallah
Duymayı
dilediğimiz gibi
Uymayı deneyelim
Diyelim ki;
Bekleyenle
bilgisine ekleyen
Kendinden kendine
Sırrını saklayandır
Açalım
bendimizi
Bulalım kendimizi
Gönüldeki sargımızı
Ömürdeki
yargımızı
Yemen bize tez verir
Bilen tespihi
bulur
Meyveyi, çekirdeği olmadan bulamazsın
Kabuğu olmasa bilemezsin
Tadı olmasa yiyemezsin
Bilgi de
öyledir
Kabuğunu soy
Tadı ile ye
Çekirdeği ile üret
Yaban
değil üretesin
Ekin gelsin öğütesin dedi
Sürüsünü meraya sevgi
ile saldı
VEYSEL’im selamladı
Seyyar yapı düzen ister
Seyyar ocak kazan ister
Seyyar
bilgi hazan ister
Gel gerçeği arayalım
Açılan kitap ile
Hak katına varalım
(Soru: Kur’an mı?)
Eyvallah dedi
HAMZA DOST sözü aldı
SEYYİD ÖMER selam verdi
Selam ile söze girdi:
Oturup kalacağız
Meydan’da sofrayı kuracağız
HACI
BAYRAM’a selam ilettik
Dedi; HACI BEKTAŞ ile geleceğiz
MERKEZ’ime selam verdik
YAHYA ile SÜMBÜL’üme
haber saldık
Dedi ki; HOCA’mız ile geleceğiz
Hep bir olup
güleceğiz
(Soru: NASRETTİN HOCA mı?)
Eyvallah
MERYEM yoldan ulaşır
SARI ANA, KAYGUSUZ ile gelmeye
çalışır
Her gelen cümlenize sevgisini bölüşür
Çevre çevre oluştuk
Cümlemiz bir buluştuk
Yumaktan yumağa bilgi ekledik
Kimden söz gelir? deyip
bekledik
MERYEM sözünü açtı
Seymenden söz getirdik
Zahmet olanı
bitirdik dedi
|
SARI ANA; Dilenen aşı pişirdik
Her dileyenin sofrasına
kotardık dedi
RABİA SULTAN; Elde mendil, duvarda kandil
Yokuştan güç
bekleyene omuz veririz
Destek olur gönlünü alırız dedi
PİR SULTAN ABDAL; Çuvalda olanı alsın
Cümleye dağıtsın
dedi
Kendine pay değil Hay aldı
SARI SALTUK; Yar diyenle sallandı
Gel diyenle
bellendi
Kal diyenle beklendi, selamladı
Karınca örümceğe sordu;
Ördüğünle övünürsün
Soğukta ne
örtünürsün?
Örümcek karıncaya sordu;
Alınırsın taşınırsın
Koca yazda koşunursun
Karakışta ne ile ısınırsın?
Dost havası ısıtır
Rabb’im dilediğine taşıtır dedi
YAHYA EFENDİ Her yaratılmışın
Birbirine hizmette kusuru
olmasın diye
Niyaz etti, selamladı
(Soru: Kur’an’ın tercümesinde, yer yer ‘şair’
ile ‘şiir’i yeren ifadeler var.
Bu konuda bilgi verir misiniz?)
Güzeli
tarife arif mi gerek?
Yorumdan yoruma
Yaprak yaprak açılan
Bilginizde her öğünde
Seçilen gerçeğin güzel olduğudur
Onun için güzeli tarife gerek yoktur dedi
MERKEZ’im sözü aldı:
Ayağı toprağa koysan
Binbir öğüte bedeldir
Doğruya baksan
Birbirinden güzeldir dedi
MERKEZ’im selamladı
Ağacın yakıldığı, hıyanettir
Söküldüğü,
emanet dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
Her bir fidan bir kuluna hizmette
Binbir
fidan cümlesine hizmette
Bir yaprağı zorlamaya kıyamazsan
Verdiği güzele doyamazsan
Kuluna hikmettedir
Al alalım, gel
bulalım
Güzelliğe talip olup
Hıyaneti silelim
Sevgi dolu her
fidanın dalları
Sevgi verir bize güzel halleri
Ayna olsun
birbirine kulları
Güzel alsın, güzel bilsin
Güzeli birbirine
versin dedi
KAYGUSUZ selamladı
HAMZA DOST cümlenize
Cümlesi ile birliğin
halkasına geldiğini söyledi
Suyundan huyundan
Gölgeyi sildik geldik
En
güzele ömürde talip olduk da geldik
HOCA ile sohbeti
Selametle
topladık
Dedi ki;
Hele hele nasıl oldu katladık
Gelen geçen
eğilse
Bayram diye kutladık
Ne bayram ne de seyran
Dost düğünü
var diye hopladık
Düğün bayram HOCA’ya
Namaz niyaz bacıya
Tez
gelelim ocağa
Desti verelim kucağa
Kıran kırmış, oturup ağlar
Suyu ne ile alırım? diye
Karalar bağlar
Dumandan almazsan
Destin kırılmaz
Kırılsa da akan su kesilmez
Oturursun su başına
Diledikçe içersin
Derman dilediğin her konuda
Karalar
bağlamazsın
Doğduk doyacağız
Cümle ile gerçeği oyacağız
Gün
gelecek, sağır da olsak
Ne denirse duyacağız dedi
HOCA’m selamladı
Demde güzelin tarifi
Kandil ile değil
Akım
ile verilir
Kandil ile tarif o kadar olur
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|