12 OCAK 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Meydan açık gelene
Gönül açık sevene
Yollar açık bilene
Selam olsun
Her kulu renklerden gelen sesi alsın

Dayanmayı bildiğimiz
Savunmayı sildiğimiz
Öğünmekten kaldığımız
Dost halimizden görülür
Sevgimiz her gün açık açık örülür
Aldığımız her konu
Gerçeğin ipine dizilir

Dört yanıma baktım da
Dört güzeli gördüm
Her güzelde gerçeğin sırrına erdim dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Bir ağaçta düzen olmaz
Çünkü bir ağaçla ovanın düzeni bozulmaz
Nerde olursa olsun ayağında taş kalmasın
Dost kapısı kuluna kapanmasın dedik niyaza durduk
Gelenden gidenden YUNUS’u sorduk

YUNUS çevreye daldı
Tek ağaç gölgesine durdu dediler de
TABDUK ile suyumuza çöp attılar
Bilmediler ki akan suda çöp kalmaz gider durur
Yer buldukça karaya vurur
Gam değil ne deseler
İster kuru lokma
İster baklava yeseler
YUNUS dost arar
Yerden göğe hali sorar
Yanına bülbül gelse nağmesine dalar
Karga gelse kaygusuna yorar
Senden aldığını dileyene sorar dedi
YUNUS’um selamladı

Hak adına sorduk geldik
Hak yolunu bulduk sevdik
Bir tas buğdayı dost eline verdik
Selam olsun, niyazını bilene yardımcı gelsin dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Ektiğim her taneye adım yazdım, al oku
Mendil elinde olsun dileğince doku
Ayağına sert geleni duyma
Gönülden aldığına dost nefesi de
Aykırı gelene uyma
Saf saf gelsin deryadaki dalgalar
Gerçeğe uysun bilgindeki halkalar dedi
HACI BAYRAM selamladı
Seymen ile gelene

Vurduk taşa kıralım
Sorduk başa varalım
Gürleyelim, sırlayalım
Doğru yönde parlayalım dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:

Her basamakta arkana baktığında
Göreceğin tek şey vardır, bilmediklerin
Çevrene baktığında gördüğün tek şey, öğreneceklerin
Her basamak bir bilginin eseridir
Öğrenmeye heves ettiğin sadece tasarıdır
Dizgide olmayanı öğrenemezsin
Kaygu etme
Öğrendiğin kadar senin için en hayırlı dedi
BEHLÜL’üm gölgesiz günde
Yüce ağacın gölgesini diledi

Yerden göğe hizmetteyiz
Yar kapısında himmetteyiz
Gümüş altın zimmetteyiz
Yamayı dikeceğiz
Yırtık olanı sökeceğiz
Akan sudan aldık
Fidana dökeceğiz dedi
MERYEM sözü aldı:

Ayağımız taşa toprağa basar
Günün derdini çeker
Ne söz eder ne ağlar ne de gitmem artık der
Yumuşak yol bulalım
Ayaktan huzura varalım
Seni beni sorarlarsa
Kuma gitti diyelim
Soframızı kurduk
Hak lokması yiyelim dedi
MERYEM selamladı

 



Yağmur tanesi geldi alnımı buldu
Açtığım avucuma doldu
Yerde toplandı, toprak ile hallendi
Yumuşak oldu ise varsın çamura dönsün
Olumsuzu gerektiği gibi silsin dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Toprağım var süreceğim
Fidan aldım dikeceğim
Çalıları sökeceğim

Gel el ver dedim nefere
Elele gidelim zafere
Her dostu çağıralım sefere
Diktiğin fidan sana mı, bana mı? dedi de nefer
Sadece ABDAL’a kaldı zafer ile sefer
Ortak olayım dedim elimi tutmadı
Ne emeğini ne bilgisini katmadı
Fidanın meyvesini topladım eline verdim
Zahmet olur dedi satmadı
Hey gafil uyan dedim
Nefsini alıp gütmedi
Rabb’ime havale ettim
Görevim düzenlemeye yetmedi
Kayguya düşmeyelim,
Alan alır aldığı ile bulur
Hiçbir olaya şaşmayalım dedi PİR SULTAN ABDAL
Olumsuzu olumlu yapmak kulun gücü değildir
Rabb’im seyri bildirir,
Seferde olanı buldurur dedi, selamladı

Seyrana geldik hazzı
Gölgesiz dedik güzü
Çevrede olan her yüzü
Yaprak yaprak göreceğiz
Emekten veren ile sepeti öreceğiz
Doymayı deneyenler önce uyanlardır
Soğuktan sıcaktan, kardan buzdan ayrıya düşenlerdir
Her olayı katıksız dileyen
Sevgisine örtü koymasın dedi
Bundan şundan sözü alanın
KAYGUSUZ ile ormanda bulanın sorgusuna geldi:

Yolumu bulayım diye
Her ağaca nişan koydum
Gide gide ormanın dışında kaldım
Döndüm baktım ki
Koyduğum nişanlara kuşlar tünemiş
Aldıkları her tanede birbirini sınamış
Bilen bilmeyeni kınamış
Bak sen minicik kuşa
Kendini hakim saymış dedim de
Merdane gelen kadıya sordum;
Her yaratılan bildiğince uyuma katılır
Bilgisinde olan ile uyuma atılır
Güzelin örneğini yaratılmış her varolanda görmelisin
Marifet, yaratılmışlığının bilgesi olmak
Sınayan kınayan kuşlara
Kendini örnek vermek dedi de kadı
Beni bilgimdeki noksan ile ortada koydu
Düşündüm danıştım, erenlerle konuştum
Dediler ki;
Kimsenin kaydına kimseden söz düşmez
Bileyim diyen kişi kimsenin bilgisini deşmez
Kendi yolunda gönlünü açtı ise olanlara şaşmaz
Eyvallah dedim kendime döndüm
Kendimi erenlerin sohbetinde buldum dedi
KAYGUSUZ selamladı

Mevlana'yım !..

Gelmeyi dileyenler
Yerimin varlığını özleyenler
Güneş’ten alan yıldızlara benzerler


ALLAH’ıma emanet olunuz!
BEHLÜL’üm
ALLAH’a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah