17 OCAK 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Huzur diledi isek günden
Kayguyu silelim gelenden
Suyun aktığı yerdeyiz
Güzelin bildiği gerçekte
Cümlenize selam olsun
YUNUS ile söze gelen her bilge
Yolun gidişine katılsın
Her alan dilenen kervana katılsın
Desin ki;
Benden senden okunacak
Bilgin ile dokunacak gündeyim
Dumanı sildim aydındayım

YUNUS’tan soru alan
Bağladığı ağaçta dost ile kalan
MERKEZ’ime danıştım
Yapraklarla söyleştim dedi
YUNUS’um sözü MERKEZ’ime verdi:

Gördüğüm düzen cümlede yolu açar
Sevdiğim yazan gönülden geçeni seçer
Ne dağlar yere durur
Ne ovalar dağa vurur
Her yaratılmış yerli yerinde gerçeği korur
Yağdan baldan bir damla
Gönülden gülden bir hamle
Çağırdığım gerçeğe adım attırır
Elinde olanı dost kapısına tutturur
Niyazımız, güzelden güzele adım atmaktır
Nefesten alana dilediğini katmaktır

(Uykusundan korku ile uyanıp, ağlayan bir çocuğa)
Çeyrek günde uyuyan
Çeyrek günde elini başına dayayana
Yerden gökten aldığınız
Selam diye verdiğiniz
Naneyi yağa serpiniz
Ekmeğini batırıp yesin
Uykusunu öyle alsın

Meyhaneye her giren
Mey alayım der
Her kulu dilediğince içer dedi
Yoldan gelene MERKEZ’im selamını iletti

Manaya yöneldikte Güneş’e bakarız
Başımıza Gül takarız
Güzellik öyle tarif edilir
KAYGUSUZ’a gayreti sorsak
Emekten esirgenmeyen der
Her adım için Rabbi'nin rızasını diler

Gelmeyi dileyene de ki;
Meyveler oldu toplayacağız
Bohçalar doldu katlayacağız
Gönülleri aşkı ile paklayacağız
Dönüşten yol sorana;
Gidişi bildin mi? diyelim
Kayguyu sildin mi bilelim
Sevgimizi gerçeğin aynasına tutalım dedi
KAYGUSUZ selamladı

Altın anahtarı elime aldım
Altın kapının önünde durdum
Sevgili nerde? dedim de
HAZMA DOST’a sordum
Dedi ki;
Bağladığı düğümü çözer
Bilmediği satırı çizer
Hak bahçesine Hak sözünü almış gezer
Deryada giden balığı süzer dedi
HAZMA DOST selamladı

Bir somun aldım
Yerden göğe cümleyi selamladım
Her gelen ile somunumu paylaştım
Verdiğim her lokma somunumdan eksilmedi
(Soru: Paylaşmayı bilirsen elindeki artar mı?) Eyvallah
Bir versem bin alırım
Her lokmanın vergisini
Rabb’imden bilirim
Esirgedi isem lokmayı
Dost kapısından dönerim
Derdime öyle yanarım
Bildim seni Allah’ım esirgemeyensin
Esirgeyene arttırmayansın
Sevginde seninle oldum
Gölgemi seninle sildim
Bilsem bilmesem
Gönüldeki kaygumu bitirdi diyelim
Elden ele Hak lokması iletelim
Bir tas çorbamız kaynarsa
Bir kamış suyumuz önümüze geldi ise
Cümlemizin nefesindendir
Aydın olanın kafesindendir dedi
SOMUNCU her niyazınıza
Gönülden katıldı, selamladı

 



Var git dileyenin yuvasına
Sar git dost diyenin havasına
Sen de tuzunu kat sofranın çorbasına dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Dinlediğim her ses
Bana seni getirdi dedi
HACI BAYRAM selamladı
(Soru: Nefesle gazel, sözünün açılışı mı?) Eyvallah

Ben gölden aldığım balığı
Deryaya salayım desem olmaz, yerini bulmaz
YUNUS’un yolunu sorsam, gazelden bilmez
Hay Allah’ım arayım
Seni kime sorayım
Senden benden oluşan bilgim ile kalayım dedi
HACI BEKTAŞ sözü bağladığı gerçekten çözdü

Sürü sürü balık olsa
Gölde olan nehire gelse
Yolcuya söz vermez
Çünkü göldeki balık nehire akmaz
Bildiğinden çıkmaz
Bilgimi göldeki balığa mı?
Deryadaki balığa mı aktarayım? dedim de
YESEVİ sözü aldı dedi ki;
Gönlündeki balığı bul da ona anlat
Çevrende olanın alacağı bilgiyi
Demde biliyor isen durma sat
Eyvallah dedim de
Bilgime talip olanın nasibine verdim dedi
HACI BAYRAM ile HACI BEKTAŞ
Bilinen konuya nokta koydu, selamladı

Bindiğim attan geldiğim yerde ineceğim
Aradığım kapıya döneceğim
Aşkına düştüm yanacağım dediğim gün
Seyre gelmeden ne ile oldun?
Hizmet vermeden nerede buldun?
Sevgini vermeden kim ile doldun? dediler
Ayvadan, nardan, bağdan, bostandan
Bilmediğim günde bana sordular dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Hizmetine gireceğim
Ömürde dilenen hırkayı şüphesiz öreceğim
Cümle de senin yarattığın diye
Sonsuz işaret göreceğim
Dağılan her taneyi toplayacağım
Kundak olsun elime alıp katlayacağım
Öylece senden gelmenin
Mutluluğunu yaşayacağım
Allah’ım dedim her adımda
O’ndan gelene talip oldum
Cümlenize selam olsun
Ben gibi bilenler galip gelsin dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Suyumuz birikti gelsin alsınlar
Sevgimiz birikti arayıp bulsunlar dedi
SARI ANA sözü aldı:

Yeşilden yeşile bilgi aktardık
Dilenen sofrada sevgi kotardık
Dost diye gelene niyaz ettik
Şifa diledik yerden göğe
YUNUS ile sözü gerçek bilimde topladık dedi
SARI ANA selamladı
(Soru: Uyku için mi?) Eyvallah
Saymayı denesin, desin ki;
Her nefeste bir yudum alacağım
Bir gölge sileceğim
Naneyi kaynatsın, su diye içsin

Eğlendiğiniz her konu
Beklediğiniz yöne götürür
Eğlenmekten maksat oyun değildir
YUNUS’tan gelen sözde
Nerden nereye alalım?
Nerde kimi bulalım? demeden, uyuş vardır

Öksürmeyi dilemeyene
Karanfili kaynat iç (Kuru karanfil)
(Soru: Öksürüğü için mi?)
Eyvallah

Mayamız dilenen haldendi
Gönlümüz gerçeğe açık güldendir
Seyre daldık, bilmeyi diledik
Dilediğimiz gerçeği seyre daldık
Güzel çirkin her şeyi…
Cümlenize selam gelsin
Yemen’den gelen selam
Gönüllerden geleni alsın

ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah