18 OCAK 1985

‘Suret tasvir eden, ona ruh verinceye kadar Cenabı Hak azap eder'.
Hadis-i Şerifinin açıklanması talep edilir.


MEVLÁNA'yım ben!
 

YUNUS ile söyleşiriz
Sözleri hep paylaşırız
Cümlenize selam olsun
Kayıtta olan her satır
Gönüllere huzur versin

Gelmeyi diledik geldik
Bilgimizi eledik bildik
Gerçek olanı kayguyu sildiğimizde bulduk
Yollar yolcuya açıktır, niyete durdu ise
Niyazlar semaya açıktır, gönülden vurdu ise
Elden ele sözü ileten
Güzelden güzeli sardı isen ne güzeldir dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Peyledim güzeli
Yerden göğe halledim ezeli
Yolumun bitirdiği yere kadar
Oymayı ele aldım
Her dalını ayrı koydum
Bir bir oyacağım
Bir bütüne talip oldum
Yerli yerine koyacağım
Oyamazsam;
Dost diline, Dost haline, Dost eline
Gönülden yalvaracağım
Affını dileyeceğim
Meyhaneye Dost adına gireceğim
Hizmetim bitmedi diye
Yeniden erliğe soyunacağım
Allah’ım dedim, niyetimi kurdum
Dalı elime aldım;
Ne güzel oymuşum
Meğer ben buymuşum
Gel dedim cümle dosta
Beraberce oturalım posta
Elele niyet edersek
Yerden göğe hizmete katılırsak
Dost bizim, post bizim
Hak bizim ile, gerçek sözüm ile dedi
YUNUS’um selamladı

Hırkamı giydim geldim
Fırkayı sordum buldum
Her adıma yar adını okudum
Bildiğimi tezgah kurdum dokudum dedi
EYYÜB’üm sözü aldı:

Geldiğim günler serin
Gördüğüm yollar derin
Sen geldi isen söze
Gönlünü nerde açtın göze?
Sevgiye kin katma özürsüz sev
Sevgini konu etme katıksız ser
Bilmediğin her konuyu sergiye koy
Bilen gelir seni bulur
Bilmediğini öğretir dedi
EYYÜB’üm selamladı

Aldığım her nefes
Beni O’na yaklaştırır
Niyazımı bildi isem
Beni ben ile paklaştırır dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Elde tespih gezdiğim gün
Dağlar taşlar selam verdi
Dilde tespih ettiğim gün
Ben dağlara taşlara selam verdim
Gümüş idim altın oldum diyen ile sohbeti kurdum
Eğittiğin her güzelde gerçeğin gözcüsü vardır
Senden aldığı ile gelişene gölge veren olmaz dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Komşuya sorayım
Yoluna varayım dedim, kapısına durdum
Gelen giden göz attı
Bilmez dedi söz etti
Aşıma başıma niyaz ettim, kapıya vurdum
Öfkeyi hal edinen,
Bilgeyi kul edinen biri ile karşılaştım dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:

Selam verdim komşuma
Dedim; Gelsin yuvama aşıma
Olmaz dedi, sen kimsin?
Ben koskoca bir kaya
Sen yolunda bir kumsun
Dedim ki;
Ufalırsın dökülürsün
Talip ol da sen de kum olursun
Ne kırılır ne kırarsın
Ne yorulur ne yorarsın
Gönlüne ateş düştü
Geldi gönlümü deşti
Ne güzel sohbet ettik
Gecemize gün kattık dedi
KAYGUSUZ selamladı

Yarattığı gün bizi
Vermeden nefesimizi
Bütüne diye ağlarız
Gerçeğe o anda talip oluruz
YUNUS’a ne deseler hoş
Ne sorsalar boş dedi
HAMZA DOST sözü aldı:

 



Dur dediği gün bize
Hırkayı atacağız
Dost elini tutacağız
Yolun gidişi budur

Aynayı ele alsan
Yüce dağın başına çıksan
Gördüğün ile benliğini silersin
Karanlık odaya girsen
Aynayı eline alsan
Kendini karanlıkta görürsün
Tövbeye öyle girersin dedi
HAMZA DOST her gelenin, cümleyi
Yüce dağın başına gidip
Aynaya orda bakılsın diye
Yardımcı olacağını söyledi

Niyaz edelim, niyet kuralım
Deryayı diledi isek, kumda kalalım
Suyun damlası yeter baktığın bağlara
Kulun sevgisi yeter gittiğin yolara
Dostların bilgisi yeter gönlündeki yapındaki hallere dedi
YAHYA EFENDİ sözü aldı:

Saklanmaz bilgi çevrenden
Beklenmez sargı devrenden
YUNUS ile yorumdan
Çıkmaz sözü Kur’an’dan
Gelmeyi diledi ise yollar açıktır
Silmeyi denedi ise sözü gerçektir dedi
YAHYA EFENDİ selamladı

Yaprakları dizdim geldim
Dağı taşı gezdim geldim
Her güzele sordum geldim
Beni benden sorarlarsa
MERYEM dedim, atım çözdüm geldim
Suyun derini iz vermez
Sözün derini toz vermez
Gemiye girdi isek
Deryada fırtına kalmaz
Biz bir adım attıkta niyaz ettik
Sevgisini gönlümüze kattıkta
Ne buluttan kaygu alır
Ne fırtınadan korku duyarız
Hay Hak der sefere öyle çıkarız
Ve semaya öyle bakarız
Yakardığım gün Rabb’ime
Düşmez dedim kaygu haddime
Sen yarattın, sen korursun
Örümceği ağı ile görürsün
Ayağım olur yürürsün
Yakaya taktı isem Gülünü
Sende beni, bende seni
Resulü ile cümleyi seversin sevdirirsin dedi
MERYEM selamladı

(Soru: Efendim Gemi’ye girildi mi?)

Dileyen her kuluna açık olan Gemi
Niyaz ile niyetin birliğidir
Sevginin bağladığı
Gölgelerin silindiği makamdır
Kendinden kendine sor;
Niyaz ettim, sözümü tuttum mu?
Niyet ettim, ahdimi yerine getirdim mi?
Sevmeyi denedim, her varolanı sevdim mi?
Öyle ise Gemi’deyim

Mevlana'yım !..

Mevlâm senden sana sığındık
Sen ile cümleyi birledik
Cümlemiz birlik olduk
Aşkın ile gürledik
Sar bizi nurun ile
Varlığın sevgimize ses oldu
Varlığın görgümüze süs oldu
Gördük, sevdik, sevgimize cümleyi kattık
Ayırma ya Rab
Olmaya niyet kurduk
Kurduğun düzenden asla şikayetçi olmadık
Eleleyiz gönül birliğinde
Eleleyiz günün zorluğunda
Eleleyiz karında yarında


ALLAH’ıma emanet olunuz!
ALLAH’a ısmarladık.

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah


Eğittiğin dedik ABDAL’ı verdik
EYYÜB’üm

(Resim verildi: Hz. İSA)
Yolların düzenine görgüsü ile gelen
Kitap ile bilinen TOKTAY