|
MEVLÂNA’yım ben!
Hoş gördüm
Benden yol alanın
Olmuşa gün verdiği bilinir
Yazı ile
verilen
Gelen günde değerini alır
Sözle verilen, gününde kalır
Dağda biten ot, keçiye
Ovada biten ot, şilteye
Dağdaki ot yersiz mi?
Keçi dünyada değersiz mi?
Kuyuya vardım derince
Nimeti aldım verince
Mümin kul gördüm
gönlümce
Sohbet ettim dilimce
Dilimden alan da var
Alfabede kalan da
Sohbeti fala çeviren de
Olmadan gülene
Düşmeden ağlayana
MEVLÂNA ne
desin?
Meyve yiyip ermemiş diyene güleyim
Ermemişse ne kopardın
Almış
isen ne yedin?
Yediysen ne dedin?
Kul her sözün ardına günahı koyarsa
Sırtını ona dayarsa
Sevabı asla bulamaz
Çünkü iyi olanı bilemez
Dağa bağ
diksen, dallanmaz
Bağa yalnız gitsen, toplanmaz
Üzümü sergiye koysan,
ballanmaz
Kulu eğiteyim diye korkuya koyarsan
Güzelliği görmez
Korku
ona yer vermez
OSMAN der ki;
Müstesna yol alanın
Gönül ile uyanın yardımındayız
Saz, söz;
Kula verilen dengeyi gösterir
Kulunun sözünden niyeti bilinir
Selamet bulasınız
Dünyadan kopasınız
|
Kul huzuru;
Ne göç ile, ne de güç ile bulur
Bir el dengelemez
İki
elde koz olmaz
Her olay kademeli gelir
Bu mudur? demeyin
Verilene kusur
bulmayın
Ne verilen hatalı, ne görülen
Yumuşak yolu bilen
Bizden değil mi?
Yumuşak kulu gören
Sizden değil
mi?
Saz demedik, söz verdik
Gülü söz ile derdik
Yanlışlık bizden gelmez
Hata ile kul cezalanmaz
Yeter ki hatasını bilsin
Allah’ım affet desin
Can sende
Can bende
Canan cümlede
Cümlemiz Canan'da
Olmuşu bilelim
Geldik bulalım
Selamet diyelim
Başkasına yazdırır mısın? demiştiniz
İzahını bugün aldınız
Memba
kuvvetli olunca
Yeri belli olmayan
Toprağı yumuşak gelen
Aynı zamanda çok yerden kaynar
Dünyayı güzel görmek
Ne elde, ne dilde, ne gözde
Gönüldedir
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|