12 MAYIS 1971


MEVLÂNA’yım ben!

Güzeli çizgide değil
Özgüde ara
Kendine ait olan nedir?
Özün değil mi?
Güzellik yerde gökte
Yaratılmış her şeyde
Özün vergisi
Kulun görgüsüne eşittir
Kul vardır söz ile
Kul vardır çizgi ile güzeli temsile çalışır
Ben söz ile dedim
Sen çizgiye çalıştın
Misafire dedim
Damardan değil
Gönülden gelir
Cevabım;
Senden alınanla
Kamaşan çiçek bahçesinedir

Asmayı budadın
Üzümü bekledin
Şarap olsun dedin
Olduğunu bilirsin
Meydan dersin ararsın
Elbet şarap içene Meydan gerek
Maniyi dedin
Araya kapı koyma
Kapıyı kulunun yoluna kapama.Cümleye
Masayı çatmaya çivi de gerek
Macun da olur dersen
Ağırlığa dayanmaz
Sana değil cümleye derim
Hakikat olan şu ki;
Gönül masanın en güzelini çatmayı diler
Güzellik, dilemenin olgunluğa ermesindedir
Güneş doğduğu an
Turuncu rengi ile görünür
Işığı bol, sıcağı hafiftir
Güneşin batışı, kızıllığı gösterir
Işığı hafif, sıcağı çoktur
O da erginliğin misalidir
Olgunluk ile erginlik
Benzese de, bir değildir

Olmuş meyve ağaçta kalmaz
Ermiş meyve elden düşmez
Meyvenin olmuşu toplanır
Ele geleni, ağacın yakın dalındadır
Uzak dalında olan meyvenin olmuşu
Yere düşer, toprağa karışır
Şüpheniz olmasın
Allah’ımın kuluna sevgisinden,
Allah’ıma dönen
Her olayı O'ndan bilen
Yolunu bilendir
Allah’ım diyendir

Dünyada kula ölçü vermeyin
Çekişi, günahından mı? demeyin
Ölçü ne sende ne bende
Bir Allah’ımda
Kul hasta, dert de umulandan üstte
Günahından çeker denir kulca, Asla.
Kul kulun günahının affı için de derde katlanır
Seven kul, sevdiklerinin affını
Dünya gününde verdiği imtihanla görür
Gönül rahatlığı ile göçüne intikal eder
Sevmesini bilen
Sevilmeyi dileyendir
Sevmeyeni yerindirmek
Üzüntüsünün en büyüğüdür
Açayım;
Seven, sevdiklerinin de
Birbirini sevmesini diler
Çünkü seven Allah’ını idrak eder
Allah adına birbirlerini sevmesini bekler
 



Neden seveni yerindirelim?
Sevelim de, biz de kazanalım
Müyesser kulun yolunu neyle açalım?
Dualar edildi, eller açıldı
Bizlere beklemek kaldı

Sahibi olduğun canındır
Gideceğin yer Cananındır
Götürecek olan sevabındır

Kapının açık olduğu bilinir
Aramızda kapısı kapalı olan yok
Gayenin oluşu değil
Olaya uyuluşudur güzel olan
MEVLÂNA aşkına düştü
Büyüklüğü kendinde değil, Aşkında.
Allah’ımın yarattığı her kul, MEVLÂNA’dır
Güzellik, aşığı güzel görmek için
Elbet aşık olmak gerek
Kul vardır gül bahçesine girer
Dikeni bahane eder
Kul vardır dikenleri görür
Yeşilliğine vurulur, aşık olur
O kullardan hangisi misin?
Dedim sana;
Masanı macun ile çattın, çivile
Çivilemek zorlu değil. Masan var ya.

Dede yaratılan her kulu sever
Mümin olan kendini bilir
Allah’ım dediği yerde, gider gelir
O'ndan geleni bilir
Vermeyi bilen alacağım der
Bilir ki, verilenin yeri boş kalmaz

Gönül sergiye konmaz
Kul kulun ölçüsünü bilmez
Mert olana sert olma
Sırtı dönük gidene taş vurma

Masayı kuran, kötüden uzak kalır
Masaya ya aş konur ya baş
Hiç taş konur mu?
Allah’ımın emanetinde olan
Benden sorulur mu?
Allah’ıma hepimiz duacıyız
Gülünün denginde
Gönlünün renginde olsun

Dünya günümde kızmayı bilmedim
Kulunu sonsuz üzüntü ile bırakmadım
Nuruna gark oldukta
Kızmayı kuldan uzak tutmaya çalıştım

Seherden geldi dersin
Günün ışığına uyarsın
Dumansız yuvayı
Dumana boğma
Allah’ımdan gelenin
Hesabını sorma

Çay kahve değil
YASİN istenir
Dünya kulundan
Dua beklenir


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah