|
MEVLANA’yım ben!
Huzur yolunda
İman gönlünde oldukça
Yumağın duman almaz
Kul gözü sende
olmaz
Men edilen
Her yumağın aşırı tiryakiliğidir
Gönülle konuştuk
Olayı dertleştik. Dert ise
Kul öyle der
Aslında
verilen dileğine uyandır
Ne var ki
Senin için uymak güç
Deme oldu geç
Meydan kulun, kul yolun
Ayağını doğru atan korkmaz
Allah’ıma sığınan şaşmaz
Salıncağa oturan işini bitirendir
Dinleneyim diyendir
Meyveli
ağaca salıncak kurulmaz
Dalı gevrek olur çabuk kırılır
Miyarı gövdesine
değil
Vergisine göredir
Ne var ki,
Meyvesi olmayan ağacın
Gövdesi
kuvvetlidir
Miyarı gövdesidir
Çünkü meyveli ağaç
Gücünü meyvesine harcar
Bize de uyku yok
Her gün alsan
Gine doymazsın
Bende günden doymadım
Müyesser eyleyen Allah’ım
Her kulunu nasiplendirir
Mümin kul bilir
Şükür der, duacı olur
Dönük kul uyur, şikayetçi olur
Ne verdiği ağır geldi
MEVLÂNA şikayetçi oldu
Ne aldığı yolsuz geldi
Derdimi bedene yükletti
Şükür Allah’ım dedim
Bir lokma nimetine secde
ettim
Olmamışı değil olanı derim
Neden aranızdayım ya?
Yaratana bakarız
Ne Yücedir deriz
Yarattığını aramızda
Gönlümüzde biliriz
Gönlümüze
Allah’ımdan geldiği için koruz
Bende can, sende Canan
Sende ben, bende
Canan
Boşluğu görmedim
Candan başka koyamadım
Can ile Canan
Canandan
gelen
Sen gelen, ben bulan
Olmasın arayı bölen
Olmasın duvarı ören. Amin.
Aşk umulduğu zaman değil
Alındığı zaman senin olur
Maya su ile
yoğrulur
Olmuş yumağın suyu
Allah’ımın deryasından alınır
Güvercin uçar
Kuluna hizmet eder
Neyin habercisidir?
Aynaya bakılanın
Gününde
beklenilenin
Ummadığın haberi getirmez
Çünkü güvercin
İki kişi arasında
uçurulur
Sekiz göz bekler
İki göz bir bedene
Asmayı meyve diye dikene
Şarap olsun deyip bekleyene dedim
Koruğu ele alma
Suyunu sıkayım
deme
Her kul Allah’ımdan gelir
Yaratılışta hepsinin değeri birdir
Onun
için kula söz yaraşmaz
Çünkü kul kula köle olmaz
Kulu kendine köle eden
Köleliğe adaylığını koyandır
Üstünlük iddiasında olan
Ayarını düşürendir
Altının değeri gibi
Altına altından başka
Madde karıştırıp
Kuvvetli
olsun dersen
Kuvveti artar, ayarı düşer
|
Sakın ola ki,
Neden geldi? Ne
verdi?
Beni değirmene çevirdi döndürdü
Ekinsiz toprağa su verdirdi deme
Verilen su yabana gitmez
Kuru toprakta ot bitmez
Sana gösterilen şudur
ki
Değirmeni çevirecek suyun mevcut
Günde yersiz olsa bile
Günü gelecek
Cümle dönse diyecek
Çünkü cümlesinin toprağına su gerekecek
Kuvvetine değil
Verene sığın
Günde, ‘Bu yamayı kim yamar?’ deme
Yamayı yamarsın
Açığı örtersin
Günde kalem bırakılsın
Yolun Allah’ımın
izni ile açılsın
Olayı günde değil
Gelende bekle
Aşılan dağ
Aşarken güç
gelse bile
Açılanda düzlüğe varılır
Sevmediğin anda
Şükür etmeye niyetin
olmaz
Oymalı yumak;
Elden yetişen, emek verilendir
Bezden kesilenle
Elde
işlenen bir olur mu?
Allah’ım cümleden razı olsun
Uymayı, duymakla dilersin
Ne hoş söylersin
MEVLÂNA’yı anmak için
Türbe mi dilersin?
MEVLÂNA her ağaca nefes
verdi
Aşkını her ağacın önüne serdi
Ağaca bak, YM. de
Adımı an, orayı
türbem bil
MEVLÂNA’yı bir avuç toprakta arama
Mantığına uyan
En
doğrusudur
Mantığa uymayan
Acaba? denilen
Daima aramaya muhtaçtır
Elbet şüpheye düştüğü an
Ben ben değilim
Ben can değilim
Ben Canan’dan
değilim
MEVLÂNA şüphede bırakmaz
Mantığa uymayanı vermez
Çünkü yalan bilmez
Gönülden konuştuk
Benden değil
Allah’ımdandır af
Aşkım hata görmeye
Sermez kendini yere
Hata gördüğüm an
Aşkım yere serilmiş sayılır
Kendinde O'nu duyduğun an
Bedenden sıyrıldığın andır
Kendini Yüce’ye
karşı küçülmüş gören
Bedenin ağırlığından sıyrılandır
Ben yerden değil
Yüce’den geldim
Yüce’nin verdiği yerden doydum
Doyduğum;
Yulaf buğday değil
O’nun verdiği aşk idi
Dünya beden için
Aşk
bedenden ötesi için
Canıma kafes olduğu müddetçe
Bedeni emanetim saydım
Sorduran Yüce’nin adına deyim
O'nun emri ile geceyi bildireyim
Yolunuzu
açana duacı olun
Yolunuzu açan Yüce Allah’ım
Perşembenin gecesi
Kulun mantık imtihanıdır
Ateşin yanaştırmaz; aşk ateşin
Yaklaşamaz, yanar..
Allah’ım kuvvetine sığındım, demektir
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
Okuyunca bulacaksın
Cevabını alacaksın
|