09 MAYIS 1980


Soru 1: Örneğin, göçtükten sonra 4.kademede olan bir ruh dünyadaki bir medyuma yalnız 4.kademenin idrak kapasitesinden mi bilgi verir?
Soru 2: Yine örneğin, 4.kademedeki bir ruh idrak tekamülü ile daha üst kademelere geçebilir mi? Bu tekamül esnasında kendisine yardım ediliyor mu?
Soru 3: Ayrıkotu hangi hastalıklara şifadır?


MEVLÂNA’yım ben!

Kendine düzen veren
Hak adına düze gelen
Cümle kullarına selam olsun

Sardığım düzende
Sorduğum Yazandadır
Geldim bildim bulayım
Cümle ile olayım dedim
Karşı gelsem duramam
Kötü diye yoramam
Sözü aldım
Yoldan geldim dedi
YUNUS’um sohbete girdi:

Adım dilde anılır
Her gün sözde söylenir
Halim nasıl eylenir
Mana açık bilene
Hali ile bulana
Sevgi ile olana
Kazan kaynasın dedik
Seven söylesin dedik
Doğru eğri denilmeden dayanalım
Kaynak bulduk sevinelim

Yuvamız Hak adına açılır
Gönlümüz cümle için seçilir
Sayfa asla örtülmez
Bilgi kantar ile tartılmaz
Verdiğimiz bilgi
Hak adına algıdır
Aynı dilden söylenemez
Yoldan diyen gelir
Halden diyen görür
Seymen yerini bulsun
Dilediği yerde kalsın
YUNUS’un şarkısını söylesin
MEVLÂNA’dan geleni dinlesin
HACI BAYRAM olanı verir desin
Kemale gelen
Eylemini Hak dilinden öğütler dedi
YUNUS’um sözü öze bağladı


(Soru: Aynı dil, konuştuğumuz dil midir?)
Verdiğimiz yazı

Olduğu gibi
Bizden değil diyene
Söze eğil diyene
Yol geçerli gelmez
Çünkü sözümüz yazıda kalmaz
Destan diye gelse, Oku geç
Fistan olsa, Giy git
Dayandığın güvendiğin Hak’tandır
Aymaya niyet eden, her kulu
Bilen, er kuludur
Geldim gördüm ne bildim?
Elbet kendimi buldum
Demek ki;
Kendimi bilmeye geldim
Kendimi ne kadar bildi isem oradayım
Göçtüğüm an yerimi seçtiğim andır

OMAR der ki;
Ses sende kalsa verirsin
Göz sende olsa görürsün
Öylece bedende erirsin

Yoğun çaba gerçeği açmaz
Bilimi uyumda bulursun
Gerçeğe kapı açarsın
Almayı dilediğini aldıkça
Her dileyene verdikçe
Kendinden değil
Kendine alırsın
Kademelerden açılan sözde
Dünyadan bakılan göz vardır
Sana verene
Senin vereceğin elbet olmaz
Ne var ki sana verene
Yaklaştığın elbet olur
Vareden varettiğini
Her kademede
Görür gördürür
Dünyada yetmese de
Ahirette buldurur

Bezmediğin elden
Latif koku alırsın
Gelen ordandır dersin
Ne demek? dendi
Şikayetçi olmayanda
Sonsuz sabır vardır
Sabredene her adımı kârdır
Değişen asla olmaz
Kapıya kapı eklenmez
Oyun değil sözümüz
 



(Soru: Yani kademe atlamak olmuyor mu? Onu mu demek istediniz?)
Olur
Vareden verir dedik
Dost kapısına çamur gelmesin
Getirene Hak yol vermesin


(Soru: Dost kapısından murat nedir?)

Dost diyen her kuluna
Açık olan kapımız
Yuvada serilidir postumuz dedik
Daha önce verdik
Nasıl ki dünyada
Can Canan’la oluşur
Göçte de öyledir
Her göçene yardımcısı gelir
Yardımcı elini verir
Eğite eğite götürür
Güzellik dünyada olmaz
Bulduğu yerde kalmaktır
Kendini bilenin
Bendine sözü olmaz


(Soru: Bentten murat nedir?)

Nemde nam sözü etmek
Akan su dururken
Rutubete bakarsan
Sadece yosun görürsün
Kendimizi bilelim
Namımızı silelim
Ben benden sorulurum
Ben ben ile yorulurum
Sadece ben
Sen ile karılırım
Aşkımız söze gelsin
Cümleniz özde kalsın
Ne şah ne şıh
Gerçeği vermez
Ne çok ne az
İzin vermezse gelmez
Geldi isem;
Hak’kın adına
Resulün andına geldim
Gelenlerde aynı aşkı gördüm
Görmeyene vereceğin nedir? diyene
Allah’ım dilediğine
Dilediği kadar verir, verdirir
Görür gördürür
Niye sana bana sordurur? dersen
Elbet hamlığa derim
Yanılma olmasın
Sohbette açılan soruya değil
Kainatın düzeninde bulunan hataya

Dost aşı pişer oldu
Cümle dost koşar geldi dedi
YUNUS’um cümle dostunu kucakladı

Atı bağladım
Kötü söyledim diyene de ki;
Dünyayı neyle salladın?
Güzel görelim
Güzel diyelim
Tatlı yiyelim
Elden ele halka olalım
Halkı öyle bulalım
İçimize alalım
Elbet gönlümüzde de
Halkanın içinde bulalım dedi
Birlikte dirliği gördü
Saydığı her kulda
Aynı sevgiyi buldu
Dost dedi yürüdü

Söz yarıda kalmadı
Örtü cümleye gelsin
Yama almadan örtsün
İlminde aranan
LOKMAN’dan sorulan
Günü geldikte verilir
Ayrık ile günde sorulan değil
Gelende verilecek olan açılır

HAMZA DOST der ki;
Kemik bedene ağaç olsa
Dalını kırma
Konuk gelse
Sözden dese
Güleceği bilinir
Aldığına sevinir dedi
HAMZA DOST selamını iletti


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

02mayıs1980

SOHBETLER

15mayıs1980