15 MAYIS 1980


(Regaip Kandili)

Soru 1: Kandil, Ramazan, Bayram bu dünya gününde olduğu gibi öte alemde de kutlanıyor mu?
Soru 2: İstanbul’da bir şifacı hanıma öte alem tarafından el verilmiş. Bu hanım halen içinde bulunduğu duruma inanamıyor. Devam etsin mi, etmesin mi?


MEVLÂNA’yım ben!

Güzelin oluştuğu yerde
Düzen buluşur
Her kulun hali gelişir
Saydık saymadık demeyelim
Dünyayı sahipsiz görmeyelim
Selam ile geldik
Oluşan meyveleri
Soframıza serdik
Soframız müşterektir
Veren olmasa
Alan gelmez
Sildiğimiz her hatada
Bölünen nefis vardır
Derman senden Allah’ım diyelim
Her niyazda sevgimizi sunalım
Geldiğimiz gündendir
Verdiğimiz yöndendir
Aldığımız sendendir Allah’ım diyelim
Güle güle her kulunu saralım

Dost aşı
Dost aşkını pekiştirir dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı:

Her kaşık bir aşığa bedeldir
Her gelen yarın gelene modeldir
Yerden alan gülden soran
Önce yaprağını sevsin
Dalını övsün
Gülün güzelliğini
Aldığınca görsün dedi
BEKTAŞ yürüdü

Derman senden dedik mi?
Yarattığını sevdik mi?
Yola sen diye düştük mü?
Bile bile gelirsem
Ben ölmeden ölürsem
Yeşil kaftan giyerim dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Kapı açık girelim
Gönül açık saralım
Nerde diye soralım
Dost makamına varalım
Dünya döner kulu yanar
Yardan aldığını
Güneş verdi sanır.YM
Mevlâna’yım deyince
Aşk fistanı giyince
Sınır nerde denilecek
Yolun gidişi bilinecek
Aymayı dünya hal edinir
Suyun aktığı yer öylece bilinir

Yerde mi gökte mi denilene
Sözümüz açıktır
Aşk ile geldik söze
Hak adına durduk düze
Aldık bize verdik size dedi
ALİ söze girdi:

Ayrı değil diyene
Ayrı olan elbet yok
Ayran içilsin
Sohbet açılsın
Kandil, Ramazan, Bayram
Dünyayadır bilinsin
Dünyaya gelişe bayram diyen
Dünyadadır Hak katına vasıl olan
Namaz niyaz yerinde elbet.YM

Nehirden aldığı suyu
Dilediğin halde kullanırsın
Nehire sözün olmaz
Akan su kendi iradesine değil
Sahibine tabidir
Asla yoruma düşmez
İradenin dışına taşmaz
Ancak yerden alana
Bardak içine girene kadar
Ele tabii görünür
Yokluk değil
Varlığa katılan kuluna
Nehri buldun deriz
Yokluk nedir? diyene
Değişeni bilmeyen
Bedenin aldığını
Ruhuna maletmeyen
Yokluktan bahseder
Maya elbet burada karılır
Ne var ki
Bayramı orada görülür
Çünkü meydan yerini
Gelene gülene
Bilene uyana açar
Meydana gelen her varlık için
Her an Kadir'dir
Zamanın birimleri
Bedende ölçülür
Zamansızlık içinde olanın
Günü gecesi birdir

Bal böceğin sesi midir, süsü müdür?
Petek böceğin kafesi midir, nefesi midir?
Sadece yapısıdır
Kul kulluğunu bilsin
Kul nefsini bölsün
Kul kendini bulsun
Kandilde, Kadirde
Ramazanda, Bayramda
Her var olanla birliğe girsin
Desin ki;
Benden değil O’ndansın
Candan değil kandansın
Bedeni silebilsen
Ruhunu görebilsen
O zaman derim ki;
O’ndansın
Sen O’ndan
Ben O’ndan
Ayrılık neden?


(Soru: Zamansızlık kimin içindir?)
Ruh için

O’nun gücünde
Yerden gökten olan bir
O’nun vergisinde
Saran çözen pir

Dualarımız Yemen’den gelir
Her kulunda umut görür
Ayran içilen neden? denildi
Ayranda katkısı olmayan yoktur
Her bitki ayranda buluşur
Her yetki ayranda gelişir
Ekşi olmasın
Eylem düzenin dengesini bozmazsa
Yerini bulur
Niyaz edelim
Namına diyelim
Resulünden şefaat bekleyelim
Soylu soyunu topraktan arar
Soylu kendini toprakta tarar
Kendini görmekten
Aynaya bakamaz
Aşk odunu yakamaz dedi
ALİ cümlenize
Resulünün selamını iletti
 



(Soru: Düzen ile ayranın ilgisi var mıdır?)

Danışılan alışılanı silerse
Katılana yer vermez
Öyle olunca
Niyaza kimse durmaz
Elbet var
Düzen Yazan’a tabiidir


(Soru: Memleketimizdeki anarşinin de artması Hak’kın muradı mıdır?)

Eylem düzeni bozmazsa
Görev mi olur?
Elbet Yazan’a tabidir
Ayranın oluştuğu hali söyledik
Asla gölge getirmez
Söz düzeni batırmaz
Sevgiye alışalım
Varlığımızı bölüşelim dedi
ALİ cümleyi selamladı


(Soru: Bugünkü düzen Hakk'ın 'Ol' dediğine uygun mudur?)

Hakk'ın muradı;
Ne gelişir
Ne değişir
Ol dediği haldedir
Dur dediğine kadar
Umduğumuz haldeyiz
Bulduğumuz yoldayız
Saralım sarılalım
Birlikte görülelim dedi
ALİ yürüdü

El alan eli bilsin
El alan kendini bulsun
Nasip Hak’tandır desin


(N… hanımın Sorusuna verildi)
Eyvallah

Çaydan geçeyim diyen
Sohbet sofrasına
Kendinden başkasını katan yanılır diyenin sözü
Kendinde oluşur
Semer, ata da merkebe de vurulur
Ayran içelim
Geçmişi silelim
Kement attığımız yerde
Aldığımız atı bilelim
Diyelim ki; Nasiptendir
Her çiçek renk verir
Her çiçekten koku gelir
Ayrı ayrı bilinir
Hepsi birden sevilir
Kulu da öyle
Her hali ile sevelim
Diken çiçekten gelirse yerindedir
Kuldan gelen neden zorundadır?
Günün sohbeti bilenedir
Kendini bulanadır
Gelse gelmese
Hak adına diyenedir
Resulü gününü verdikte uyacaksın
Cümle ile duyacaksın
Diyeceksin ki;
Ramazan, bayram adınadır
Aşk ile gelenin andınadır
Günü asla değişmez
Sabır verdin Allah’ım
Selameti gördürdün
Kendimi buldurdun diyelim
Her günü aydın bilelim
Günün aydını
Doğuşta ölüşte değil
Kendini buluştadır

Yer verir kul görür
Gök verir kul erir
Sözün olduğu yerde
Niyaz yerini bulur
Katkısız geleydi
Halinden vereydi
Diyene de ki;
Katkısız yosunla örtülü
Duru suya benzer
Suda kurbağa gezer
Ses verir göz görür
Niyazımız gür olsun
Akan sudan
Cümleniz nasip alsın
Açılan değil
Sürekli yoruma açık olan söz
Değerini gün gün arttırır
Çünkü her gün
Ayrı yoruma katkısı olur
Ayrı yorumlarda
Her kuluna etkisi olur

Askere kesin emir verilir
Kurmay düzene göre taktik kullanır
Olumumuz budur
Destan yazayım diye değil
Kullarını ordu nizamınca
Düzeyim denilmez
Demde genel kurmay düzeninde verilir

Yuvadan öylece söylenir

(Soru: Yemen genel kurmay mıdır?)
Eyvallah

(Soru: Genel kurmay başkanı kim?)
(Bir can ekler: Hz. ALİ)

Eyvallah


(Soru: Bu halde Resulü'nün görevi ne oluyor?)

Neydin, ne oldun?
Nerden aldın, nerden bildin?
Resulüne vergi
Resulüne görgü
Resulüne yargı
Var olan yoğun düzende
Adı ile anılandan
Görev Sorulmaz


(Soru: Ülkemizdeki bir yayında öte alemden ruhsal bağlantı kuran
SILVER BIRCH’ün bahsettiği Büyük Ruh, Büyük Parlak kimdir?  )

Resulü

Kör içine açar
Sağır içinde duyar
Dilsiz bilmese de uyar
Aç aşk ile doyar
Her kulu bilse bilmese
Görse görmese olmayı diler
Olduğu hale güler
Dost’u bulduğu anda dolar
Cümleniz doluya gelsin
Allah’ım gönüllerde dumanı silsin


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah



Not:MEVLÂNA, Allah aşığı demektir
MEVLÂNA CELALEDDİN RUMİ
(1970 yılı tebliğinden)

09mayıs1980

SOHBETLER

16mayıs1980