16 MAYIS 1980


MEVLÂNA’yım ben!

Güzel dedik her güne
Güzel dedik her yöne
Selam dedik her cana
Günün güzelliği
Yorumda değil uyumdadır

Açık gelen sözüme
Güzel denen özüme
Döndüm baktım düzene
Şükür dedim Yazan’a
Akıl sende mi kaldı? dedi
YUNUS’um söze girdi
Her olayı düzende buldu:

Suyun aktığı yerde
Düzene uyan görülür
Suyun taştığı yere
Düzeni bozan mı diyelim?
Günde bozuk gelen
Gelende toprağa
Düzen verendir
Çağır gelsin deseler
Beni senden sorsalar
Uzun güne dönüştü
Sade günde buluştu dersiniz
Aslımız gölgeden uzak kalışadır
Vuslat günü beklersen
Gerçek o günde dersen
Dünya karanlık gelmez
Gönlünde açan çiçek
Asla solmaz
Her yaratılan
Kavuşma anını bekler
Çokluk denilen yerde
Özlem dağılır
Neden?
Bedenin aldığını değil
Özün öze verdiğine şahit olunur
Çoklukta tekliğe varılırsa
Düzende barışa gidilir
Barıştan maksat
Sevgide bütünlük
Gönülden aldığımız
Sazını çaldığımız
Hay diyip vardığımız
Yerdir özlenen dedi
YUNUS’um yürüdü

Paçayı sıvayım
Dereyi geçeyim
Ekini ot bürüdü
Kendim varayım
Otu süreyim dedi
HACI BAYRAM söze girdi:

Beklenen gelir
Bekleyen görür
Diz çöken bulur
Cumaya yer alır
Kanmak ne güzeldir doyasıya
Yanmak ne güzeldir ölesiye
Sevmek ne güzeldir dolasıya
Var git yerin güzeldir
Sor git açılan kapıya
Derledik ekini
Söyledik sakini


(Soru: “Saki”den mi saki?)
Evet 'saki'den

Boş bardak ele gelmez
Boş sofra dosta gülmez
Boş gönül Hak’ka dönmez
Aşkı buldu isen
Kıyamete dek sönmez dedi
HACI BAYRAM selamını
Sofranıza getirdi
Ayıkladık otunu
Yaktık aşkın odunu dedi, yürüdü
 



Gayreti yerden alırsın
Hayreti gökte bulursun
Her halde kendine dönersin
Yıldızları saysana
Ses verirse duysana
Çömleğine tuzlu aşı koysana dedi
BEHLÜL sözü aldı:

Dam aktardım akınca
Odun verdim yakınca
Kuru dalı sökünce
Gönül verdim bakınca
Bakarsan beni değil
O’nu görürsün
Sevince beni değil
O’nu sararsın
Halin deyince
Benden değil
O’ndan sorarsın
Öyleyse ham meyvede
Neden kusur ararsın?
Çadır kursam toprağa
Neden der misin?
Ağaç olsun bekler misin?
BEHLÜL aldı o versin
Yıktı ise o görsün der
Beni sorguya çekersiniz


(Soru: Bu tümcedeki “o”lar büyük mü, küçük mü?)
Küçük

Katığım tatlı geldi
Cümlede dostu gördü dedi
BEHLÜL dost selamı verdi

Gemiye gemici verilse
Kaptandan sorulur
Dağlar boyu dalga gelse
Nasip diye yorulur
Her çizgi selamın eşiğidir
Her sayfa sevginin beşiğidir
Yerinde oluşur
Yolun açıldığı günde
Sevinç görülür
Elbet gittiği yoldan
Şifa ile dönülür
Üç halde açılır
Hamdolsun denilir
Gemide dönülür
Selamımız gidilen yere iletilir


(Soru: Kimin için yazıyorsunuz?)
Alan bilir
Eyvallah

Dağılan nerde kalacak
Eğilen kimde görecek denilmesin
Her nefeste toplanır
Bohça misali katlanır
Açılan damar eklenir


Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah



(Soru: Üç halde açılırdan murat nedir?)
Ameliyat halidir


 

15mayıs1980

SOHBETLER

23mayıs1980