23 MAYIS 1980


MEVLÂNA’yım ben!


Kucak açılır
Kulu seçilir
Akan sudan geçilir
Geldik gördük
Cümlenize selam dedik

Kahrı silelim
Gözde düzen görelim
Kendim alsam
Kendim bulsam
Yarını düzende görsem diyene sözüm;
Buğday kökünden değil dalından bilinir
Başağı sevilir
Denenmiş olan
Düzende yerini alandır

Allah Allah diyelim
Aşk meyvesi yiyelim dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Dar geçitte
Geniş düzen olmaz
Dost kapısı
Sevilene kapanmaz
Kanımız canımız denilmesin
Ayrı halden verilmesin
Buluta söz edemem
Selam gelirse tutamam
Yaprağa can katamam
Öyle ise düzene söz edemem

Yar dedik söze girdik
Can dedik öze döndük
Hak adını andık
Aşkı ile yandık
Bize bizden gelen sandık
Gelişimiz yoldandır
Verişimiz haldendir
Seçilen gönüldendir
Her gönülde ararız
Yol mu? diye sorarız
Eyvallah diyeni sararız
Dost dostun gerçeğidir
Konuk yerini bilir
Demde sözünü alır
Kat kat açılan
Denizden geçilen
Sözü kayıttadır dedi
YUNUS’um yürüdü

Dünden güne
Değişen yok elbet
Gelişen vardır


(Soru: Dünden bu güne gelişen nedir?)
Kulun bilinci

Duman dağıldıkça görüş açılır
Verilen asla kapalı kutuda değildir
Sayfayı açtıkça görürsün
Her satırda gerçek olanı bulursun
Denizin suyunu
Destine dolduramazsın
Okuyan açılır
Her kademeye
Bilgi ölçüsünde değil
Bildiğine uyduğu ölçüde geçilir
Bilen bilmeyenin sorumluluğunu da alır
Ama uymayanın sorumluluğu
Kendisine aittir

Dayanırsan köksüz dala
Dal ile düşersin
Ne oldu der şaşarsın
Düz gideni aradık
Toz güdeni sorduk
Derman diyene
Niyaza durduk


(Soru: Toz güdenden murat nedir?)
Toz güden iz sürer


(Soru: Takip eden oluyor değil mi?)
Eyvallah

At ile düştüm yola
Uyalım dedim hale
Hırkayı astım dala
Yel esti sel bastı
Bilen bilmeyen koştu
Doyum ne dağda ne bağda
Bilmezsen,
Doyum bir dalda
Bir gülde görürsen
Soyun doğduğun halde
Suyun aradığın yolda
Güç gelmez bağlanırsan
Güç gelmez hallenirsen
Dost halini bilsene
Neler gördü sorsana
Her kapıda dursana
Ağlayana gülene
Yoklukta var diyene
Elini uzatsana dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:

Pir dediler güldüler
Sultanlığı halime verdiler
Abdal diye tozumu vurdular
Beni ben ile kardılar
 



Karınca kararınca
Bir araya gelince
Vara yoğa gülünce
El ver dilinde kalsın
Gül ver bahçende olsun
Söz ver gönlünü doldursun dediler
Yemen’den mektup saldılar
Yemen şahit istemez
Destan vereni sormaz
Kem sözünü hiç almaz
Elbet gelen Hak’tandır
Ben söylersem halktandır
Dün geldim diyesiye
Gülenin dostu oldum
Sözümü ölesiye
Cümleye verdim dedi
ABDAL yürüdü

Duvar sağlam örülür
Görev sözde verilir
Dağılan değil
Toplayandan olalım
Kurduğumuz düzene
Birer taş da biz koyalım
Duvarı bilen örer
Çatıyı bilen örter
Göreve talip olalım
Dost kapısında her halde
Hizmete talip çıkalım dedi
YUNUS’um söze döndü:

Duyan geldi ise
Seven bildi ise
Her gelen hizmete
Talip oldu ise
Örtülen çatıya
Bayrak asılır
Dünde olan mı? denildi
Günü dün bitirmedi mi?
Bugün dünden kalana oturmadı mı?

Açılan kapıda
Seçilen yapı vardır
Sohbetimiz uymayı verdiği için
Genişliği sizin yerleştirmeniz gerekir
Bir sohbet üç yorum denildikte
Vakitten çalmayalım
Dünden kalan
Yarına eklenen günde de yorum olur
Ne var ki
Sohbeti her gelen alır
Değişen değil gelişen olsun dediğimiz odur
Her Cuma sohbetimiz alınır
Yoruma dileyen dilediği kadar katılır


(Soru: Her Cuma tebliğ alınması tatil için de geçerli midir?)

Demde kement attığımız
Her olay yerini bulur
Tatile MEVLÂNA değil
Katılanlar gider
Ne var ki yoldan alacak
Halim versin diyeceklere
Gidelim deriz
Adını tatile veririz
Yolumuz açılır dedik
Sohbeti YUNUS’tan
Yeniyi verelim diye aldık
Sözümü bağlamadım
Gelene eklemedim dedi
Bağlamaya geleceğini söyledi

Ağaç diktim
Köküne suyu döktüm
Meyvesi bahçemde ise benim
Bahçende ise senin
Gelişimiz size olduğuna göre
Meyveler de sizindir
Diler yer
Diler paylaşırsınız
Sözümü bağlayım dedi
YUNUS’um yerini belleyene güldü
Yerden bellenen
Gönülden aklanandır
Hak adına paklanandır
Sohbet dileyenindir
Yorum bekleyenin dedi
YUNUS’um selamladı yürüdü

Yerde kar varsa iz verir
Ocakta kor varsa haz verir
Sohbete her gelene
MEVLÂNA söz verir
Beraber olacağız
Aşk ile bulacağız
Pervane misali döneceğiz
Döndük yanacağız
Kör olduksa
Gönülden göreceğiz
Öyleyse gerçeği bulacağız
Beraber olacağız dedik
Dünü günü geleni verdik



Allah’ıma emanet olunuz
Allah’a ısmarladık

Lailahe İllallah Muhammedür Resulullah

16mayıs1980

SOHBETLER

30mayıs1980