01 ARALIK 1983

 
MEVLÂNA’yım ben!



Kumda gölgeyi sildik
Gölgede güneşi bildik
Cümlenize selam dedik

Komşuya yolu sorduk
Her olayı hayıra yorduk dedi
YUNUS’um söze geldi:

Zincir vuramam söğüte
Hayır demem öğüte
Kaldığım yerde ararım
Bulduğum her zerrede sorarım
Gelmeyi dileyene
Yorumdan söz arayana
Selam olsun dedi
YUNUS’um selamladı

Kapıları açalım
Hayır dedik geçelim
Güzel günü seçelim
Yolumuzdan düğüm aldık
Günü geldi çözelim dedi
HAMZA DOST selam ile geldi:


Dört ucunu bağladık
Her gününde bekledik
Yolun gelişinde sakladık
Gölgeyi sildiğin an
GANİ’den selamını ilettik
Dedi ki;
Dağılana gönül koyduğu an gölgeye düştü
Gölgeye düştüğü an gönlünü deşti
Gönlünde gerçek ile buluştu
Allah’ım her güzeli
Bilen ile süsler dedi
GANİ Dost ile dostluğunu paylaştı

Demde güzellik gönülde
Olaylar geçende
Dağılan toplandı
Birbirine eklendi
Geçmişte saklandı
Seferden gelen dedik
Yorumunda elele olduk
Yaprak dedik ağaca dolduk
Yeşil renk ile birliği bulduk
Yeşil renk ile aldığın
Gönlün ile kurduğundur dedi
HAMZA DOST eskiyi sildiğin
Yeniyi bildiğin günde
Yeşil renk ile 
Mesajını ilettiğini bildirdi
Selam olsun
Gölge diye anılan bulutlar
Toprakta rahmet diye
Verimini arttırsın dedi, selamladı
Yeşil renk;
Rabbimin kuluna ilettiği mesajdadır
Yoruma gerek yok

Kayalar yol verecek
Kullar aydın gelecek
Bilen bilmeyen soracak
Diyeceğiz ki;
Senin benim varımız
Kalmadı olaydan sorumuz
Hakk verdi
Elde olacak somunumuz, dedi
SOMUNCU selam ile geldi:

Kümes gördüm
Tavuk saydım
Yumurtayı soydum
Yarım olmaz
Çok vermezse yetmez dediler
Yağdan baldan söz ettiler
Somunun yeterli gelir
Rabbim katığı verir
Az olsun çok olsun
Bilen kulu paylaşır dedi
SOMUNCU selam ile
Gönülden yaprağı bilene
Gölgeden uzak kalmasını söyledi
Kayguya yer yok
YUNUS misali olalım
Çevrede güzelliğe doyalım dedi
Selamladı

Arpa buğday dolacak
Yulaf çavdar verecek
Her sorumlu duracak
Birbirine soracak;
Kimden aldık?
Kim ile olduk?
Kimi kime sorduk?
Dağılana talip olana
Dilediğince vereceğiz dedi
HACI BAYRAM doyumuna geleni bildi:

Ağaca geldi suyum
Yaprak oldu uyum
Cümlede birlik, güzellik
Dedik ki;
Her güzellik huyunuz
Hay diyelim
Gönülden diri olduğumuzu bilelim
Hay diyelim
Bildiğimiz gerçek ile kalalım
Hay diyelim
Geçmiş gelecek
Gönülde ne varsa kalacak
Birbirine eklenecek dedi
HACI BAYRAM selamladı

Mevlâna’yım!..

Ayağımda tozum yok
Yürürsem de hızım yok, denirse de
Niyette hudut yoktu, diyeceğiz
Niyetimizi her ağaca
Yeşil iplik ile bağlayacağız
Kement atana ağlayacağız
Diyeceğiz ki;
Kement atarsan
Dalı tutarsan, güzel
Ya çeker de kırarsan,
Olmasın gazel


Altından kalem alsam
Kalemde nurunu bilsem
Elbet yazacağım gerçektir
Çok yolu aradım diledim
Avda avlananı kovaladım dedi
KAYGUSUZ söze geldi:


Tuz aldım sofrasından
Haz duydum sohbetinden
Diledim halde kaldım
Avlanmayı sorusuz bildim
Dağlara izim verdim
Avlananlar size kalsın
Avlayanlar bize gelsin
Cümlesi söze gülsün
 



Suyun aktığı yerden
Ağacın kökünü ararsan
Keçiyi dala bağlarsan
Gündüz gece beklersin
Her olayı birbirine eklersin
Elbet dalı kırdırmazsın
Yaprağı yıldırmazsın
Kendine kendi yerini bildirmen
Özüne açık olmandır dedi
KAYGUSUZ selamladı

Suda rengi aradım
Her konuyu taradım
Dedim ki;
Su, özünü her zerreye bağlamış
Her renge kendini bağlamış
Ne gelirse beklemiş
Sarı çiçekte damlasını saklamış
Mor çiçekte kökünü paklamış
Gök ile birlenmiş
Toprak ile kirlenmiş

Yol yolcunundur
Yol hancınındır
Yol yola eklenir
Handa yolcu beklenir dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:

YUNUS’a selam verenin
Ayrıya söz bağlamayız
Yol deyip ağlamayız
Ekersek buğdayı
Elbet arpa beklemeyiz
Konuk gelen ile
Günün yorumunu
Elbet karartmayız dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı

Kemik alırsa köpek
Ağzından alamazsın
Saklarsa yerini bulamazsın
Benliği bedendedir
Dostluğu güdendedir
Sahip olduğunu bilmez
Sahibinden asla gönlünü silmez dedi
BEHLÜL’üm söze geldi:


Yedi yerde söz etsem
Sözü ayrıda gütsem
Alanlar bilirler
Derler ki;
BEHLÜL divanesidir
Bilgi hazinesidir
Arayandan kaçar
Çakılana koşar
Dertten alır derdi böler
Divanelikte sohbete güler dedi,
Cümlenizi dost selamına çağırdı, selamladı
Gönülden kendine uyana
Sözünü bağladı


Yemen’den aldığımız selama
Yemen selam verdi
Her gönülde oluşan
Gerçek diye buluşanlara selam olsun
Meydana gelen her kulu
Gerçek sohbette kendini bulsun
Gerçek sohbet;
Yemen’de yapılan sohbettir dedi
RABİA SULTAN cümleniz ile
Gönül bağı kurdu
Cümleniz adına
Yemen’den sordu:
Yapıda yer aldılar mı?
Kapıda selam verdiler mi?
Allah dediler,
Cümlenizden
Allah’ımın rızasını beklememizi dilediler
Allah'ım razı olsun
MERYEM yola her dileyen ile çıksın:

Dayandığımız yerde
Dilediğimiz güçte ağacı bulduk
Topluca gölgesine geldik
Meydan; o ağaçtır
O ağacın gölgesidir Resulü dedi
RABİA ile MERYEM selamladı

Kar yağdı kışa geldi
Toprağı buzu deldi
Her yerde günü sordu
Yaz günü helva kardı dedi
KAR SULTAN söze geldi:

Bağladım dizimi
Bekledim sözümü
Hakk ile özümü
Renkten renge üzümü
Yesem dedim bilemedim
Geldiğim hali bulamadım
Havuz gördüm dalamadım
Kardan medet bekledim
Sözü kara ekledim
Başımı bağladılar
Ayak ucumda ağladılar
Soranın gönlünü dağladılar
Bilmediler nuru ile yıkandığımı
Bilmediler gerçek yöne döndüğümü
Komşu aldı elimi
Ebe sordu halimi
Dediler; Rengi sarı mı?
Öz ile oluştum
Özde Sevgili ile buluştum
Dost ile dostluğunu kurdum
Bilmeden sözünde kaldım
Her anaya yardımcı oldum

MERYEM söze geldi:
Cümlenin yardımında olduğunu söyledi
KAR HATUN’un her anaya
Yardımcı oluşunda güzellik vardır
Çünkü analık zordur dedi
MERYEM her kuluna
Asla kaygu etmemelerini söyledi
Hiç bir evlat yardımcısız değildir
Yalnız kalmaz dedi
KAR HATUN selamladı

Çevreyi gördük
Cümlenize gül demeti verdik
Yoldan geleni sardık
HAMZA’nın selamını gönülden verdik


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah

29kasım1983

SOHBETLER

02aralık1983