20 ARALIK 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 

Hazır olduk her güne
Hakk’ın verdiği yöne
Selam olsun cümlenize

Suyum güzel akacak
Soylu günde bakacak
Dilenen her düzende
Dileyen yakasına
Dilediği ağacın
Yaprağını takacak dedi
YUNUS’um sözü aldı:

Ne sarıda, ne morda
Ne yeşilde, ne kırmızıda
Ayrıya gelmedik
Mavi rengi bilgimizden silmedik
Pembe dedik, ahengini bölmedik
Gezdiğiniz sahilde
İzinizi silmedik
Gelenler görsün
Vardığınız yeri bulsun diye dedi
YUNUS’um selamladı

Kar yağsa da toprağa
YUNUS’un sözü bitmez
MERYEM’in verdiği
Dost diyeni satmaz
Aldığı sürüyü
Dumansız yerde gütmez
MERYEM dost kapısıdır
Dilediği yer elinde tapusudur dedi
MERYEM sözü KAYGUSUZ’a verdi
KAYGUSUZ açık kapıdan
Selam diye girdi:


Ürününüz bol olsun
Sevenler balı bulsun
Her çiçekte güzeli
Her böcekte özeli görsün
Oldum, olayım dersem
Gönlümden öyle geçersem
Ne olduğuma
Ne bulduğuma
Şahit sayarım
Binbir emekte
Bir örtümü soyarım
YUNUS gezdi yürüdü
MERYEM saçını sürdü
KAYGUSUZ aşkını gönlünde sakladı ise
Sergisini kim gördü? dedi de
Kendinden kendine uyandı
Ulu ağaca dayandı
Soyluyu öylece yorumladı
Gönlüm bana açık ise
Benliğimi silerim
Gönlüm cümleye açık ise
Varlığımı her zerreye bölerim
Öylece soyluluğu hak eder
Günün düzeninde
Yerimi bulurum dedi
KAYGUSUZ selamladı

Doğuştan gönlünü açanların
Dilenen yerde
Dost kapısını bulanların
Her anı, her demi
Doğruyu bildirir
Doğruda gerçek olanı buldurur dedi
HAMZA DOST sözü aldı
PİR SULTAN ABDAL ile postunu
Günde gönüllere serdi
Dedi ki;
Doğuştan bilenler
(Soru: Erenler mi?) Eyvallah
Geminin kaptanlarıdır
Kendinden kendine dönenler
Dumandan sıyrılanlardır
Ne mutlu o gemiye gelenlere
Ne mutlu kuluyum diyenlere
Ne mutlu ezeli günde bırakıp
Ebede yol alanlara dedi
HAMZA DOST ile PİR SULTAN ABDAL
Cümlenizi selamladı


Deryadan adım adım gidenle
Aldıkları suyu gelenlere sunanlar
Nerden gelse, nerde bulsa, nereye varsa
Gerçek ile buluşur diyenlere
NİYAZİ’nin selamını getirdik
Özlüyüz dedik
Gerçek ile birliğe oturduk:

Binbir sözü bir kalemde bitirdim
Bildiğim her gerçeği
Bir noktada yitirdim
Ne aldım, ne buldum
Gerçek aleme ne götürdüm?
Seven ile geldim
Sevilen oldum
Sevgisi ile doldum
(Ne kadar dünya bilgisi ile dolu olursak olalım,
Hak bilgisi karşısında geçersiz)
Eyvallah
 



Güzelden güzele
Öylece döndüm
Cümlenize vereceğim
Bir satırda ömrümü süreceğim
Meyhaneye Hey diye girdim
Hay diye çıktım dedi
NİYAZİ  cümlenizi selamladı

Ayağımı bağladım
Ağrır diye ağladım
Ne dünde, ne bugünde
Geleni gideni eğledim dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:


Her yol benimdir diye
Yollara düştüğüm
Duymadığım her olayı deştiğim
Bilmeyeni gördüğümde şaştığım
Kendi hamlığımdandır
Senden benden aldığım ile piştim
Ocak başında oturdum
Bilgideki gerçek ile şiştim
Demek ki;
Aldığımı vermem gerek
Bildiğimi sermem gerek
Güzel olan her varlığı
Görmem gerek dedim de
Gölgeden güneşe geldim
Güneş’te her rengi buldum
Aklımı ağaçtan çözdüm
Sonsuzluğa saldım
Deryalara gidenler
Benden günü soranlar
Gelenden güzeli bulsunlar
Gerçeğe doysunlar dedi
BEHLÜL’üm selamladı

Aynaya bakarsam
Seni beni görürüm
Çevreye bakarsam
Dünü günü görürüm
Akacak her damlada
Kainatı bulurum dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:

Toprak durası değil
Bakanı yorası değil
Karda ekeyim desen
Sırası değil
Beklersem güneşi
Bilirim tanışı
Ben ona el veririm
O bana bol verir
Karlar güneş ile erir
Birliğimizden cümle alan yararlanır dedi
HACI BAYRAM bir tas buğdayın
Bir obaya yettiğini söyledi, selamladı


Alacağım vereceğim
Her selam ile söze gireceğim
Aynayı bilene
Gerçeğin verdiğini soracağım dedi
MERKEZ’im sözü aldı:

Nane yaprağı alsam
Dost kapısına varsam
Benden diye sunsam, gülerlerdi
Rabb’imden aldığımı bilirlerdi
Hak yolu senin benim değil, cümlenindir
Kuşlar yorulmadan bulurlar
Bildikleri kadar yürürler
Otlar rahmet alırlar
Girdikleri kadar ürerler
Kul dilediği merhalede
Dilediğini değil
Hak ettiğini bulur
Dilemek niyettedir
Hak etmek emektedir
Niyetini emeğin ile besle ki
Hak ettiğine eresin dedi
MERKEZ’im nane yaprağında
Cümlenize şifa olduğunu söyledi

Mevlâna’yım!..

Hak ile başlarız söze
Hak adına geliriz size
Hak ile oldu isek
Hak ile varırız bütüne
Gülmeyi birliğinden sayalım
Bağımızı aşkına soyalım
Kaleden kaleye bilgi soralım
Günün gölgesini
Gülün rengi ile silelim


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah