|
MEVLÂNA'yım ben!
Kuşlar ile söyleştik
Sularda hep oynaştık
Cümle ile yollarda
kaynaştık
Güzelin tarifinde
Öylece uyuştuk
Selam olsun
cümlenize
Selam olsun
Yoldan, halden, gönülden,
Gül’den her gelene
Aynaya göz attım
Ayrana söz ettim
Çorbaya tuz kattım
Her yolun
ayrısına
Her kulun dileğini kattım
Gördüm ki;
Ayrı ayrı
gelenler
Ayrı yönü bilirler
Ayrı sudan içerler
Ayrı sözü
seçerler
Halbuki doyduğumuz gibi
Uyduğumuz da tektir dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Bir gönül öbür gönüle
Ağırlığını sorsa, gülenden oluruz
Gönül
dolu ise
Ölçüsü kainattır
Altın ile gümüş ile değil
Sevgi ile doluşur
Az yedim, çok dedim
Az gördüm, çok övdüm
Güneşte gölgeyi aradım
Dağ eteği barındırır
Ağaç kütüğü korundurur dediler
Yaprağı
kuru ağaca gönderdiler
Oturdum, bilgimi toprağa kotardım
Toprak
sözü bildi de
Emeğimi aldı da
Bana taze fidanı verdi
Öylece
kaynaştım
Toprak ile oynaştım
Güneş ile söyleştim
Bilmediğimi,
uymadığımı
Onda öğrendim
|
Dünyayı yerden biliriz
Bilgimizi yer
ile birleştiririz
Öğrenmezsek körleşiriz
Aldığımıza,
bildiğimize
Şükür Allah’ım diyelim
Bilmeyene niyaz edelim
dedi
YUNUS’um selamladı
Merdiven dayadık
Kapısını boyadık
Selam verse dediler
Sevgi
ile kaynadık
Örtü geldi açalım
Taşı aştık geçelim
Sofrayı
açacağız
Sohbeti hep beraber kuracağız
Nasibine ereceğiz
Bir bir oturduk
Yemen’den selam getirdik
Uyumsuz geleni
bitirdik
Değirmen dönecek
Ak ışık yanacak
Duran su donacak
Gerçeği bilen
Akan suyu bulacak
Develer adım adım giderken
Gerçek
şarabı yudum yudum içecek
Gölgeyi, birliğin temeli olan
Ağaçtan
dileriz
Bilgiyi, nasibi olana veririz
Elden ele
Sevgimiz ile Gül’e
Gül’ün verdiği ile gerçeğe
Seni beni
bağladık
Allah diye ağladık
Sevgimiz döne döne
Gönlümüz
yana yana
Her dala kona kona
Geldik durduk cihana
Selam olsun cümleye
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|