|
Soru: 1982 de, Yuva’mızda canlara 'aldığını vermek' konusunda bir
takım görevler verilmişti. Görevlerin kolaylıkla yürütülmesi için
de, 11,4,6,7,41 ve 27'ler olarak guruplandırılmıştık.
Bir süre
önce çalışmalarımız bazı nedenlerle kesintiye uğramıştı. Yuva'ya
yeni canların da katılması ile çalışmaya başlandığına göre bu
gurupsal düzenler hala geçerli midir?
MEVLÂNA'yım ben!
Yollardan gelen bilir
Kaydını bulan okur
Okuyan aklı ile
Gerçeği
dokur
Cümlenize selam olsun
Dolu gelen destide
Dilediği suyu
bulsun
Düz yolu bildim geldim
Deryaya daldım buldum
Her güzel ile
Dünü
yaşadım
Güne öz ile geldim dedi
YUNUS’um sözü aldı:
Tarlamı süreceğim
Ekini yayacağım
Esen yeli duyacağım
Kuş
kafeste öterse
Dost yolunu açarsa
Nefesime selam verip
güleceğim
Nefeste bulduğumu
Hevesim ile silemem
Kaderime ne
yazdı bilemem
Sevgisini güzel çirkin diye bölemem
Oturduğum taş
Sert gelse de
Yitirdiğim sevgi
Kainatta kalsa da
Asla
umutsuzluğa düşemem
Sevgim var ise yitiremem
Sözüm var ise
bitiremem
Kaldığım yerden alsam
Her bulduğumu yüklensem
Elbet
götüremem
Bilgim bana
Gerçeği buldurdu ise, yücelirim
(Soru: ‘Aklı yükselen Allah’a yakın
olur’ hadisi için mi?)
Eyvallah
Akıl, var olana
Mana bilgisinin
Arayıcısı olmasını
Mantığına uymayanı
Uzak tutmasını bildirir
Sevmek akıl ile değil
Gönül iledir
Gönlünde sevgin var ise
Varedeni ararsın
Aklına
sorarsın
Mantığın ile yorarsın
Öylece
Gerçek seni özünde
buluşturur dedi
YUNUS’um selamladı
Doğruyu bilmek için
Dokuz kapıya gitmeye
Gerek yoktur
Tek kapı
Alacağın bilgiye çoktur
Gözden aldı isek
Sözde verdi isek
Her
birimiz
Hizmetine talip oldu isek
Yer yer dolanacağız
Gah
açılacak
Gah beleneceğiz.dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
Bir bir aradım her kapıda
Dedim;
Yazmaz mı elindeki tapuda?
Dediler ki;
Toprak bellenmek ister
Yaprak ellenmek ister
Kulu
hallenmek ister
Tapuyu kimden alacaksın?
Kapıyı kime
soracaksın?
Bilgini, hangi sofrada sunacaksın?
Dedim ki;
Tarlada ekine
Ağaç bulursam köküne
Asi kulun dikine
Su
veririm, gönül alırım
Akan suda Rabb’imi bulurum
Duman gelse,
ocak yansa
Bacadan gitsin beklerim dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
Her öğüt günün aynasıdır
Gecenin örtüsü, kulunun sargısı dedi
HAMZA DOST sözü aldı:
Alacağım her niyazı
Var olanlarla paylaşırım
Karayı akı
Dost sofrasında bekleşirim
Bende olana
Senden gelene
Adım adım
yaklaşırım
|
Her var ettiğinde
Varolanın vergisi vardır
Senden
ne alırsam
Bana kâr
Sana ne verirsem gine
Bana kâr
Her bilgiyi
katlarım
Bir basamak atlarım dedi
HAMZA DOST selamladı
Yük almadan yürüyelim
Kumda iz gördü isek
Ayağımızı sürüyelim
Gelene iz olsun diye
Verenden söz alsın diye
Bir hizmet, bin
himmeti getirir
Kulun ömrünü
Yorulmadan bitirir
Çevremden almayı
diliyor isem
Çevreme katıksız vermeliyim
Bilgimde gerçeği
dürmeliyim
Ay yıldız sahibinin vergisindendir
Kulunun görgüsü
sevgisindendir dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
Ovaya indim günde
Yuva’ya geldim dünde
Az ile çoğu ayırdım
Aç
geldim diyeni doyurdum
Her yol soranı çağırdım
Bilse bilmese
arasın bulsun
Ayna misali kendini görsün
Selam diye diye
Her kulu ile
Yar adını ansın dedi
HACI BAYRAM selamladı
Her sayıyı bilen
Noktayı koyan değildir
Sadece noktayı
okuyandır
Davara yön versen
Seni değil çobanını arar
Gece ile
günde
Bildiğine sorar
Güneşten aldığı ile
Verecek karar dedi
KAYGUSUZ söze geldi:
Bindiğim at götürecek
Kaygumu bitirecek diyelim
Her günün
sabahında
Niyazımızı umut ile bağlayalım
Duman yanan odunun
vergisidir
Baca olmazsa huzurun kaçar
Öyle ise;
Her olayın
kapısı penceresi vardır
Yanan ocağına yer verirsen
Kayguya örtü
gerekmez dedi
KAYGUSUZ selamladı
Ayağın getirdiği
Aklının bitirdiği
Her konu geçersizdir dedi
YAHYA EFENDİ sözü aldı
Deryaya daldı
Her balığa sordu;
Bilginiz
nedir?
Dediler ki;
Su ile ışık
Elimize verseler kaşık
Işık
kabında suyu içeriz
Sevgi ile en güzel sözü seçeriz
Ne balık
avladım, söz olur diye
Ne tayı bağladım, iz bulur diye dedi
YAHYA EFENDİ selamladı
Dağlar yücedir
Bilgisi benden nicedir dedi
BEHLÜL’üm sözü
aldı:
Dağın yanına vardım da
Vergisini sordum
Dedi ki;
Hele çık
zirveye
Sakın söz verme zırvaya
Güldüm, ovaya geldim
Dedim; Vergin nedir?
Dedi; Hele ara da bulasın
Çiçekte böcekte
Yaratanı göresin
Vakit geldikte
Bedenini örtesin
O zaman
Sorgunu tekrar edesin
Dost olduk toprak ile
Post bulduk
toprak ile
Aldık verdik toprak ile dedi
BEHLÜL’üm her güzeli
Yerinde kodu, selamladı
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah
Muhammedür Resulullah
|