|
MEVLÂNA'yım ben!
Huzur ile geldik
Hazır olan her kuluna güldük
Selam olsun
Konuya söz veren güne
Allah’ım ışık versin
Kuşlar gibi uçarsam
Doğru yoldan geçersem
Her tanede
Gerçek
olanı seçersem
Bilgim ile onurlanırım
Kumda yürüdüm geldim
Konuya gülü ile girdim
Her gönüle aşkımı serdim dedi
YUNUS’um söze geldi:
Bağladığım nefsimi
Çözmeye çalışmadım
Emrine uymayanı
Almaya
çalışmadım
Gölge veren ağaca
Yanaştım dalaşmadım
Yol dileyen
gelecek
Halde güzeli bulacak
Seven ile olacak
Çevreye baktığı
an
Özünde olanı duyacak dedi
YUNUS’um selamladı
(Soru: Bir kişiye mi veriyorsunuz bunları?)
Kuşağım dar gelmedi
Alan bilgisini
sermedi diyene sözümüz…
Doğan güneş
Her var olanadır
Ona
bakarsan
Akan su çevrede
Her alanadır
Destin ile gidersen
Çoban olup
Sürünü güdersen
Elbet sudan nasip alacaksın
Vergisinden aldığın ile
Kendini bulacaksın
Yayan gelsem ovaya
Yolu sorsam obaya
Gidişim etkisiz olur
Bilişim katkısız kalır dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
Ben aldım, sen verdin
Saya saya verdiğini
Yaya yaya
götürdüğünü
Niye sordun? dediler de
Beni sınadılar
Yaya
gelişimi kınadılar
Dost yolu açtı dedim
Gelen giden
bilgisine şaştı dedim
Kimden kime sordular?
Kimi kime
yerdiler?
Bağda ben, dağda ben
Dalda ben, selde ben
Aradığım sen isen
Beni yana bırakayım
Yanda yönde sevgini aratayım
Esirgeyen Allah’ım
Bağışladığı her zerrede
Kendinden var ettiği bilgisini
Dost kapısında buldurur
Demde
gölgesine
Dayandığımız gövdesinden
YUNUS misali alırız dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
(Soru: Her zerre Hakk’ın bilgisi ile mi yüklü?)
Eyvallah
(Soru: YUNUS’un aldığı ağaç altı tefekküründen midir?)
Danıştığım her kapı
Buluştuğum her yapı
Bana gerçek bilgisini
verdi
Gönlüme Hak sevgisini serdi
Öyle bir an oldu ki
Uykudan
uyandım sandım
Gerçek özümde
Bendeki bende
O’ndan her an
Bir zerrem için niyaza durdum
Her birini öbürüne dost kıldım
O zaman; Kainat ayak oldu
Bilgim beynimde dolanan
kainatı sildi
Bildiğimi sandığım her bilgi
Binlerce çoğaldı
Milyonlarca kainat oluştu
(Soru: İletişimi de zerreler mi sağlıyor?)
Her bir zerremde
Yerden göğe iletilen
Dünyaya gülecek atomlar yüceldi
Almaktan bıkmadığım bilgi
Vere
vere bitmedi yayıldı, yayıldı…dedi
Sözü MUHİDDİN-İ ARABİ aldı:
Güç olan
Her zerrene hükmedebilmendir
Hükmüne aldığın her
zerren ile
Bilgini öteye daha öteye götürebilirsin
Tanrım
dilediğin yere kadar izin verir
Dilediğin kadar sözün verir
Mevcut olan her bilgi
Dileyenin tasarrufuna girer
Dilemek ağız
ile değil elbet
Aklın gönlüne
Mantığını süzgeç
yapabiliyor ise
Gönlünden gelen ile
Her zerreni birbirinin
hizmetine
Verebiliyor ise
Dilenen anda
Her bilgi sana açıktır
|
(Soru: Aracı yok mudur?)
Sır dediğiniz her olay
Açık apaçıktır
Gönülleriniz
örtüdedir
Aklınız dürtüdedir
Meydan gelenlere
Kapalı değildir
Bilenlerle şenlenir
Bilmeyenle dumanlanır dedi
MUHİDDİN-İ ARABİ selamladı
Seyrine vardığımız her olay, Miracımızdır
Dünyada nefsimiz
kiracımızdır
Ya Allah dediysek
Hak sofrasında
Bir lokma
yediysek
Şükür diyelim
Her anımızda
Var ettiği özümüzü
Sözü ile birleyelim
Varlığım vareden ile zamandadır
Zamanı silinceye kadar mekandadır
Varedeni bildiğim gün
Var olduğuma
Şüphesiz katıldığım gün
Gönülden aldığım yol
Makamdır dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
Baktığım bağda üzümler erdi
Bilen de bilmeyen de gördü
Bilmeyen,
bilene sordu
Elinden mi, dilinden mi?
Bilen, bilmeyene dedi
ki; Gönlünden
Dağdan aldığım çiçek
Yaprağa kondu böcek
Cümlesine açacak kucak
Yar adı, bilene tadı
Olmadık dünyada
katı dedi
HACI BAYRAM selamladı
YUNUS sözü bağlasın
Yoldan gelen ile söylesin
Her nefese
Allah desin beklesin dedi
ALİ söze geldi:
Vurmadan kapıyı gelme
Almadan bilgiyi deme
Ermeden meyveyi yeme
Merdiven çıkayım dersen
Yüceden seyrine bakayım
dersen
Dil söylerse
Gönül bağlar
El verirse
Seven güler
Her
adıma Allah diyen
Gerçek günde
Sevinçten ağlar
Ağacı gördün
Dalını kırma
Güzeli bildin
Çirkini kurma
Ne olursa olsun
Sebebini sorma
Yazan bilir
Yazdığını görür
Sever sevilir
Çünkü kainat
Sevgisindendir
dedi
ALİ her adımınıza
Tevhit okudu
Tekbir dokudu
Saki isen
Aldığını bilirsin
Şaki isen
Günü geldi bulursun
Sen ne güzel
olursun dedi, selamladı
(Soru: ‘Gerçek gün’ ileride midir?)
Yaratılan her an, her gün, gerçektir
Zaman senin mefhumundur
Yollar, kullar, dostlar birdir
Birde olsunlar
Suyu aldıkları
halde bilsinler
Çekirdeği toprağa diksinler
Ne olur?
demesinler
Unutmasınlar;
Meyve vermese de
Gelişen bilgide
Erişen görgüde
Ağaca aşı yaparlar
Dilenen bilgiye sahip olurlar
Allah’ıma güç gelmez
(Soru: ‘Dilenen bilgi’ gerçek midir?)
Yerden göğe aldığımız
Sevgi diye bildiğimiz
Her
konu gerçektir
Sevmiyor isek
Olaylara gülmüyor isek
Hata
Yüce’de değil
Sendedir, bendedir
ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık
Lailahe illallah Muhammedür Resulullah
|