12 OCAK 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 
Kapanmayan kapılarda
Yıkılmayan yapılarda söz aldık
Gönüllerde güzeli gördük
Cümlenize selam olsun

Dayandığımız kapı
Uyandığımız yapı
Cümlenizin kaydını verendir
Her veren, gerçeği görendir
Doymayı bildi isek
Doğduğumuza inandığımızdandır dedi
YUNUS’um söze geldi: 

Bir günde aldığımı
Bin günde veremem
Bir yönde gördüğümü
Bir ömürde bulamam
Her olay bir ana sığar
Gönül o anda
Her çirkini soyar
Gölgeyi ağaçtan diye severiz
Meyveyi yemeye
Soyar da hazırlarız
Benden sana gelecek
Hak nasibini verecek dedi
YUNUS’um selamladı


Yorgun geldim diyenin
Dost yoluna gidenin
Yardımcısı Yüce’dir
Dayanmayı bildi ise
Kumda ayağı sürdü ise
İzinde olan bilir
Dizinde kalan verir dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
 

İnce ince kar yağsa
Yolda kuluna verse
Ne kırar ne kırılır
Ne yorar ne yorulur
Verdiğiniz hizmette
Her kulu ile bir olur
Doyacağım sözüne
Güleceğim özüne
Gönüldeki hazzına
Selam olsun
Yoldan gelenden
Yapısını bilsin dedi
PİR SULTAN selamladı


Deymedi yolduğuma
Doymadı bulduğuma denilmesin
Her gönülde
Gelen ile geçene
Ölçü vurulmasın
Her ipliği eline alana
Niyaz edelim
Düğümlü sarılmasın dedi
HACI BAYRAM sözü aldı:
 

Meydanda mısın?
Öyle ise meydancıyı bil
Handa mısın?
Hancıyı sor
Meyhanede misin?
Sâkiyi bul
Öyle ol ki;
Her aldığın damla ile dol dedi
HACI BAYRAM selamladı

Doyacağız dedik, doyduk
Uyacağız dedik, uyduk
Her olaya cümle ile güldük
Gölge gönülde ise sildik dedi
HAMZA DOST selam ile söze geldi:
 

Bağışlayan Allah’ım
Gölgesiz dostluk versin
Her bilen, bilmeyeni görsün
Yapıya her geleni
O’ndan diye sarsın
Çevreyi doladığı
Yolunda güzeli bellediği bilinir
Bilmeyenden, bölünür sorulmasın dedi
HAMZA DOST selamladı


Damarda düzeni
İçinde gezeni
Yumuşak yolda olan bilir
Yorumda bildiği ile bulur
Karışan elbet olmaz
Bilmeyi deneyen
Şüphede kalmaz
Azdan çoktan
Ayrıya düşmez dedi
RABİA sözü aldı: 

Naneyi bol kaynatalım
Su diye içelim
Komşuya gönülden yardımcı olan
Kainatta kendini
Kaygudan silendir
Her öğütte
Rabb’inin emri vardır
Kulu, düşündüğünde hür ise de
Niyetinin oluşunda bağımlıdır
Koruyan Allah’ımın sevgisindendir
Bilmeyen kulunun yargısı
Kuldan sorgusundandır
Kayguya yer yok
Her kulu bilecek
Kendinden kendini bulacak
Yol yolcuya açıktır dedi
RABİA selamladı

Her dizi birbirine eklendikte
Her söz ile kulun hali katlandıkta
Güzelin ölçüsü görülür
Bilgi hal ile serilir dedi
KAYGUSUZ dost kapısına
Dost selamı ile geldi:
 

Aynayı sen alsan
Cümleye tutsan
Çevren ile çehren
Güllere donanır
Sevgide her kulu
Bildiği ile denenir

 



Yoğurt, dilenirse
Ayran olur içilir
Dilenirse, yardan yoldan
Elele geçilir dedi
KAYGUSUZ selamını
Çevreden çehreye sevgi ile iletti

Dağlar yol verdi bana
Kullar söz dedi bana
Dostluğu kurdu isek
Selam olsun sana dedi
YAHYA EFENDİ selamladı

Çağrıya geldim
Dost yüzü sordum
Dediler;
Her yaratılanda mevcuttur
Kapalı her kapı açılırsa
Kendinde olan seçilirse
Gerçeğin özüdür
Bilenin sözüdür
Bağladık düğümü
Geçersiz değil
Bekledik düğünü
Yetersiz değil
Umulan kadar biliriz
Umduğumuzu doğuştan buluruz
Doğmaktan maksat
Gerçeği bulmak
Kendindeki gerçeği elbet dedi
YAHYA EFENDİ selamladı


Top aldım ele
Selam verdim güle
Günümün yettiği yerde
Kanunun bittiği günde
Yolum bende beni açar
Kanı kan değil
Kulu inkardan
Gerçeğe geçer
İnkarda olana
Kaygu etmeyiniz dedi
HALLAC’ım sözü aldı: 

Serdar, düzende bilinendir
Servet, gayret diye bulunandır
İnkarda gerçeği arayan görülür
Olaylar aça aça bulunur
Her açılan yaprakta
Yeni bir gerçek bulunur
Bulanın inkarı kaybolur
Bulduğu her gerçekte
Kainat gönüle kalbolur
Kayıtta görülen budur dedi
MANSUR’um selamladı

Birden bine geldi isek
Binde güzeli buldu isek
Gazelden kaybını sordu isek, dardayız
Ne gazelin kaybı olur
Ne güzelin kaydı
Güzeli tarif
Her kulunun bildiğincedir
Onun için kaydı yoktur


Mayayı hamura kattım
Gece uykuya yattım
Derman Allah’ım dedim
Somunu her dileyene sattım dedi
SOMUNCU selamını cümleye iletti 

Toprağı alırsan gülersin
Ağaca dayanırsan bilirsin
Meyvesini yersen doyarsın dedi
MERYEM sözü aldı: 

Döndüğüm yolda
Bildiğim özü buldum
Gönlümde olan ile kaldım
Her hurmayı yedikte
Çekirdeğini toprağa koydum
Dedim ki;
Geçenler sayacaklar
Meyvesini soyacaklar
Çekirdeğini toprağa koyacaklar
Düzeni öyle kuracaklar
Gölgeyi gördüler
Ağacın altına girdiler
Çekirdeğini ceplerine koydular
Ne geleni ne geçeni duydular dedi
MERYEM gerçeğin
Kur’an’da yazılı olduğunu söyledi
Cümlenizi selamladı

Manayı her dileyen alır
Sevgide cümle ile birlenir dedi
Günün her anında
Dost olduğunu
MERKEZ’im bildirdi: 

Sağdan sola eğildi isek
Yolun gidişinden bilinir
Kayguyu sildi isek
Attığınız her adım bölünür
Geçerli olan
Bilginizde kalandır
Resulü ile bağlanandır
Kumda elele yürüyeceğiz
Kor olsa
Akan su ile koruyacağız dedi
MERKEZ’im selamladı

Her rengi seveceğiz
Her güzele güleceğiz
Her anıda geleceğiz
Selam verip döneceğiz


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah