19 OCAK 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 
Gözlerden alacağız
Gönülden bileceğiz
Suya adım atacağız
Cümlenize selam olsun
Sergiye verdiğiniz her konu
Gün ile güneşi bilsin
Yoğun gelen olaylara
Adım adım yürüsün
Açık olur her konu
Komşumuz dedi isek
Sevgimizde buldu isek
Elbet aldığımız açık gelir

Suya yol soracağım
Elim koyup çamaşır düreceğim
Sebepsiz gelmeyen her olayda
güzellik göreceğim dedi
YUNUS’um sözü aldı: 

Attan yolu bilirim
Allah derim yürürüm
Dost kapısı ararım
Cümlenize sorarım
Gelmek mi güzel, dilenen hale?
Konuya girmek mi güzel, aranan yola?
Ararsan bulursun
Dilersen alırsın
Demde her konuda
Gönülden kanarsın
Gelende aşkı ile yanarsın dediler de
Sonsuzu yerden göğe açtılar dedi
YUNUS’um selamladı


Halk ile birden geldim
Hak sözüne gönülden daldım
Ne uykuda kaldım
Ne dalında kurudum
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
 

Keder sözünü sildim
Her sürüye sevgimi saldım
Beklediğim gerçekte
Sanmayın yalnız kaldım dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı


Başımı bağladılar
Güneşten yanmasın diye
Gönlümü eğlediler
Çirkine kanmasın diye
Özündeki gerçeği
Dalındaki çiçeği bilseler
Beni sende
Seni O’nda görseler
MERYEM ile yol üstünde dursalar
Ağaçtan alacakları meyveler için
Sepet örseler
Zaman seyrini
Güzelde noktalardı
MERYEM her sözünde
Geçmişi örtülerdi dedi
Cümlenizi selamladı


Aldığın gibi olmazsa? denilmesin
Ağaç boy verdi ise
Meyvesine talip olunuz
Her çiçeğin rengine
Yumuşak dersen
Yaprağındaki dengeyi düşün
Açacağım konuyu dedi
HAMZA DOST selam ile söze geldi:  

Katı olmayan, kötü değildir
Olumundan aldığın her olay
Ayna gibidir
Senin ile sana güler
Değerinden kaybetmeyen her zerreye
Mutluluğunu ulaştır
Ulaştır ki, birbirine bulaşsın
Çiçeklerden renk aldım
Kokusu ile ahengi buldum dedi
HAMZA DOST selamladı

Boş sepet dolacaksa
Beklenen niyaz kalacaksa
Gönülde gerçeğe kapı açılacaksa
Kimsenin değiştirmeye
Gücü yetmez dedi
KAYGUSUZ sözü aldı: 


Yol düzeni verecek
Kahreden gülecek
Güzelden güzeli görecek
Dermana, yerden göğe niyazdayız
Dayanmayı bilen ile
Beraber oldu
ğunu unutmasın dedi
KAYGUSUZ selamladı


EYYÜB’üm;
Gelen ile gidenden
Sarı mendil sorandan
Çevreyi dolansınlar
Kalede olduklarını bilsinler
Kayguyu silsinler dedi
Yolun selametini müjdeledi, selamladı

Alacağın her selamda
Gayretin arttırır, geçeni örttürür
Dağılan değil, eğilenden olacak
YESEVİ söze geldi
Kalem aldı dize geldi
Almayı dileyen ile
Dönüşte sevinene selamın iletti
Süt içen ile
Suyu yere dökenden
Sorgumuz olmadı
Yumurtayı bol yiyene
YUNUS misali
Gölge vermedi dedi
YESEVİ selamladı


Komşuya yer verenin
Konuk ile gönülden bilenin yanındayız
Kayguyu silecekler
Yol ile yolu bağlayıp gülecekler
Açık olan her kapı
Açacağı gönüllerle birdedir dedi
HACI BAYRAM sözü aldı: 

Söz söz ile bağlanır
Kul hal ile bellenir
Olumsuz her olayda
Gelecek günün aydınlığı beklenir

 



Serden alan
Gönülden güzeli bulan
Gerçekte ayna olayım diyen her kulu
HACI BAYRAM’dan alır
Sedef, olduğu hal ile güzeldir
Ağaca işlenirse daha güzeldir dedi
HACI BAYRAM selamladı

Seyrine doyamadım
Sihrine uyamadım
Kaygu aldım
Gerçeğe kıyamadım dedi
RABİA HATUN sözü aldı:
 

Gerçeği yoz ile kararsan
Güzelliğe kıymış olursun
Aynada kainatı bulursan
Her zerren ile doymuş olursun
Zor, bilmeyenedir
Kâr, silmeyenedir
Dallar, gövde ve kök ile bütündür
Ayırırsan yanılgıda kalırsın dedi
RABİA HATUN selamladı

Yamayı fistana diktim
Her konuyu destana döktüm
Dayandım duvara
Göründüm davara dedi
SARI ANA sözü aldı: 

Her davar sürücüsünü tanır
Geleni kendinden sanır
Selam andan anadır
Güzellik, bilen için
Hak’tan yanadır
Cümlemiz elele olalım
Cümlemiz halk ile
Birliği bulalım
Halk içinde
Sevgi ile kalalım
Seni beni silelim
O’ndan geldiğimizi bilelim dedi
SARI ANA cümlenizi
Hak adına Meydan’a
çağırdı
Her kulunun gönlü açıldıkta
Meydan oluşur
Cümleniz orada buluşur
İşte o Meydan
Gerçeği açıklar
Her kayguları siler
Olayları güzel ile böler
Halk ile birliğe götürür
Güzel gelmeyen kanıları bitirir dedi
SARI ANA her birinize
Analık olduğunu söyledi, selamladı

Nerden geldim konuya
Dost ile uydum kanıya
Sevgide birlik olduk
YAHYA ile dize durduk dedi
YAHYA EFENDİ söze geldi: 

Merdiven her kulu için yüceliştir
Yeter ki,
Yanında olanın elin tutasın
Gölgeyi geçesin
Bileceğim geleni
Bulacağım kalanı
Ne yerde kalacak
Ne serde duracak
Bildiğini yayacak
Bilmeyene soracak
Kumda yürüyecek dedi
YAHYA EFENDİ her sevenin sevgisini
Ağaç dalına bağladı, selamladı

Su aradım bulamadım
Saki oldum sunamadım
Kimsenin halini kıramadım dersem
Suda olduğumu bilmediğimdendir
Yerden göğe saymadığımdandır dedi
BEHLÜL’üm sözü aldı:
 

Semeri ata koydu isem
Yüküm hazırdır
Ağaç ile buldu isem
Köküm hazırdır
Gönül ile buldu isem
Suyum da hazırdır
Öyle ise,
Suyu bulamadım
Buldu isem sunamadım diyemem
Ham meyveyi asla yiyemem dedi
BEHLÜL’üm bilgisine
Terazi koymadan dengeledi
Selam ile Eyvallah dedi

Bağlara selam verelim
Ağlarda balık görelim
Her yolu birbiri ile örelim dedi
SEYYİT ÖMER sözü aldı: 

Doğuşa gönül verdik
Konuya gemiyi misal gösterdik
Her gelenin
Selamına katıldık dedi, selamladı

Eklediğimiz her bilgi
Açılan kapıyı gösterir
Adım adım gerçeğe getirir
Her birinizde kayguyu bitirir


ALLAH’ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Almayı bilenlere
Gerçeğe dönenlere
Dost selamı
Hayal değil gerçektir
Sevindiğimiz her olaya
Gönülden kattığımızı bilenler
Attıkları her adımda
Allah Allah diyenler
Selamın Yüce’nin emrinden olduğunu bilsinler

ALLAH’a ısmarladık 

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah