23 ŞUBAT 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 

Yüzden gözden
Gönül sorduk
Cümlenizden güzeli sorduk
Selam ile geldik
Yol ver dedik durduk
Gelen geçen bilen ile
Soran giden, gören ile uyumludur 

Doğudan batıya iz sorduk
Gelen geçene gün serdik
Oluşan bilsin
Hak yolunda bulsun diye
Dost kapısını açtık dedi
YUNUS’um söze geldi: 

Altın güğüm su dolacak
Bilen kulu deryaya dalacak
Her bilenle bilmeyen
Kandili yolunda tutacak
Çok ile azdan
Sayıyı çıkaracak dedi
YUNUS’um selamladı

BAYRAM ile söyleştik
Sözden hali eyleştik
Sende hay, bende pay
Dost dilinde say diye anılır
Yolları bitmez deme
Çobanı gütmez sanma
Her dilden söyleyene
Gerçek verir diye kanma dedi
BAYRAM, VEYSEL ile söze geldi:
 

Söyledim kalmadım yolda
Yumuşak oldum halde
Güçlüğü yendim anda dedi
VEYSEL her nefese
Bir heves ile katıldı
Öylece dilenen yola atıldı
Çaresizim demedim bir anımda
Çorbasızım demedim yol hanında
(Soru: Dünyada mı?) Eyvallah
Yerden göğe Hak dedim
Bedende her zerreye pak dedim
Bildiğin ile çok
Bilmediğine bak dedim
Olasıya doyasıya
Bir fistanda bulasıya
Aradım gerçeği
Yağan kar ile
Akan sel ile
Esen yel ile çağırdım
Gelen olmadı
Dost diye bağırdım
Elim boş kalmadı dedi
BAYRAM ile VEYSEL
YUNUS’tan selam aldı

Her öğütte binbir kelam
Her ağıtta özden selam
Yozun verdiğine uymazsan
Her satıra kalem dediler, selamladılar 

Deryaya yazı vermedik diyene de ki;
Deryaya yazı verilmez
Deryadan alınır
Bağlı olan her gemi
Bir kaptanın emrindedir
Dost bildiğimiz
Post serdiğimiz gemide
Her yolcuya yerimiz açıktır
Ne var ki, kaptanınız tektir
Gönülden aldığınız
Çevrede bulduğunuz her konuya
Yüce’nin emri ile katılır
Özden öze cevablandırırız
Kuyudan ses almadan
Kuyuya ses vermeden
Allah’ım cümlenizden razı olsun
Her gönülde açan çiçekler
Resulünün bahçesini doldursun
Amin
 

Dağlara ses verdim de
Gerçeği gönlümde buldum
Ovaya ses verdim de
Cümleyi çevremde gördüm dedi
HAMZA DOST sözü aldı: 

Aşı pişirdik, tozu üfürdük
Koz ile  katıldık, kavgayı bitirdik
(Soru: Koz nedir?)
Gönüldeki gerçeğin bilimi
Sayıya yenilmedik
Katıya eğilmedik
Çok söze katılmadık
Hem yerden, hem gökten
Bilginizi eledik
Taş olup atılmadık dedi
HAMZA DOST selamladı

Yoldan gelen her selama
Üç öğün eğildim de
Dolu olan bardaktan
Damlayı düşürmedim
Sevgi ile doldum da
Halimden taşırmadım dedi
MERYEM söze geldi: 

Balık yerde duramaz
Daldı ise kalamaz
Bilirim diyen
Bilmeyene soramaz
Gün boyu bilgini taradım
Ne bildiğini aradım
Elde sadece günün tozu
Dilde yozu gördüm
O zaman gönlünü taradım
Ne toz ne yoz
Sadece sıcacık yaz var dedi
MERYEM asla bilgisini
Sergiye koymadı

 



Nasıl verdi? denilir
Sevgi ile, saygı ile, duygu ile
Yerden göğe alışa alışa
Cümle ile çalışa çalışa dedi
TOKTAY’ın selamı ile
Cümlenizi selamladı

Minder aldım düze koydum
Kesedeki akçeyi saydım
Sana bana yeterlidir
Kul bilirse vereni
Yaşamı tutarlıdır dedi
HOCA NASİREDDİN söze geldi:
 

Var dedik, yoku sildik
Dağ dedik, düze girdik
Sağı solu selamladık
Konakta ağayı kelamladık
Gülesin güldüresin
Elindeki kitabı
Dileyene kaldırasın dedi
Aydan yıldızdan haber sordu;
Göz var, söz var
Ağada gönül dar
Aydan yıldızdan ne anlar?
İlle benden söz dersen
Yıldızlara güleceğim
Bir dolu bir boş saracağım
Her birine soracağım
Ağaya mı, bana mı?
Dolu bana gülecek
Boş ağaya gelecek
O’nda oyum kalacak
Bilen gerçek ile dolacak dedi
HOCA şarkıya türküye
Gönül veren ile beraber oldu


Komşuya eğildik
Güzeli bulduk diye
Konuya eğildik
Gerçeğe uyduk diye dedi
YAHYA EFENDİ
Bir öze, bir söze, bir göze
Cümlenize selam verdi
Dallar yaprak doluşur
Çiçekler hep oluşur
Sevenler sohbet sofrasında buluşur
Gelenlere gülenlere
Kayguyu silenlere
Selam olsun dedi
YAHYA EFENDİ selamladı

Bağlara su bürüdü
Gümüş yollar açıldı
Baktığımız her anda
Gördüğümüz her yöndedir
Doğan ile doyandan
Gönlünüzü bulacağız
Sayfa sayfa okuyana
RABİA’nın selamını ileteceğiz
Dumanı silelim
Niyaz ile her nefeste gülelim dedi
RABİA selamladı

Kement attığı olaya
Dönüp bakmasın
Tay ile toydan
Kendini ayırmasın
Mağara; gerçeğin örtüsü değil
Güzelin dürtüsüdür

Çağrıya uydu isek
Kar olsa buz kalsa gideceğiz
Elinize taş verse
Birbiri ile ufalayacağız
Allah’ım her olayın görücüsü
Kuluna bilse bilmese
Gerçeği vericidir dedi
KAYGUSUZ selamladı


Bir bostan
Bir dosta değişilmez
Bir postta cümlenin gönlü sığar
Asla paylaşılmaz
Senin benim diyemezsin
Her kulu pey alır pay verir
Her biri Hay diye katılır
(Soru: Sohbetlerin yorumu ile ilgili mi?)
(Bir can ekler; Şahıslara değil,
cümleye  olduğunu anlatılmak isteniyor.)

Eyvallah

ALLAH’ıma emanet olunuz dedi
KAYGUSUZ selamladı. 

Baktığım her yönde sen varsın
Sayfada ben varım
Sevdi isem, cümlede kârım
ALLAH’ıma emanet olunuz
HACI BEKTAŞ ile seferden alınız
Gölden aldığı balık
Kayadaki tuz ile pişer
Ocakta kaynayan aş
Her dileyen sofraya taşar
Bilen güler, bilmeyen şaşar
Aldığınız yola dost diye koşar dedi
HACI BEKTAŞ selamladı


ALLAH’ıma emanet olunuz
Yoldan gelene selam deyiniz 


ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah