29 ŞUBAT 1984


MEVLÂNA'yım ben!
 

Yerde toza bakarsam
Dalda yaprağa çiçek takarsam
Karanlık gecede
Kandili yakarsam
Denizden balık almadan çıkarsam
Bilginden eksilen
Yerini tamamlar
Sertlik her olayı yalanlar

Geçmişe göz attığımda
Balığı oltasız tuttum derim
Kendi kendime
Yoruma girerim dedi
YUNUS’um söze geldi: 

Her iz geçersiz sözü siler
Her söz olmaz denileni böler
Gayesiz kalmayalım
Çaresiz kaldık demeyelim dedi
YUNUS’um selamladı

Çıktığım merdivende
Saydığım niyetim oldu
Her adımda gelene
Bilgim kaldı dedi
KAYGUSUZ sözü aldı:
 

Ata ata geçemedim
Gönül verdim
Ayrıyı seçemedim
Her suç denileni
Hak terazisinde tartamadım
Gönül verdiğim
Her olay güzeldir
Gerçeğin aynası diye dedi
KAYGUSUZ selamladı

Bir bir okudum
Bez olsun diye dokudum
Gayreti bilenden aldım
Bilmediğim her olaydan sakındım dedi
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
 

Çok almayı diledim
Özden geleni övdüm
Çok vermeyi diledim
Hazdan yolumu buldum
Her yarattığın
Birbiri ile savaşta ise
Barışı kim kuracak? dedim
Rabb’ime gönül açtım
Savaşa savaşa barış bulunur
Barışın güzelliği ile sarhoş olunur
Rabb’im asla bilinmeyen barışın
Yaratıcısı olamaz dedim
Gönlümdeki savaşa
Yenisini ekledim
Öylece gerçek barışı buldum dedi
PİR SULTAN ABDAL söze
Selamını cümleniz ile söyleşerek sazı verdi

Buluta yön veren yel
Yeri bilinmezse
Etrafa dağılan sel
Tek tek dolaşan ile değil
Topluca katılan ile yerini bulur
Her yağmur senin
Senden gelenin
Senin için
Gölge olsa da zemin
Güzeldir varlığın senin dedi
HACI BAYRAM söze geldi:

Parlak her nesne
Güzelin simgesi ise de
Gölgede kalan her var olan
Seyirde olduğu için
Bilim olayına göz atar
Bilim olayı, bilene siler alayı
Dar yerde düşersen derde
Deme yerdendir
Geniş yerde düşersen derde
Deme serdendir
Bilmediğin için
Gördüğün zordadır dedi
HACI BAYRAM sözü
YAHYA EFENDİ’ye verdi: 


Her ağacın köküne baktım
Dalına yer aradım
Ocakta yaktım
Gövdesine adım çaktım
Bilen bilmeyen ile
Derdini çektim
Köküne su döktüm
Meyvesiz kalmasın diye
Doladı çevreyi
Güldürdü çehreyi
Koyun ile kuzuya mesken oldu
Çobana destan verdi
Bekleyene fistan giydirdi
Olumlu olumsuz
Her kulunu besledi
Görgüsünü süsledi
Esen yelde sesledi dedi
YAHYA EFENDİ bir ağacın evresini
Kendi bilgisince çekti çevirdi
Dardan gelenin
Zoru yendiği bilinsin dedi, selamladı

Bağımsız olduğum her olayda
Kendimi yokladım
Bilgimi cimrice sakladım
Denildi ki;
Bilgi asla örtülemez
Kul dünyada
Bilgisi ile tartılamaz
Dost yapısında isem
Kendi gönül kapımda isem
Çevrem ile dolmalıyım
Az geleni vermeliyim ki
Çok gelene hazır olayım
Çok gelen ile sevgi dolayım dedi
RABİA selamını cümlenize iletti

 



Bala böreğe geldim
Çöreğe talip oldum
Dolaşıp göreceğim
Sana ne vereceğim?
Az aşa, çok başa
Ayağı koydum taşa
Ne aç kaldım, ne susuz
Dost var diye uykusuz
Her dost ile korkusuz
Adım adım yürüdüm
Kulluk fistanına büründüm
Öyle kul ki;
Gelen ile mutlu
Verdiği ile kutlu
Gönül kainat ile
Sonsuza kadar katlı
Seven Yarsız kalmaz
Sorgu kulu yoramaz
O’nu bilmeliyim ki
Bilgimi perde perde açayım
Açtığım gönlümde
Gün gün geleni seçeyim dedi
RABİA selamladı


Gördüğün gün güzeli
Bildiğindir gönlündeki özeli dedi
MERYEM karşımızda olana
Sözü bağladı: 

Nur, perdeyi açandır
Kor, dumandan geçendir
Alayım dediğin gün
Silmeyi denediğin olayı düşünmedin
Güçlüğü  öylece yendin dedi
MERYEM selamladı

Bağlı tayı çözersin
Yazılanı çizersin
Ak ipliğe kara düğme dikersin
Gönlünde güzel olanı ezersin
Her düzende bildiğin kadar gezersin
Ak iplik aldı isen eline
Ak düğme geçir

Gönlün ile aklını denkle demektir
Sabırsızca pişmeden aşı yemektir
Ak iplik buldu isen
Ara ak düğmeyi
Aşı ocağa koydu isen
Bekle pişmeyi
Acelen ne? Telaşın kime?
Demde güzelin var olduğu
Her zerrede yazılıdır
Okunmayı beklenir
Okuyandan Allah'ım razı olsun dedi
KAYGUSUZ selam iletti


Yeniye yeni söz
Bilene gerçek öz
Özün gerçeği var mıdır? denilir
Özün var olduğunu her kulu bilir
Bilmek, gerekli midir? denilirse; değildir
Bildiğini bulmak gerektir
Sevgi vardır; Nerde, nasıl bulursun?
Var olduğun her zerren
Sevgi ile bütündür
Ne var ki, bulduğun sevgi
Yaratılmışlıkta katındır
Bilge yeri arar
Toprağı tarar
Dağılanı toplar
Döner bakar ki
Bilgisini kat ile katlamış
Her taneye göre göre
Bile bile atlamış
Bağlayan ile bekleyeni
Elinden tutmuş
Dost halinde
Akan sudan geçirmiş
Sel olsa bulamazdı
Akan suda kalamazdı denilirse de
Dayanılan güç
Kartala yön verir
Dönmeyeni durdurur
Daldaki çiçek
Senin güzelindir
Topraktaki böcek
Çiçeğin güzelidir
Birbirinden ayrılmayan her halka
Birbirini takib eden her dalga
İnancımız O olsun ki
Yaratılmışlığın mutluluğunu
Cümle kuluna duyuracaktır
Ve her kulunu
Sevgisi ile doyuracaktır 


(Resim verilir: HAMZA DOST ve eşi AYİŞE) 

Her sözün gerçek özünü bilmeli
Gönülde olanı
Cümleye bölmeli
Selam ile gelen
HAMZA DOST diye
Selden yelden açılan
Eşi ile seçilen
Yerden göğe sevgisini
Cümlenize ileten
HAMZA DOST, eşi AYİŞE



Allah'ıma emanet olunuz
ALLAH’a ısmarladık

Lailahe illallah Muhammedür Resulullah