21 KASIM 1985


MEVLÁNA'yım ben!
 

Kuşlar ile gezeceğim
Her olayı çözeceğim
Güzel dersem çizeceğim
Doğruyu eğriden çekeceğim
Dileyene dilediğince su dökeceğim
Cümlenize selam olsun
Aydan yıldızlardan
Dostluğa selam gelsin

Bağdan üzüm topladım
Her yaprağı katladım
Saki oldum diyeni
Ben gönülden kutladım dedi
YUNUS’um sözü aldı
Dilde güzel söyledi
Darda günü peyledi
Açılan her kapıda
Gülmeyeni payladı:

Duman, sesi bastırır
Seveni küstürür
Almam dediğin fistanı
Bilmeyene diktirir
Doymayı duyandan bilelim
Doğmayı uyandan dedi
YUNUS’um selamladı

Altın yüzük parmakta
Dostu Dosta sarmakta
Bilgiyi tezgaha sermekte
Senin benim payım vardır dedi
KAYGUSUZ sözü aldı: 

Mor dağlara sözüm var
Yeşil bağlarda gözüm var
Yedi renkte özüm var
Yol tarife girerse yorar
Yolu arife sorarsa
Yerli yerine koyar
Güzeli anlatmak için
Dağa çıkışı tarife değil
Dağın ötesini anlatmaya çalışalım
Çünkü çıkış zorludur
Çıkana kârlıdır
Kayalar, taşlar, çalılar, dikenler dersen
Çıkmaya talip olan yerinir
Gidemezsem der çekinir
Rabb’ime gidecek yolda
Zahmete sakınmayalım
Bilelim ki, rahmeti bol Rabb’im
Ne yolda ne handa bizi bırakmaz dedi
KAYGUSUZ selamladı
(Soru: Dağ ve Bağ’ın birleşmesi mi?) Eyvallah 


Cennet, vardığında bulduğun
Cehennem, bulamam demenin azabıdır
Demde gönül kaynaşır
MERYEM ile sohbette
Gelen giden oynaşır
Aldığın taştan
Bulduğun baştan
Sorguyu silesin dedi
MERYEM sözü aldı:
 

Dünden bu güne
Ayırdığın sözü saklama
Dilenen gerçeğin oluşturduğudur
Doğu’dan Batı’ya geliştirdiğidir
De ki;
MERYEM ile bütünleşen
Yaşam ile çetinleşen
Bir sen değilsin
Göklerden bulutlar gelir
Yollarda atlılar yürür
Ve gün gelir her olay
Açılan boşluğu doldurur dedi
MERYEM yoldan geleni selamladı
Çevrene çömelen
Her adının Ayşe olduğunu söyleyene
Gönlünü açma
Eğer gönülden gönüle aktarıyor ise
O yerden kaçma

Yer gök selama geldi
HACI BAYRAM dost adına
Cümlenizi selamladı
At buldum nalı yok
Kul dedim hali yok diyene de ki;
Atı veren nalını gönderir
Kulunu yaratan halini bellendirir
Yanan ateşi gün gelir küllendirir
Ne dert ne gam denilmesin
Bilmezse kulu ham
Güneşte erecektir
Sofrada yerini bulacaktır dedi
HACI BAYRAM selamladı

Her yaprağa yeşil desem
Yapısını tarif etmiş olurum
Elma; kırmızı, sarı
Öyle ise her rengi alabilir
Ayni fidanda aşısını bulabilir dedi
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
 


Bilmeyi denemeyiz
Bildiğimizi tezgaha koyarız
Özümüzde olanı duyarız
Meyvesini beğenmediğin için
Ağacı aşılarsın
Sende olan bilgiyi değil
Kendinde olana eklersin
Dost gönlünde olanı
Dostuyla paylaşandır dedi
PİR SULTAN ABDAL selamladı
 



Yağdan baldan söz ettik
Kamış aldık saz ettik
Sofra kurduk haz ile
Geldik durduk naz ile dedi
HAMZA DOST sözü aldı: 

Açık sözümüz
Nefes ile sazımız
Aşkı ile hazzımız
Versen dedik nasibimiz
Almayı bilen alır
Aldığı ile naz ehli olur dedi
HAMZA DOST soframıza
Saygımıza, sevgimize
Rabb’imin muhabbetini müjdeledi

(Soru: Müjdelenen hurma mı?)

Naz ehline dostuğun haberini verdi
Her hurma tanesinde
Niyazlarınızı okudu, selamladı
 

(Soru: Naz ehli kimlerdir?)

Emre uyanlar, doğruyu bilenler
Dost deyip her yaratılanı sevenler
Güzel çirkin demeden
Gerçeğe gülenler
Aynaya gülen yüz ile bakanlar
Elde çiçek sunacak
SARI ANA soracak;
Gelmeyi denesene
Aldığını bildiğin ile sınasana
Olur olmaz demeden
Yağmur çamur bilmeden
Rab emrini duysana
 

Geldim çiçek elimde
Durdum sevgi dilimde
Naz niyaz emelimde
Dayandığım fidana
Özendiğim gidene derlerse
Diyeceğim şudur;
Her fidana dayanma
Gücü yeterli değil
Her gidene özenme
Yolu tutarlı değil
Doğdum senin adına
Yolumu sen ver Allah’ım
Dağlar taşlar yordu da
Zora son ver Allah’ım dediğinde
Aldığını bilirsin
SARI ANA’ya gelirsin dedi, selamladı

Yemeniyi ayağa giyen
TELLİ’den nasip bulan
Gönlünden aldığını
Mantığı ile yoğurana
Yaprağın vereceği
Her kulun göreceğidir
Toprağı var ise
Günü geldiğinde süreceğidir dedi
HACI BEKTAŞ sözü aldı: 

Yaptığım hataya
Suçlu aramadım
Tarağı ele aldım
Kendimden başkasının
Saçını taramadım
Aradığım gerçeği bulduğumda
Asla kendime saklamadım dedi
HACI BEKTAŞ selamladı

Çekirdek her fidanın özünü taşıyor ise de
Her yaprak kökünün sözünü taşır
Onun için bağımsızlık olayı
Hiçbir yaratılmış için söz konusu olamaz
Her biri öbürünü tamamlar
Bütünde gerçeğini tanımlar
dedi, selamladı. 
(Soru: Yoz aşın tanımı mı?) Eyvallah

Dayandığım uyandığım
Gerçek güne soyunduğum
Doğru ile yalandan arındığım
Her günümde VEYSEL diye anıldığım
Arayan soran
Bilgimi bilgisi ile yoranlardan
Dostluğa talip olanlardan
Rabb’im rızanı eksik etmesin
Aldığına toz duman katmasın dedi
VEYSEL’im selamladı

Allah’ıma emanet olunuz
YUNUS ile LALELİ’ye sorunuz
Ayni bağa girdiler mi?
Ayni yolu sordular mı?
Ayni suya geldiler mi?
Diyeceğim ki;
Hiç ayrı kaldılar mı?

(Soru: 7 Kasım 1985 tarihli tebliğde YESEVİ Hazretlerinin
‘Her biri yüzelli yaşında’ sözünün açıklaması mı?)
Eyvallah


ALLAH’ıma emanet olunuz. 
ALLAH’a ısmarladık. 


Lailahe illallah Muhammedür Resulullah.



(Resim verilir: TELLİ ile GELİN KIZI, LALELİ ile YUNUS)